“Yaşadığımız Sorunların Çözümü İçin Tüm Kanalları Denedik”
Mudanya Belediyesi ile Mudaş A.Ş. Arasında Cevap ve Düzeltme Tartışması: Çalışanın İddiaları ile Belediyenin Savunması Karşı Karşıya
AÇIKLAMALAR
1-Muhatap 05.08.2026 tarihinde https://www.bursadahaber.com.tr/yasadigimiz-sorunlarin-cozumu-icin-tum-kanallari-denedik/?fbelid=PAdGRleATg YpwZG9mAmZkaWQWUL9HPG2yz_6A175XcW1wSGsKeUKbbmV4dG4DYWVtAjEx
HNydGMGYXBwX2lkDzEyNDAyNDU3NDI4NzQxNAABp89Rnq88EPL_SNtjNarUWXz ZsEY3jfMXMPCD5q5hgAIDVmlCheAIRoQyxo_nem_hAEOGVeqwZ3TJI8BOBRIQ Linkinden anlaşılacağı üzere internet sitesinde yayımlanan “Yaşadığımız Sorunların Çözümü İçin Tüm Kanalları Denedik” başlıklı haberde, Mudanya Belediyesi ve Belediye iştiraki Mudaş Sağlık Eğitim Turizm Ulaşım Gıda San. ve Tic. A.Ş. hakkında kamuoyunda yanlış ve yanıltıcı kanaat oluşturabilecek çeşitli iddialara yer verilmiştir.
Mudanya Belediyesi olarak kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması zorunluluğu doğmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Mudaş Sağlık Eğitim Turizm Ulaşım Gıda San. ve Tic. A.Ş., ayrı tüzel kişiliğe sahip bir belediye iştirakidir. Şirketin personel istihdamı, iş sözleşmelerinin kurulması ve sona erdirilmesi ile çalışanlara ilişkin özlük işlemleri, ilgili mevzuat ve şirketin yetkili organları tarafından yürütülmektedir.
2-Haberde yer alan iddialar bakımından ayrıca önemle ifade edilmelidir ki, haberde iddialarda bulunan kişinin Mudaş A.Ş. ve iştirak şirketi nezdindeki çalışma ilişkisi 02.06.2026 tarihinde sunduğu istifası sonucunda sona ermiştir. Dolayısıyla haberin okuyucuda oluşturabileceği şekilde iş ilişkisinin Mudanya Belediyesi tarafından veya Belediye şirketi tarafından verilen hukuka aykırı bir talimatla sona erdirildiği yönündeki herhangi bir değerlendirme gerçeğe aykırıdır.
Haberde yer alan mobbing, çalışanlar arasında eşitsiz uygulama yapıldığı, ücret ve özlük haklarının keyfi biçimde ödenmediği veya çalışanların taleplerinin karşılıksız bırakıldığı yönündeki iddialar da Mudanya Belediyesi tarafından kabul edilmemektedir.
Mudaş A.Ş. tarafından yapılan değerlendirmelerde, çalışan tarafından iletilen hususların dikkate alındığı ve çalışma koşullarına ilişkin taleplerin imkan ve mevzuat çerçevesinde değerlendirildiği görülmektedir.
Nitekim mevcut bilgilere göre, çalışanın işe alım sürecinde kendi talep ve ihtiyaçları doğrultusunda belirttiği çalışma koşulları değerlendirilmiş; çalışma saatlerine uygunluk sağlanması amacıyla şirket bünyesindeki kreşte görev yapması uygun görülmüştür.
Yine haberde ücret ve ödeme farklılıklarına ilişkin oluşturulan algının aksine, çalışanın şirket yönetimine yaptığı bildirimler değerlendirilmiş ve eşit işe eşit ücret ilkesi gözetilerek gerekli ödemeler gerçekleştirilmiştir.
Bu hususlar dikkate alındığında, haberde yer verilen anlatımın olayların bütününü yansıtmadığı ve kamuoyunda Mudanya Belediyesi ile Belediye iştirakinin çalışanların haklarını gözetmediği yönünde haksız bir algı oluşturabilecek nitelikte olduğu açıktır.
Mudanya Belediyesi, belediye iştirakleri de dahil olmak üzere kamu hizmetlerinin yürütülmesinde hukuka, eşitlik ilkesine, çalışma hayatına ilişkin mevzuata ve insan onuruna uygun çalışma koşullarına büyük önem vermektedir.
