Ulu Cami Çevresindeki Hizmet Eksikliği CİMER’e Taşındı
Bursa’nın Sembolünde Yatsı Sonrası Tuvalet Sorunu Gündemde…
Bursa denildiğinde akla gelen ilk simgelerden biri olan Ulu Cami, yüzyıllardır yalnızca bir ibadet mekânı değil; aynı zamanda Osmanlı medeniyetinin şehircilik anlayışını, mimari zarafetini ve sosyal yaşam kültürünü yansıtan en önemli eserlerden biri olarak kabul ediliyor. Yerli ve yabancı turistlerin günün her saatinde ziyaret ettiği tarihi mabedin çevresinde yaşanan altyapı ve hizmet eksiklikleri ise son günlerde kamuoyunun gündemine taşındı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) yapılan kapsamlı bir başvuruda, Ulu Cami çevresindeki umumi tuvaletlerin özellikle yatsı namazı sonrasında kapalı tutulduğu, bu nedenle hem cami cemaatinin hem de Bursa’yı ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin ciddi mağduriyet yaşadığı ifade edildi.
“Bursa’nın Kalbinde Temel Bir İhtiyaç Karşılanamıyor”
Başvuruda, her gün binlerce kişinin ziyaret ettiği Bursa Ulu Cami’nin yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin en önemli tarihi ve dini yapılarından biri olduğuna dikkat çekildi.
Özellikle yaz aylarında artan turist yoğunluğu, hafta sonları ve kandil geceleri gibi özel günlerde cami çevresinde oluşan kalabalık nedeniyle temel ihtiyaçların karşılanmasının daha da önemli hale geldiği belirtilirken, yatsı namazı sonrasında umumi tuvaletlerin kapalı olmasının büyük bir eksiklik oluşturduğu vurgulandı.
Vatandaşlar, ibadetini tamamlayan yaşlılar, çocuklu aileler, engelli bireyler ve şehir dışından gelen ziyaretçilerin açık bir tuvalet bulmakta zorlandığını ifade ederek bu durumun tarihi kente yakışmadığını dile getirdi.
CİMER Başvurusunda Dikkat Çeken Mesaj
Başvuruda Osmanlı şehircilik anlayışına vurgu yapılarak şu değerlendirmeye yer verildi:
“Ecdadımız bu ulu eseri inşa ederken yalnızca ibadet edilecek bir yapı değil, insanların bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek sosyal yaşam alanları oluşturmuştur. Camiler; şadırvanı, çeşmesi, misafirhaneleri, imareti ve külliyesiyle birlikte planlanmıştır. Günümüzde ise böylesine önemli bir tarihi merkezde en temel insani ihtiyaçlardan biri olan tuvalete erişimin belirli saatlerde mümkün olmaması hem vatandaşlarımız hem de ülkemizi ziyaret eden turistler açısından üzücü bir tablodur.”
Başvuruda, bu durumun yalnızca bireysel bir mağduriyet olmadığı, aynı zamanda Bursa’nın turizm vizyonunu da olumsuz etkileyebilecek bir hizmet eksikliği olduğu ifade edildi.
Yetkili Kurumlara İnceleme Çağrısı
Şikâyet dilekçesinde, bölgedeki umumi tuvaletlerin hangi kurum tarafından işletildiğinin ve çalışma saatlerinin hangi esaslara göre belirlendiğinin netleştirilmesi talep edildi.
Bu kapsamda;
- Kültür ve Turizm Bakanlığı Bursa İl Müdürlüğü,
- Bursa Büyükşehir Belediyesi,
- Osmangazi İlçe Müftülüğü,
- ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarının
konuyla ilgili gerekli incelemeleri yaparak sorumluluk alanlarını belirlemesi ve hizmetin kesintisiz şekilde sürdürülebilmesi için gerekli adımları atması istendi.
İbadet Saatlerine Göre Hizmet Düzenlemesi Talep Ediliyor
Başvuruda özellikle dikkat çekilen konulardan biri de çalışma saatleri oldu.
Vatandaşlar, umumi tuvaletlerin mesai saatlerine göre değil, caminin kullanım yoğunluğuna göre planlanması gerektiğini belirtti.
Özellikle;
- yatsı namazı sonrasında,
- kandil gecelerinde,
- Ramazan ayında teravih namazları sonrasında,
- cuma günlerinde,
- dini bayramlarda,
- turizm sezonunun yoğun olduğu dönemlerde
tuvaletlerin açık tutulmasının kamu hizmeti açısından önemli olduğu ifade edildi.
“Turizm Kentine Yakışmayan Bir Görüntü”
Başvuruda Bursa’nın UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi mirası ve uluslararası turizm potansiyeli hatırlatılarak, kenti ziyaret eden yabancı turistlerin temel ihtiyaçlarını karşılayamamasının şehir adına olumsuz bir izlenim oluşturabileceği belirtildi.
Her yıl yüz binlerce kişinin ziyaret ettiği tarihi merkezlerde yalnızca tarihi yapıların korunmasının yeterli olmadığı, aynı zamanda ziyaretçilerin ihtiyaç duyduğu temel hizmetlerin de sürdürülebilir şekilde sunulmasının çağdaş şehir yönetiminin bir gereği olduğu ifade edildi.
Osmanlı Medeniyetinin Şehircilik Anlayışına Vurgu
Başvuruda dikkat çeken değerlendirmelerden biri de Osmanlı şehircilik anlayışı oldu.
Dilekçede, Osmanlı döneminde inşa edilen camilerin yalnızca ibadet mekânı olmadığı; çevresindeki şadırvanlar, çeşmeler, imarethaneler, medreseler ve sosyal alanlarla birlikte insanların günlük ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde planlandığı hatırlatıldı.
Bu anlayışın günümüzde de korunması gerektiği belirtilerek, tarihi eserlerin yalnızca fiziksel olarak değil, hizmet kalitesi bakımından da yaşatılmasının önemine dikkat çekildi.
Vatandaşlardan 7/24 Hizmet Beklentisi
Ulu Cami çevresini kullanan vatandaşlar, özellikle akşam saatlerinde açık umumi tuvalet bulunmamasının uzun süredir dile getirilen bir sorun olduğunu ifade ediyor.
Bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar;
- temel ihtiyaçların kesintisiz karşılanmasını,
- temizlik standartlarının artırılmasını,
- çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesini,
- yönlendirme tabelalarının çoğaltılmasını,
- engelli bireylerin kullanımına uygun alanların yaygınlaştırılmasını
talep ediyor.
Kamuoyunun Gözü Yetkili Kurumlarda
CİMER üzerinden yapılan başvurunun ardından gözler ilgili kurumların vereceği yanıta çevrildi.
Vatandaşlar, Bursa’nın en önemli tarihi ve manevi değerlerinden biri olan Ulu Cami çevresinde yaşanan bu hizmet eksikliğinin kısa sürede giderilmesini, ibadet eden vatandaşların ve şehri ziyaret eden turistlerin temel ihtiyaçlarına kesintisiz erişim sağlayacak düzenlemelerin hayata geçirilmesini bekliyor.
Bursa’nın yaklaşık 625 yıllık simge yapılarından biri olan Ulu Cami, her gün binlerce ziyaretçiyi ağırlamaya devam ederken, tarihi mirasın korunmasının yanı sıra bu mirasa yakışır kamu hizmetlerinin de sürdürülebilir şekilde sunulması gerektiği yönündeki beklenti kamuoyunda giderek daha güçlü şekilde dile getiriliyor.