“655 Bin Öğrencinin Güvenliği Ticari Gerekçelere Kurban Edilemez”
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, Türkiye genelinde okulların deprem dayanıklılık durumuna ilişkin başlatılan araştırma çalışması kapsamında Bursa’da yaşanan bilgi edinme süreci ve sonrasında gelişen hukuki mücadeleye dair önemli bir açıklamada bulundu. Rona, sendika olarak okulların deprem dayanıklılık testleri ve sonuçlarına ilişkin şeffaflık talebiyle yaptıkları başvurunun reddedildiğini, ancak başlatılan hukuk mücadelesinin sonuçlandığını belirterek kamuoyunu basın açıklamasına davet etti.
Sendika tarafından yürütülen araştırma çalışması kapsamında Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yapılan resmi bilgi edinme başvurusunun, “ticari kayıplara yol açabileceği” gerekçesiyle reddedildiğini hatırlatan Rona, bu yanıtın kamu yararı ve çocukların güvenliği açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“Çocukların Güvenliği Ticari Kaygılardan Önce Gelir”
Konuyla ilgili değerlendirmesinde oldukça çarpıcı ifadeler kullanan Rona, deprem gibi hayati bir konuda bilgilerin gizlenmesinin kamu vicdanını yaraladığını belirtti.
“Sendikamız tarafından okulların deprem dayanıklılık testleri ve sonuçlarına ilişkin Türkiye genelinde başlatılan araştırma kapsamında Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yaptığımız bilgi edinme başvurusu, adeta ‘Aziz Nesin’lik’ bir gerekçeyle reddedilmiştir. Kurum tarafından verilen yanıtta, söz konusu bilgilerin paylaşılmasının ‘ticari kayıplara yol açabileceği’ ileri sürülmüştür. Oysa çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarının güvenliği, hiçbir ticari kaygının gerisinde bırakılamaz.”
Hukuk Mücadelesi Sonuçlandı
Eğitim-İş Bursa Şubesi olarak bu karar karşısında hukuki süreç başlattıklarını belirten Rona, yürütülen hukuk mücadelesinin sonuçlandığını ve konunun kamuoyu önünde açıklanacağını söyledi.
Rona, bu kapsamda 16 Mart Pazartesi günü kamuoyuna önemli bir açıklama yapılacağını duyurdu.
Basın Açıklaması İl Milli Eğitim Müdürlüğü Önünde
Sendika tarafından yapılacak açıklamanın detaylarını da paylaşan Rona, basın açıklamasının 16 Mart Pazartesi günü saat 11.30’da Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştirileceğini bildirdi.
Rona açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“16 Mart Pazartesi günü saat 11.30’da Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapacağımız basın açıklamasıyla, okulların deprem dayanıklılık test sonuçlarının saklandığı kasaların kilidini kıracağız. Kamuoyunun bu konuda gerçekleri öğrenme hakkı vardır.”
“655 Bin Öğrenci Güvende mi?”
Bursa’da eğitim kurumlarının güvenliğine ilişkin soruların artık yanıt bulması gerektiğini vurgulayan Rona, şehirde çok geniş bir eğitim kitlesinin bu konudan doğrudan etkilendiğini ifade etti.
“Bursa’da yaklaşık 655 bin öğrenci, 41 bin öğretmen ve okullara her gün girip çıkan on binlerce veli bulunmaktadır. Bu kadar geniş bir topluluğun bulunduğu eğitim kurumlarının deprem güvenliği konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesi bir zorunluluktur. Bursa’da okullar güvenli mi sorusu artık net bir şekilde yanıt bulmalıdır.”

Özkan Rona: “Çocukların Can Güvenliği Ticari Sır Olamaz”
Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde düzenlenen basın açıklamasında okulların deprem dayanıklılık raporlarının kamuoyundan gizlendiğini savunarak sert açıklamalarda bulundu. Rona, deprem güvenliği gibi hayati bir konuda bilgilerin saklanmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, konunun yargıya taşındığını ve açılan davanın sendika lehine sonuçlandığını duyurdu.
Basın açıklamasında konuşan Rona, kamuoyunun çok önemli bilgilerden mahrum bırakıldığını ifade ederek, özellikle 2023 Kahramanmaraş Depremleri sonrası eğitim yapılarının güvenliğinin toplum için kritik bir mesele haline geldiğini vurguladı.
“50 Bini Aşkın İnsanımızı Kaybettik”
Deprem gerçeğinin Türkiye için kaçınılmaz bir gerçek olduğunu belirten Rona, 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük felaketin acı sonuçlarını hatırlattı.
“6 Şubat depremleri, rant odaklı kentleşme ve denetimsizlik yüzünden 50 bini aşkın insanımızı hayattan kopardı. Bu felaketin ardından akıllara gelen en önemli sorulardan biri ‘Okullar depreme karşı ne kadar güvenli?’ sorusu olmuştur.”
Rona, hükümet yetkililerinin depremden sonra tüm okulların dayanıklılık durumunun inceleneceği, riskli binaların yıkılacağı ve gerekli onarımların yapılacağı yönünde kamuoyuna bir yol haritası açıkladığını hatırlattı. Ancak aradan geçen üç yıla rağmen bu konuda kapsamlı ve şeffaf bir açıklama yapılmadığını söyledi.
Türkiye Genelinde Araştırma Başlatıldı
Bu belirsizlik üzerine sendika olarak Türkiye genelinde bir çalışma başlattıklarını belirten Rona, 81 ilde il milli eğitim müdürlüklerine resmi sorular yönelttiklerini açıkladı.