Belediyemiz açısından herhangi bir çalışanın hakkının ihlal edilmesi, mobbinge maruz bırakılması veya çalışma hayatında hukuka aykırı bir ayrımcılığa tabi tutulması kabul edilemez.
Bununla birlikte, herhangi bir kişi tarafından ileri sürülen iddiaların doğru kabul edilebilmesi için bunların somut olay, belge ve hukuki değerlendirmelerle ortaya konulması gerekir.
Bir kişinin tek taraflı beyanlarının, karşı tarafın görüşü alınmaksızın haberleştirilmesi ve bu beyanların kesinleşmiş gerçekler gibi kamuoyuna aktarılması, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
Bu kapsamda, söz konusu haberde Mudanya Belediyesi’ne ilişkin olarak gerçeği yansıtmayan, eksik veya yanıltıcı biçimde sunulan hususların düzeltilmesi gerekmektedir.
3- Öncelikle belirtmek isteriz ki Basın İlan Kurumu’nun belirlediği Basın Ahlak Esasları Hakkında 129 Sayılı Genel Kurul Kararı’nın 1. maddesinde, doğruluğu kuşku uyandırabilen ve gazetecilik imkanları içinde araştırılması mümkün bulunan haberlerin, doğruluğuna emin olunmadan yayımlanamayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, Belediyemiz ve ilgili şirketten bilgi alınmaksızın yapılan yayın, eksik ve tek taraflı bilgiye dayanmaktadır.
4- Yukarıda da belirtildiği gibi, doğruluğu kuşku uyandırabilen ve araştırılması gazetecilik imkanları içinde bulunan haberler araştırılıp, doğruluğuna emin olunmadan yayınlanamaz. Gazeteci, cevap hakkına saygılı olmalıdır. Haber yazarı, konunun muhatabı olan gerek şirket
gerekse idareden bilgi talep etmediği gibi, konuyla ilgili yeterli incelemeyi yapmaksızın gerçeğe aykırı beyanlar ile kamuyu yanıltmaktadır.
5-5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. Maddesinin birinci fıkrasında “..Internet haber sitelerinde ise zarar gören kişinin düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür, hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç bir gün içinde, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, URL bağlantısı sağlanmak suretiyle, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır.” denildiğinden belediyemiz ve bağlı şirket hakkında gerçek dışı bilgiler içeren haberinizi tekzip etme zarureti doğmuştur.
6- Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, gazetecilik mesleğinin temel etik yükümlülüğüdür. Gerçeğe dayanmayan, itibarsızlaştırıcı nitelikteki beyanların kaldırılmaması halinde, yasal haklarımızı kullanacağımızı bildiririz.
Ekte sunulan cevap ve düzeltme metninin, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca; hiçbir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmaksızın, söz konusu haberin yayımlandığı internet sayfasında ilgili haberle URL bağlantısı sağlanarak, aynı punto ve görünürlükte yayımlanmasını talep ederiz.
Keşideci Mudanya Belediye Başkanlığı
vekili
A Mehmet Şengül
CEVAP VE DÜZELTME METNİ
MUDANYA BELEDİYESİ’NDEN AÇIKLAMA
05.08.2026 tarihinde www.bursadahaber.com.tr adresinde yayımlanan “Yaşadığımız sorunların çözümü için tüm kanalları denedik” başlıklı haberde Mudanya Belediyesi ve Mudaş Sağlık Eğitim Turizm Ulaşım Gıda San. ve Tic. A.Ş. hakkında yer verilen iddialar, gerçek kayıt ve bilgilerle uyumlu değildir.
Haberde, bir Mudaş Sağlık Eğitim Turizm Ulaşım Gıda San. ve Tic. A.Ş. çalışanının çalışma koşulları, iş ilişkisinin sona ermesi ve mobbing iddiaları üzerinden Mudanya Belediyesi’ne ilişkin eksik ve tek taraflı bir değerlendirme oluşturulmuştur.
Mudaş Sağlık Eğitim Turizm Ulaşım Gıda San. ve Tic. A.Ş., Mudanya Belediyesi’nden ayrı tüzel kişiliğe sahip bir belediye iştirakidir. Şirket personeline ilişkin işe alma, görev planlaması, ücret ve özlük işlemleri, ilgili mevzuat çerçevesinde şirketin yetkili organlarınca yürütülmektedir. Habere konu kişinin Mudaş Sağlık Eğitim Turizm Ulaşım Gıda San. ve Tic.
