“Çiftçi Üretiyor, Kazanan Başkaları Oluyor”
Gelecek Partisi Bursa İl Başkanı Mahmut Fuat Kadıoğlu, açıklanan hububat alım fiyatlarına sert tepki göstererek, tarım sektörünün yıllardır ihmal edildiğini ve üreticinin alın terinin karşılığını alamadığını söyledi. Çiftçinin artan maliyetler, düşük alım fiyatları ve geciken ödemeler arasında adeta hayatta kalma mücadelesi verdiğini belirten Kadıoğlu, mevcut tarım politikalarının üreticiyi değil aracıyı ve ithalatçı lobileri koruduğunu savundu.
Türkiye’nin en önemli tarım bölgelerinden biri olan Bursa’da üreticilerin büyük bir umutsuzluk içinde hasat sezonuna girdiğini ifade eden Kadıoğlu, açıklanan fiyatların çiftçinin beklentilerinin çok uzağında kaldığını belirtti.
“Bugün tarlada alın teri döken çiftçi kazanamıyor. Mazotun, gübrenin, ilacın, tohumun ve sulama maliyetlerinin sürekli arttığı bir ortamda açıklanan alım fiyatları üreticinin yükünü hafifletmek yerine daha da ağırlaştırıyor. Çiftçi üretiyor, ancak kazanan yine başkaları oluyor” dedi.
“Üretici Bekleyemiyor, Mecburen Satıyor”
Çiftçinin ekonomik baskılar nedeniyle ürününü elinde tutma şansının bulunmadığını vurgulayan Kadıoğlu, üreticinin hasat sonrası adeta bir borç ödeme döngüsünün içine itildiğini söyledi.
“Çiftçimizin önünde yeni sezon hazırlıkları var. Sulama giderleri var. Banka kredileri, kredi kartı borçları, ödenmesi gereken çekler ve faturalar var. Üretici ürününü bekletip fiyatların yükselmesini bekleyemiyor. Çünkü nakde ulaşmak zorunda. Bu nedenle açıklanan fiyatlar ne olursa olsun satış yapmak zorunda bırakılıyor. Bu bir tercih değil, ekonomik mecburiyettir.”
“Toprak Mahsulleri Ofisi Çiftçiye Değil, Soruna Dönüşüyor”
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin ödeme süreçlerini de eleştiren Kadıoğlu, ürününü teslim eden çiftçinin haftalarca parasını beklemek zorunda bırakıldığını ifade etti.
“Çiftçi bugün nakde ihtiyaç duyuyor. Ancak ürününü teslim ediyor ve haftalarca ödeme bekliyor. Üretici zaten yüksek maliyetlerin altında ezilmiş durumda. Bir de ödeme gecikmeleri nedeniyle yeni borçlanmalara yönelmek zorunda kalıyor. Çiftçinin finansman yükü her geçen gün büyüyor. Tarımı ayakta tutmak istiyorsanız önce üreticinin nefes almasını sağlayacaksınız.”
“Rekolte Yüksek Ama Kazanç Düşük”
Bu yıl yağışların olumlu seyretmesi nedeniyle birçok bölgede verim beklentisinin yükseldiğine dikkat çeken Kadıoğlu, yüksek rekoltenin çiftçi için avantaja dönüşmesi gerekirken tam tersine fiyat baskısına dönüştüğünü söyledi.
“Geçen yıl kuraklık yaşandı, don felaketleri yaşandı, üretim düştü. Bu yıl ise çiftçi tüm zorluklara rağmen üretmeye devam etti ve tarlalarda bereket var. Ancak ne yazık ki Türkiye’de çiftçinin kaderi değişmiyor. Üretim artınca fiyatlar düşürülüyor, üretim azalınca maliyetler yükseliyor. Her şart altında kaybeden yine üretici oluyor. Bu anlayış değişmediği sürece tarımın geleceğini kurtarmak mümkün değildir.”
“Türkiye Tarımda Dev Olabilir Ama Yanlış Politikalar Engel Oluyor”
Türkiye’nin sahip olduğu üretim potansiyeline rağmen yanlış planlamalar nedeniyle tarımda hak ettiği noktaya ulaşamadığını ifade eden Kadıoğlu, ihracat odaklı yeni bir tarım vizyonuna ihtiyaç olduğunu söyledi.
“Türkiye bereketli topraklarıyla, güçlü çiftçisiyle ve üretim kapasitesiyle dünyanın sayılı tarım ülkelerinden biri olabilir. Ancak plansızlık, öngörüsüzlük ve günü kurtarmaya yönelik politikalar nedeniyle çiftçi üretimden uzaklaşıyor. Yüksek rekolte doğru ihracat politikalarıyla desteklenebilse hem üretici kazanır hem ülke ekonomisi güçlenir. Sorun üretmekte değil, üretileni değerlendirememektedir.”
“Çiftçinin Feryadı Artık Görmezden Gelinemez”
Tarım sektöründe yaşanan ekonomik sıkıntıların artık kritik seviyeye ulaştığını belirten Kadıoğlu, çiftçilerin taleplerinin duyulması gerektiğini söyledi.
“Çiftçimiz bağırmak istemiyor, sesini duyurmak istiyor. Bugün Anadolu’nun dört bir yanında üretici aynı soruyu soruyor: Üretiyoruz ama neden kazanamıyoruz? Bu sorunun cevabı yıllardır yanlış uygulanan tarım politikalarında saklıdır. Çiftçinin kazanamadığı bir yerde üretim sürdürülemez. Üretimin olmadığı yerde ise gıda güvenliği tehlikeye girer.”
“Tarım Milli Güvenlik Meselesidir”
Açıklamasının sonunda tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kadıoğlu, üreticiyi koruyan politikaların artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu söyledi.
“Tarım ve hayvancılık yalnızca ekonomik faaliyet değildir. Bu alanlar aynı zamanda gıda güvenliğinin, stratejik bağımsızlığın ve milli geleceğin teminatıdır. Kendi çiftçisini koruyamayan ülkeler yarın sofralarındaki ekmeği dahi dışarıdan almak zorunda kalır. Üreten çiftçiyi destekleyen, emeğin hakkını veren, maliyetleri düşüren ve üretimi teşvik eden politikalar vakit kaybetmeden hayata geçirilmelidir. Çiftçimizin ayakta kalması, Türkiye’nin ayakta kalması demektir. Tarım çökerse sadece çiftçi değil, 86 milyon kaybeder.”