Türkiye Uçuruma Sürükleniyor!
SERDAR KASAL’DAN HÜKÜMETE SERT EKONOMİ TEPKİSİ: “MİLLET BORÇLA YAŞAMAYA MAHKÛM EDİLDİ”
Aydınlık Geleceğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı Serdar Kasal, Türkiye’de derinleşen ekonomik krize ilişkin yaptığı açıklamada hükümete sert sözlerle yüklendi. Vatandaşların her geçen gün daha da ağırlaşan geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığını belirten Kasal, yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve gelir adaletsizliğinin milyonlarca insanı yoksulluğa sürüklediğini söyledi.
Kasal, Türkiye ekonomisinin uzun süredir yapısal sorunlarla mücadele ettiğini ifade ederek, uygulanan yanlış ekonomi politikalarının vatandaşın omzundaki yükü her geçen gün artırdığını dile getirdi.
“Bugün markete giden vatandaş bir hafta önce aldığı ürünü aynı fiyata bulamıyor. Kiralar, faturalar ve temel yaşam giderleri kontrolden çıkmış durumda. Emekliler, asgari ücretliler ve dar gelirli aileler adeta hayatta kalma mücadelesi veriyor” diyen Kasal, ekonomik göstergelerde yaşanan bozulmanın artık toplumun her kesiminde hissedildiğini kaydetti.

“YÜKSEK ENFLASYON VATANDAŞIN CEBİNİ ERİTİYOR”
Türkiye’nin en büyük ekonomik sorunlarından birinin yüksek enflasyon olduğunu vurgulayan Kasal, döviz kurundaki istikrarsızlığın ithalata bağımlı üretim yapısını olumsuz etkilediğini belirtti.
Kasal açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Üretimde kullanılan hammadde ve ara malların büyük bölümü dışarıdan geliyor. Kur yükseldikçe maliyetler artıyor, maliyetler arttıkça fiyatlar yükseliyor. Sonuç olarak faturayı yine vatandaş ödüyor. Enflasyon sadece rakamlardan ibaret değildir; enflasyon sofradaki ekmeğin küçülmesi, çocukların eğitim imkanlarının daralması ve ailelerin geleceğe dair umutlarını kaybetmesidir.”
“CARİ AÇIK VE DIŞA BAĞIMLILIK TÜRKİYE’Yİ KIRILGAN HALE GETİRDİ”
Türkiye ekonomisinin dışa bağımlı yapısının yıllardır çözülmediğini belirten Kasal, üretim odaklı kalkınma modelinin hayata geçirilmemesinin ülkeyi ekonomik şoklara karşı savunmasız bıraktığını savundu.
“Yıllardır ithalata dayalı büyüme politikaları uygulanıyor. Üreten değil tüketen bir ekonomik model tercih edildi. Bunun sonucu olarak dövizde yaşanan her hareket, piyasaları altüst ediyor. Ekonomik bağımsızlık olmadan güçlü bir Türkiye inşa etmek mümkün değildir” dedi.
“GELİR ADALETSİZLİĞİ DERİNLEŞİYOR”
Toplumdaki gelir dağılımı eşitsizliğinin her geçen gün arttığını belirten Kasal, ekonomik büyümenin vatandaşın refahına yansımadığını söyledi.
“Bir avuç insan servetine servet katarken milyonlarca vatandaş temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Çalışanların alım gücü hızla düşüyor. Maaşlara yapılan zamlar birkaç ay içerisinde enflasyon karşısında eriyip gidiyor. Bu tablo sürdürülebilir değildir” ifadelerini kullandı.
“VATANDAŞ BORÇLA AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYOR”
Son yıllarda kredi kartı ve tüketici kredilerindeki artışa dikkat çeken Kasal, milyonlarca vatandaşın borçlanarak yaşamını sürdürmeye çalıştığını öne sürdü.
“Türkiye’de artık insanlar refah için değil, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlanıyor. Kredi kartları geçim aracı haline geldi. Vatandaş borcu borçla kapatmaya çalışıyor. Bu durum ekonomik olduğu kadar sosyal bir krizdir.”
“SOSYAL DESTEKLER GÜÇLENDİRİLMELİ”
Ekonomik sıkıntıların yalnızca maddi değil psikolojik sonuçlar da doğurduğunu belirten Kasal, işsizlik korkusu ve geçim kaygısının toplumda ciddi stres oluşturduğunu söyledi.
“Sosyal devlet anlayışı güçlendirilmelidir. Dar gelirli vatandaşlara yönelik destek programları artırılmalı, genç işsizliğine karşı kalıcı çözümler üretilmeli ve ekonomik belirsizlik ortadan kaldırılmalıdır. İnsanlarımız yalnızca geçinme değil, geleceğini planlama hakkına da sahiptir.”
“TÜRKİYE’NİN YENİ BİR EKONOMİK VİZYONA İHTİYACI VAR”
Açıklamasının sonunda iktidara çağrıda bulunan Serdar Kasal, üretim, istihdam ve adil gelir dağılımını merkeze alan yeni bir ekonomik anlayışın hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
“Türkiye’nin kaynakları vardır, potansiyeli vardır. Ancak bu potansiyelin doğru yönetilmesi gerekir. Halkın alın terini koruyan, üretimi teşvik eden, gençlere umut veren ve gelir adaletini sağlayan bir ekonomi modeli oluşturulmadan mevcut sorunların çözülmesi mümkün değildir. Milletimiz günü kurtaran politikalar değil, geleceği inşa edecek gerçek çözümler beklemektedir.”
Kasal’ın açıklamaları, ekonomik sorunların gündemin ilk sıralarında yer aldığı bir dönemde siyasi tartışmaları yeniden alevlendirdi.