A.Ş. ile olan iş ilişkisi, 02.06.2026 tarihinde sunduğu istifa doğrultusunda sona ermiştir. Bu nedenle iş ilişkisinin Belediye veya şirket tarafından tek taraflı olarak sona erdirildiği yönündeki değerlendirme gerçeği yansıtmamaktadır.
İlgili kişinin çalışma koşullarına ilişkin talepleri şirket tarafından değerlendirilmiş; çalışma düzeni ve saatleri gözetilerek görev planlaması yapılmıştır. Ücret ve diğer özlük haklarına ilişkin bildirimler de ilgili kayıtlar ve mevzuat çerçevesinde incelenmiştir.
Haberde yer alan mobbing, ayrımcılık ve hak ihlali iddiaları, Mudanya Belediyesi ve şirket kayıtları kapsamında doğrulanmamıştır. Bu iddialara ilişkin başvuru ve bildirimler, ilgili usuller çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Mudanya Belediyesi, hizmetlerini hukuka, kamu yararına ve eşitlik ilkesine uygun biçimde yürütmektedir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla bu açıklamanın yayımlanması zorunlu olmuştur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İşte O Haber…
Mudanya Belediyesi, 5 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan “Yaşadığımız Sorunların Çözümü İçin Tüm Kanalları Denedik” başlıklı haberde Mudaş A.Ş. ve belediye hakkında yer alan iddialara ilişkin kapsamlı bir cevap ve düzeltme açıklaması yaptı. Belediyenin açıklamasında, haberdeki bazı değerlendirmelerin eksik ve tek taraflı olduğu savunulurken, haberde görüşlerine yer verilen F.Y. ise çalışma sürecinde hak kayıpları, eşitsiz uygulamalar, sosyal haklar, çalışma koşulları ve engelli çocuğunun bakım sorumluluğuyla bağlantılı sorunlar yaşadığını belirtiyor. Böylece tarafların açıklamaları, iş ilişkisinin nasıl sona erdiği ve çalışma koşullarına ilişkin iddiaların niteliği başta olmak üzere birçok noktada karşı karşıya geliyor.
Mudanya Belediyesi tarafından yapılan açıklama, belediyenin resmi cevap ve düzeltme talebinin yanı sıra Mudaş Sağlık Eğitim Turizm Ulaşım Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin hukuki ve kurumsal statüsüne ilişkin değerlendirmeleri de içeriyor.
Belediye, Mudaş A.Ş.’nin ayrı tüzel kişiliğe sahip bir belediye iştiraki olduğunu ve şirket çalışanlarına ilişkin işe alma, iş sözleşmelerinin kurulması veya sona erdirilmesi, ücret ve özlük işlemlerinin şirketin yetkili organlarınca yürütüldüğünü belirtiyor.
Buna karşılık haberde görüşlerine yer verilen F.Y. ise iş ilişkisinin sona ermesinin, uzun süre devam ettiğini belirttiği sorunların ardından gerçekleştiğini ve haklarını kullanarak iş akdini sona erdirdiğini savunuyor.
Belediyeden “Gerçeği Yansıtmayan ve Eksik” Açıklaması
Mudanya Belediyesi’nin cevap ve düzeltme metninde, 5 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan haberin kamuoyunda belediye ve Mudaş A.Ş. hakkında yanlış veya yanıltıcı kanaat oluşturabilecek nitelikte olduğu ileri sürüldü.
Belediye tarafından yapılan açıklamada, haberde yer alan çalışma koşulları, iş ilişkisinin sona ermesi, mobbing, ücret, özlük hakları ve eşitsiz uygulama iddialarının belediye tarafından kabul edilmediği belirtildi.
Belediye, haberin hazırlanması sırasında kendilerinden veya ilgili şirketten bilgi alınmadığını ve bu nedenle haberin tek taraflı değerlendirmelere dayandığını savundu.
Açıklamada, kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi gerektiği vurgulanarak, olayın bütün taraflarının görüşlerinin alınmasının gazetecilik açısından önem taşıdığı ifade edildi.
İş İlişkisinin Sona Ermesi Konusunda Tarafların Farklı Anlatımı
Uyuşmazlığın en önemli başlıklarından birini iş ilişkisinin nasıl sona erdiği oluşturuyor.
