“Topuklu Kaldırımlar”

“Topuklu Kaldırımlar”
Yayınlama: 18.01.2026
A+
A-

Gazeteci-yazar Atilla Güney, yeni eseri “Topuklu Kaldırımlar” ile kadının toplumsal konumuna, maruz kaldığı algılara ve görmezden gelinen emeğine güçlü bir perspektiften ışık tutuyor. Kitap, kadını yalnızca sosyal hayatın bir unsuru olarak değil; yaşamın kurucu, dönüştürücü ve kutsal bir değeri olarak ele almasıyla dikkat çekiyor.

Atilla Güney, kaleme aldığı bu eserde, kadının tarih boyunca üstlendiği rollerin çoğu zaman yüzeysel değerlendirmelerle gölgede bırakıldığını vurgularken, saygı, sahiplenme ve farkındalık kavramlarını yeniden tanımlıyor. Güney’e göre “Topuklu Kaldırımlar”, yalnızca bir kitap değil; aynı zamanda toplumsal vicdana yöneltilmiş bir çağrı niteliği taşıyor.

7

KADININ KUTSAL DEĞERİNE YOLCULUK

Eserde, kadının birey olarak var oluşu, annelik, emek, fedakârlık ve üretkenlik ekseninde çok boyutlu biçimde ele alınıyor. Atilla Güney, kitabın temel amacını şu sözlerle özetliyor:

‘Topuklu Kaldırımlar’ kitabında, kadının toplumsal önemini, saygıyı ve sahiplenmeyi yeniden tanımlıyoruz. Kadının dünyadaki kutsal değerini keşfederken, farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz.

Bu yaklaşım, kitabı salt bir edebi çalışma olmaktan çıkararak, toplumsal bir yüzleşme metnine dönüştürüyor. Kadının hayatın her alanında karşılaştığı zorluklar, görünmez engeller ve sessiz mücadeleler, yalın ama çarpıcı bir anlatımla okura sunuluyor.

SEMBOLİK BİR BAŞLIK: “TOPUKLU KALDIRIMLAR”

Kitabın adı olan “Topuklu Kaldırımlar”, kadının modern yaşamda yürümek zorunda bırakıldığı zorlu yolların sembolü olarak öne çıkıyor. Güney, bu metaforla kadının hem toplumsal baskılar hem de beklentiler arasında ayakta kalma mücadelesine dikkat çekiyor. Topuklu ayakkabı, bir tercih olmanın ötesinde; çoğu zaman kadına yüklenen rollerin, yargıların ve dayatmaların simgesi hâline geliyor.

Kitapta; sokakta, iş hayatında, aile içinde ve toplumsal hafızada kadına biçilen roller sorgulanırken, kadının yalnızca korunması gereken bir varlık değil, hak ettiği saygıyla var olması gereken bir birey olduğu vurgulanıyor.

TOPLUMSAL FARKINDALIĞA DAVET

“Topuklu Kaldırımlar”, kadın-erkek ayrımını derinleştiren bir dil yerine, toplumsal sorumluluğu hatırlatan bir üslup benimsiyor. Atilla Güney, kadına yönelik şiddet, ayrımcılık ve değersizleştirme gibi sorunların ancak ortak bir bilinçle aşılabileceğine dikkat çekiyor.

Kitap; akademisyenlerden gençlere, kadınlardan erkeklere kadar geniş bir okur kitlesine hitap ederken, özellikle toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefleyen sivil toplum çalışmaları için de önemli bir kaynak olarak değerlendiriliyor.

SADE, ÇARPICI VE DÜŞÜNDÜRÜCÜ BİR ANLATIM

Gazetecilikten gelen güçlü gözlem yeteneğini edebi bir dille harmanlayan Atilla Güney, “Topuklu Kaldırımlar”da okuyucuyu yormayan ancak derin izler bırakan bir anlatım sunuyor. Kitap, her sayfasında okuru düşünmeye, sorgulamaya ve empati kurmaya davet ediyor.

“Topuklu Kaldırımlar”, kadının yalnızca bir gün değil, her gün hatırlanması gereken değerini vurgulayan; saygının, sahiplenmenin ve insan olmanın yeniden tanımını yapan güçlü bir eser olarak raflardaki yerini alıyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.