Aynı kapsamda Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne de bilgi edinme başvurusu yaptıklarını belirten Rona, verilen yanıtın kamuoyunda şaşkınlık yarattığını ifade etti.
“Aziz Nesin’lik Bir Yanıt”
15 Eylül 2025 tarihinde yapılan bilgi edinme başvurusuna müdürlük tarafından bir gün sonra yanıt verildiğini söyleyen Rona, bu yanıtın “ticari kaygılar” gerekçesiyle soruların cevaplanamayacağını içerdiğini belirtti.
“Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü bize verdiği yanıtta, ‘ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar gelmemesi, haksız rekabet ve haksız kazanç yaşanmaması’ gerekçesiyle sorularımıza cevap veremeyeceğini bildirdi. Bu yanıt adeta Aziz Nesin kitaplarından fırlamış gibidir.”
Rona, bu gerekçenin kamu vicdanında kabul görmesinin mümkün olmadığını dile getirdi.
“Sorduğumuz Soruların Hangisi Ticari Sır?”
Sendika tarafından yöneltilen soruların son derece temel ve kamusal nitelikte olduğunu ifade eden Rona, şu soruların cevaplanmasını istediklerini belirtti:
-
Bursa’da kaç okulda deprem dayanıklılık testi yapıldı?
-
Bu testler sonucunda kaç okul riskli olarak tespit edildi?
-
Riskli okullardan kaçı yıkıldı, kaçı onarıldı?
-
Riskli olduğu halde eğitim devam eden okul var mı?
-
İnşaat ve onarım nedeniyle kaç okul taşındı, ikili eğitime geçen okullarda sınıf mevcutları kaç kişiye çıktı?
-
Farklı yaş gruplarındaki öğrencilerin aynı binada eğitim gördüğü okullar var mı?
Rona, “Bu soruların hangisi ticari sırdır?” diye sorarak yetkililere tepki gösterdi.
“Davayı Kazandık”
Eğitim-İş’in bu süreci yargıya taşıdığını belirten Rona, mahkemenin sendika lehine karar verdiğini ve deprem dayanıklılık raporlarının gizlenemeyeceğine hükmettiğini açıkladı.
“Biz Eğitim-İş olarak bu raporların peşini bırakmadık ve konuyu yargıya taşıdık. Açtığımız davayı kazandık. Türk adaleti, çocukların can güvenliğinin ticari sırdan üstün olduğuna hükmetti.”
Rona, mahkeme kararının artık uygulanması gerektiğini vurguladı.
“49 Okul Boşaltıldı”
Bursa’da daha önce yapılan deprem incelemelerine de dikkat çeken Rona, 2015 yılında başlatılan çalışmaların ardından çok sayıda okulun riskli bulunarak boşaltıldığını hatırlattı.
Buna göre Bursa’da:
-
2017 yılında 13 okul
-
2020 yılında 24 okul
-
2023 yılında 12 okul
olmak üzere toplam 49 okulun deprem riski nedeniyle boşaltıldığı belirtildi.
Rona, bazı binalarda risk bilinmesine rağmen yıllarca eğitime devam edildiğini savundu.
“655 Bin Öğrencinin Güvenliği Söz Konusu”
Rona, Bursa’daki eğitim sisteminin büyüklüğüne dikkat çekerek konunun yalnızca bürokratik bir tartışma değil, doğrudan toplum güvenliği meselesi olduğunu söyledi.
“Bursa’da 655 bin öğrenci, yaklaşık 40 bin öğretmen, binlerce eğitim çalışanı ve her gün okullara girip çıkan on binlerce veli var. Bu kadar insanın bulunduğu binaların güvenliği hakkında kamuoyunun bilgi sahibi olması en temel haktır.”
Rona ayrıca velilere ve eğitim çalışanlarına çağrıda bulunarak okulların deprem güvenliğinin sürekli sorgulanması gerektiğini ifade etti.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Süre
Eğitim-İş Bursa Şubesi, mahkeme kararının uygulanması için Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne süre tanıdıklarını da açıkladı.
Sendika tarafından yapılan açıklamada, raporların 24 Mart tarihine kadar açıklanmaması halinde ilgili yöneticiler hakkında suç duyurusunda bulunulacağı bildirildi.
Okulda Tarikat İddiası
Basın açıklamasında ayrıca eğitim alanında başka bir tartışmalı konuya da değinildi. Rona, Bursa’da bulunan Yiğitler İmam Hatip Ortaokulu’nda bir tarikat liderine ait konuşma ve kitapların öğrencilere dağıtıldığı iddialarının ortaya çıktığını söyledi.
Rona, okul yönetiminin söz konusu dağıtımdan habersiz olduklarını söylediğini ancak bunun kabul edilemez olduğunu belirtti.
“Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayı olmadan okullarda kitap dağıtılamaz. Buna rağmen bir tarikat şeyhinin kitaplarının öğrencilere dağıtıldığı iddiası son derece vahimdir.”
Rona, okul müdürü Mahmut Ordulu ve ilgili vakıf hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını da açıkladı.
“Okullar Siyasetin ve Tarikatların Alanı Olamaz”
Sendika yönetimi, eğitim kurumlarının bilimsel ve laik eğitim anlayışı çerçevesinde yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak yetkilileri gerekli adımları atmaya çağırdı.
Rona, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne seslenerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Çocuklarımızın güvenliği ve eğitim ortamlarının tarafsızlığı konusunda taviz vermeyeceğiz. Gerçekler saklansa da biz onları ortaya çıkaracak ve kamuoyuyla paylaşacağız.”