Mudanya Belediyesi’nin açıklamasına göre, haberde iddialarda bulunan kişinin Mudaş A.Ş. ile çalışma ilişkisi 2 Haziran 2026 tarihinde sunduğu istifa sonucunda sona erdi.
Belediye, bu nedenle iş ilişkisinin Mudanya Belediyesi veya Mudaş A.Ş. tarafından hukuka aykırı bir talimatla sona erdirildiği yönündeki herhangi bir değerlendirmenin gerçeği yansıtmadığını savunuyor.
Ancak F.Y.’nin daha önce kamuoyuna yansıyan açıklamasında ise 2 Haziran 2026 tarihinde iş akdini haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığı ifade ediliyor.
Bu iki anlatım arasındaki temel fark, iş ilişkisinin “istifa” mı yoksa çalışanın ileri sürdüğü nedenlere dayalı “haklı nedenle fesih” mi olduğu noktasında ortaya çıkıyor.
Bu ayrımın hukuki sonuçları bakımından önem taşıması nedeniyle, konunun nihai değerlendirmesinin ilgili hukuki merciler tarafından yapılması bekleniyor.
F.Y.: “Bu Ani Bir Karar Değildi”
F.Y. ise iş ilişkisinin sona erdirilmesine ilişkin açıklamasında kararın aylar boyunca yaşandığını belirttiği sorunların ardından alındığını savunuyor.
F.Y.’nin anlatımına göre çalışma sürecinde hak kayıpları, eşitsiz uygulamalar, sosyal haklardan yeterince yararlandırılmama, çalışma koşullarının ağırlaştırılması ve engelli çocuğunun bakım sorumluluğuyla bağdaşmadığını düşündüğü uygulamalar yaşandı.
F.Y., sorunların çözümü için öncelikle kurum içinde girişimlerde bulunduğunu, daha sonra çeşitli siyasi ve idari kanallara başvurduğunu belirtiyor.
Bu nedenle 2 Haziran tarihindeki iş ilişkisinin sona ermesinin kendisi açısından sıradan bir işten ayrılma olmadığını ifade ediyor.
Belediye: “Çalışma Koşullarına İlişkin Talepler Değerlendirildi”
Mudanya Belediyesi ise F.Y.’nin çalışma koşullarına ilişkin taleplerinin şirket tarafından dikkate alındığını belirtiyor.
Belediyenin açıklamasına göre, çalışanın işe alım sürecinde kendi talep ve ihtiyaçları doğrultusunda belirttiği çalışma koşulları değerlendirilmiş ve çalışma saatlerine uygunluk sağlanabilmesi amacıyla şirket bünyesindeki kreşte görev yapması uygun görülmüş.
Bu nokta özellikle önem taşıyor. Çünkü çalışanın ailevi sorumlulukları ile çalışma koşulları arasındaki ilişkinin tarafların açıklamalarında farklı biçimlerde yorumlandığı görülüyor.
Belediye, yapılan görev planlamasının çalışanın talepleri doğrultusunda değerlendirildiğini savunurken, F.Y. ise yaşanan uygulamaların çalışma koşulları ve sosyal haklar bakımından kendisini mağdur ettiğini ileri sürüyor.
Ücret ve “Eşit İşe Eşit Ücret” Tartışması
Taraflar arasındaki bir diğer önemli başlık ise ücret ve ödeme farklılıkları.
F.Y., çalışma sürecinde ücret ve sosyal haklar bakımından eşitsizlik yaşadığını ileri sürerken, Mudanya Belediyesi bu iddiaları kabul etmiyor.
Belediyenin açıklamasında, çalışanın şirket yönetimine yaptığı bildirimlerin değerlendirildiği ve eşit işe eşit ücret ilkesi gözetilerek gerekli ödemelerin gerçekleştirildiği savunuluyor.
Belediye ayrıca, çalışan tarafından dile getirilen hususların ilgili kayıtlar ve mevzuat kapsamında incelendiğini belirtiyor.
Dolayısıyla bu başlıkta da tarafların anlatımları birbirinden farklılaşıyor.
Mobbing ve Ayrımcılık İddiaları da Tartışmanın Merkezinde
F.Y.’nin açıklamalarında mobbing, eşitsiz uygulamalar ve çalışma koşullarına ilişkin çeşitli iddialar gündeme getirilmişti.
Mudanya Belediyesi ise bu iddiaların belediye ve şirket kayıtları kapsamında doğrulanmadığını belirtiyor.
Belediye, çalışanların mobbinge maruz bırakılmasının, hukuka aykırı ayrımcılığa tabi tutulmasının veya çalışma haklarının ihlal edilmesinin kabul edilemeyeceğini vurguluyor.
Açıklamada ayrıca, bir kişinin tek taraflı beyanlarının kesinleşmiş gerçekler olarak kamuoyuna aktarılmasının doğru olmadığı savunuluyor.
Bu nedenle belediye, söz konusu iddiaların somut belgeler, olaylar ve hukuki değerlendirmeler üzerinden ele alınması gerektiğini ifade ediyor.
“Kurumları Yıpratmak Değil, Çözüm İstedik”
F.Y. ise kamuoyuna yaptığı açıklamanın amacının Mudanya Belediyesi’ni veya Mudaş A.Ş.’yi hedef göstermek olmadığını belirtiyor.
F.Y.’ye göre süreç öncelikle kurum içerisinde çözülmeye çalışıldı.
Sorunların çözülmesi amacıyla çeşitli görüşmeler ve başvurular yapıldığını belirten F.Y., sonuç alınamaması üzerine farklı demokratik ve hukuki kanalların kullanıldığını ifade ediyor.
Bu çerçevede siyasi parti örgütleri, yöneticiler ve milletvekilleriyle de iletişim kurulduğu belirtiliyor.
F.Y., bütün bu girişimlerin temel amacının çalışma hayatında yaşandığını ileri sürdüğü sorunların çözülmesi olduğunu savunuyor.
Noter İhtarnamesi Süreci Gündemde
Taraflar arasındaki tartışmanın bir diğer boyutunu ise noter aracılığıyla yapılan bildirimler oluşturuyor.
F.Y.’nin açıklamasına göre, kamuoyuna yaptığı açıklamaların ardından Mudaş A.Ş. tarafından noter aracılığıyla ihtarname gönderildi ve bazı ifadelerin geri alınması talep edildi.
F.Y. ise bu taleplere vekili aracılığıyla cevap verildiğini belirtiyor.
Tarafların bu süreçte hangi iddiaları hangi belgelerle desteklediği ve hukuki değerlendirmelerin nasıl şekilleneceği ise önümüzdeki süreçte önem kazanacak başlıklar arasında bulunuyor.
Belediye Basın Kanunu’na Dikkat Çekti
Mudanya Belediyesi’nin cevap ve düzeltme başvurusunda basın mevzuatına da atıfta bulunuldu.
Belediye, Basın İlan Kurumu’nun Basın Ahlak Esasları kapsamında doğruluğu kuşku uyandıran ve gazetecilik imkânları içinde araştırılması mümkün olan haberlerin doğruluğundan emin olunmadan yayımlanmaması gerektiğini belirtti.
Ayrıca 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. maddesindeki cevap ve düzeltme hakkına dayanılarak, hazırlanan metnin herhangi bir değişiklik yapılmaksızın ilgili internet sayfasında yayımlanması talep edildi.
Belediye, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin gazetecilik mesleğinin temel sorumluluklarından biri olduğunu vurguladı.
“Yasal Haklarımızı Kullanacağız”
Mudanya Belediyesi açıklamasında, gerçeğe dayanmadığını düşündüğü ve itibarsızlaştırıcı nitelikte olduğunu değerlendirdiği beyanların kaldırılmaması veya gerekli düzeltmenin yapılmaması halinde yasal hakların kullanılacağı da bildirildi.
Bu ifadeyle birlikte mesele yalnızca kamuoyu açıklaması boyutunda kalmayıp hukuki bir sürece dönüşme ihtimalini de taşıyor.
Ancak hangi iddianın hukuken doğru olduğu, tarafların sunduğu belgelerin ne ifade ettiği ve iş ilişkisinin hangi hukuki nedenle sona erdiği konusunda nihai değerlendirme yetkisi ilgili yargı mercilerine ait olacak.
Çalışanın Hak Arama Özgürlüğü de Gündemde
F.Y. ise yaşadığını ileri sürdüğü sorunları dile getirmenin bir hak arama faaliyeti olduğunu savunuyor.
Çalışanın yaklaşımına göre, iş hayatında yaşandığı düşünülen hak ihlallerinin kamuoyuna ve ilgili mercilere aktarılması herhangi bir kurumu hedef göstermek anlamına gelmiyor.
F.Y., temel taleplerinin ayrıcalık değil; eşitlik, çalışma barışı, sosyal hakların korunması ve hukuki güvence olduğunu ifade ediyor.
Özellikle engelli çocuğu bulunan çalışanların bakım sorumlulukları ile çalışma hayatı arasındaki dengenin daha fazla dikkate alınması gerektiğini savunuyor.
Tartışmanın Bir Diğer Boyutu: Engelli Çocuk Sahibi Çalışanların Çalışma Hayatı
Yaşanan uyuşmazlık, tarafların somut iddialarının ötesinde daha geniş bir sosyal politika tartışmasını da gündeme getiriyor.
Engelli çocuğu bulunan çalışanların çalışma hayatında karşılaştıkları güçlükler, bakım sorumluluğu, çalışma saatleri, izinler, işverenin yükümlülükleri ve sosyal destek mekanizmaları gibi konuların daha kapsamlı biçimde ele alınması gerekiyor.
Çalışanın özel ailevi sorumluluklarının çalışma hayatında nasıl dikkate alınacağı, hem işveren hem çalışan açısından açık ve öngörülebilir kurallara bağlandığında benzer uyuşmazlıkların azaltılması mümkün olabilir.
Belediye: “Çalışan Haklarının İhlali Kabul Edilemez”
Mudanya Belediyesi, açıklamasının sonunda belediye ve iştiraklerinde çalışanların haklarının korunmasına önem verildiğini vurguladı.
Belediyenin açıklamasında, kamu hizmetlerinin hukuka, eşitlik ilkesine, çalışma mevzuatına ve insan onuruna uygun biçimde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.
Ayrıca herhangi bir çalışanın hakkının ihlal edilmesinin, mobbinge maruz bırakılmasının veya hukuka aykırı ayrımcılığa tabi tutulmasının kabul edilemeyeceği belirtildi.
Ancak belediye, bu tür iddiaların somutlaştırılması ve kanıtlanması gerektiğinin de altını çizdi.
F.Y.: “Talebimiz Ayrıcalık Değil, Eşitlik ve Hukuki Güvencedir”
F.Y.’nin açıklamalarında ise temel talebin herhangi bir ayrıcalık elde etmek olmadığı vurgulanıyor.
Çalışan, aynı işi yapan kişiler arasında eşit uygulama yapılmasını, sosyal hakların adil biçimde kullandırılmasını, çalışma koşullarının ailevi sorumluluklar dikkate alınarak değerlendirilmesini ve çalışanların hak arama yollarının açık tutulmasını istiyor.
Bu yönüyle tartışma yalnızca bir çalışanın bireysel iş ilişkisi üzerinden değil, belediye iştiraklerinde çalışma koşulları, çalışan hakları ve işveren-çalışan ilişkilerinin nasıl yürütüldüğü üzerinden de önem taşıyor.
Şimdi Gözler Hukuki Süreçte
Mudanya Belediyesi’nin cevap ve düzeltme metni ile F.Y.’nin açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde, tarafların olayları farklı biçimlerde yorumladığı açıkça görülüyor.
Bir tarafta belediyenin “istifa”, “iddiaların kayıtlarla doğrulanmaması”, “çalışma koşullarına ilişkin taleplerin değerlendirilmesi” ve “haberin tek taraflı olması” yönündeki savunmaları bulunuyor.
Diğer tarafta ise F.Y.’nin “haklı nedenle fesih”, “hak kayıpları”, “eşitsiz uygulamalar”, “sosyal haklar”, “çalışma koşulları” ve “engelli çocuğunun bakım sorumluluğu” üzerinden dile getirdiği iddialar yer alıyor.
Bu nedenle tartışmanın bundan sonraki aşamasında kamuoyuna yapılacak açıklamalardan çok, tarafların sunduğu belgeler, iş sözleşmeleri, bordrolar, SGK kayıtları, yazışmalar, başvurular ve varsa resmi inceleme sonuçları belirleyici olacak.
Kamuoyunun Beklentisi: Açık, Belgeli ve Hukuki Bir Değerlendirme
Yaşanan tartışma, belediye iştiraklerinde çalışanların hakları, işverenlerin yükümlülükleri, basın kuruluşlarının haber hazırlama sorumluluğu ve kişilerin hak arama özgürlüğü bakımından çok yönlü bir boyut taşıyor.
Bu nedenle kamuoyunun beklentisi, tarafların karşılıklı açıklamalarının ötesinde, somut belgeler ve hukuki değerlendirmeler ışığında gerçeklerin ortaya çıkması.
Bir tarafta kamu kurumlarının ve belediye iştiraklerinin kurumsal itibarının korunması, diğer tarafta çalışanların hak arama özgürlüğü ve çalışma hayatındaki iddiaların araştırılması bulunuyor.
Son sözün ise kamuoyu açıklamalarından değil, somut deliller, ilgili mevzuat ve yetkili hukuki mercilerin değerlendirmesinden çıkması bekleniyor.
F.Y.’den Mudaş A.Ş. Sürecine İlişkin Açıklama: “Talebimiz Ayrıcalık Değil, Eşitlik ve Hukuki Güvencedir”
Engelli Çocuğu Bulunan Çalışanın Hak Mücadelesi: “Yaşadığımız Sorunların Çözümü İçin Tüm Kanalları Denedik”
Uzun süredir çalışma hayatında yaşadığını belirttiği hak kayıpları, eşitsiz uygulamalar ve sosyal haklardan yeterince yararlandırılmadığı iddialarıyla gündeme gelen F.Y., Mudaş A.Ş. ile yaşadığı iş sürecine ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.
F.Y., yaşanan sürecin kamuoyuna yansıtılmasının amacının herhangi bir kurumu yıpratmak ya da hedef göstermek olmadığını belirterek, temel amaçlarının çalışma hayatında yaşadıklarını hukuki ve demokratik yollarla dile getirmek, mağduriyetlerinin giderilmesini sağlamak ve çözüm bulunması olduğunu ifade etti.
“Aylar Süren Sorunların Ardından İş Akdimi Haklı Nedenle Feshetmek Zorunda Kaldım”
F.Y.’nin açıklamasına göre, çalışma süreci içerisinde aylar boyunca devam eden çeşitli sorunlar nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşandı.
F.Y., 2 Haziran 2026 tarihinde iş akdini sona erdirme kararının ani bir tercih olmadığını, uzun süren değerlendirmeler ve çözüm arayışlarının ardından alınmış zorunlu bir karar olduğunu belirtti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“2 Haziran 2026 tarihinde, aylar boyunca yaşadığım hak kayıpları, eşitsiz uygulamalar, sosyal haklardan yararlandırılmamam, çalışma koşullarımın ağırlaştırılması ve engelli çocuğumun bakım sorumluluğuyla bağdaşmayan uygulamalar nedeniyle iş akdimi haklı nedenle feshetmek zorunda kaldım.”
F.Y., iş ilişkisinin sona ermesinin kendi isteğiyle gerçekleştirilen sıradan bir ayrılık olmadığını, yaşanan çalışma koşulları nedeniyle hukuki haklarını kullanarak gerçekleştirilen bir fesih olduğunu vurguladı.
“Öncelikle Kurum İçinde Çözüm Aradık”
F.Y., yaşanan sorunların ilk aşamada kamuoyuna taşınmadan önce kurum içinde çözülmesi için çaba gösterildiğini belirtti.
Açıklamada, sorunun büyümeden ve taraflar arasında diyalog yoluyla çözülmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulunulduğu ifade edildi.
F.Y. şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu süreçte öncelikle sorunun kurum içinde çözülmesini istedik. Amacımız hiçbir zaman kurumları yıpratmak, tartışma oluşturmak veya herhangi bir kurumu zor durumda bırakmak değildi. Tek beklentimiz yaşadığımız sorunların görülmesi ve çözüm üretilmesiydi.”
Ancak yapılan görüşme ve başvurulara rağmen beklenen somut adımların atılmadığını belirten F.Y., bunun ardından farklı demokratik kanallara başvurduklarını açıkladı.
Siyasi Mercilere ve Yetkililere Başvurular Yapıldı
F.Y., yaşadığı sorunların çözümü amacıyla ilgili siyasi parti örgütleri, yöneticiler ve milletvekilleriyle iletişime geçildiğini ifade etti.
Bu başvuruların temel amacının kamuoyu oluşturmak değil, çözüm mekanizmalarının harekete geçirilmesi olduğunu belirten F.Y., şunları söyledi:
“İlgili siyasi parti örgütlerine, yöneticilere ve milletvekillerine yazılı olarak başvurduk. Bu girişimlerin amacı herhangi bir kurumu hedef almak değil, yaşadığımız mağduriyetlerin giderilmesi için destek ve çözüm arayışıydı.”
Kamuoyu Açıklamasının Ardından Noter İhtarnamesi Gönderildi
F.Y., yaşanan sürecin kamuoyuyla paylaşılmasının ardından Mudaş A.Ş. tarafından noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini açıkladı.
Söz konusu ihtarnamede, kamuoyuyla paylaşılan açıklamaların gerçeğe aykırı olduğu yönünde iddiaların yer aldığını ve açıklamaların geri alınmasının talep edildiğini belirten F.Y., buna karşılık hukuki yollarla cevap verildiğini ifade etti.
F.Y.’nin açıklamasına göre, vekili aracılığıyla noter kanalıyla gönderilen cevapta;
- İddiaların tamamının reddedildiği,
- Kamuoyuyla paylaşılan hususların yaşanmış olaylara ve resmi belgelere dayandığı,
- Açıklamaların kişisel saldırı amacı taşımadığı,
- İş akdinin istifa yoluyla değil, haklı nedenle fesih kapsamında sona erdirildiği
belirtildi.
“Yaşananlar Hukuki Merciler Tarafından Değerlendirilecek”
F.Y., süreçle ilgili ellerinde resmi belgelerin bulunduğunu ve tüm iddiaların hukuki merciler önünde değerlendirileceğini belirtti.
Açıklamada şu bilgilere yer verildi:
“Bugün geldiğimiz noktada elimizde Mudaş A.Ş. ile imzalanmış iş sözleşmesi, SGK kayıtları, maaş bordroları ve iş ilişkisinin sona ermesinden sonra yine Mudaş A.Ş. tarafından yapılan geriye dönük ödemelere ilişkin belgeler bulunmaktadır.”
F.Y., söz konusu belgelerin çalışma sürecinde yaşanan gelişmelerle birlikte hukuki değerlendirmeye sunulacağını ifade etti.
“Hiçbir Zaman Ayrıcalık Talep Etmedik”
F.Y., yaşanan tartışmanın temelinde özel bir talep ya da ayrıcalık beklentisi bulunmadığını özellikle vurguladı.
Açıklamada, taleplerin çalışma hayatında temel hukuk ilkeleri çerçevesinde olduğu belirtildi.
F.Y.’nin talepleri şu şekilde sıralandı:
- Aynı işi yapan çalışanlar arasında eşit uygulama yapılması,
- Sosyal hakların çalışanlara adil ve şeffaf şekilde kullandırılması,
- Engelli çocuğu bulunan çalışanların özel bakım sorumluluklarının dikkate alınması,
- Çalışma hayatında ayrımcılığa neden olabilecek uygulamaların sona erdirilmesi,
- Çalışanların insan onuruna uygun koşullarda çalışma hakkının korunması.
“Hak Arama Özgürlüğü Karalama Değildir”
F.Y., çalışma hayatında yaşandığı düşünülen sorunların dile getirilmesinin anayasal ve demokratik bir hak olduğunu belirtti.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Hak arama özgürlüğünün kullanılması hiçbir şekilde bir karalama faaliyeti değildir. Çalışma hayatında yaşandığını düşündüğümüz hak ihlallerini dile getirmek hem anayasal hem de demokratik bir haktır.”
F.Y., hukuki sürece saygı duyduklarını ancak haklarını aramaktan vazgeçmeyeceklerini ifade etti.
“Süreç Kişiler Üzerinden Değil, Hukuk ve Çalışma Barışı Çerçevesinde Değerlendirilmeli”
F.Y., yaşanan sürecin kişiler arasındaki bir tartışma olarak değil, çalışma hayatındaki temel ilkeler açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Açıklamanın sonunda şu çağrı yapıldı:
“Temennimiz, bu sürecin kişiler üzerinden değil; emek, eşitlik, çalışma barışı ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesidir. Çalışanların haklarının korunduğu, engelli bireylerin ve ailelerinin çalışma hayatında daha fazla desteklendiği adil bir sistemin oluşturulmasını istiyoruz.”
F.Y., bundan sonraki süreçte tüm haklarını hukuk çerçevesinde aramaya devam edeceğini ve yaşanan gelişmelerin ilgili hukuki merciler tarafından değerlendirileceğini kamuoyunun bilgisine sundu.