Suriye: Ebu Zuhur Üssüne Saldırı ve Türkiye İlişkisi
Şeybani, İdlib’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yapılan İsrail saldırısına ilişkin değerlendirmesinde, olayın Türk askeri varlığıyla bağlantılı olmadığını ve üssün büyük ölçüde kullanılmadığını belirtti. Üssün hâlâ onarım ve yeniden inşa sürecinde olduğunu vurguladı.
BM ya da başka bir kurum aracılığıyla değil, Suriye yetkililerinin sahadaki durumu doğrudan anlattığını söyleyen Şeybani, saldırının meşru bir gerekçesi bulunmadığını ifade etti.
Üssün Durumu ve Türk Ziyareti
Şeybani, üssün tam kapasiteyle faal olmadığını, hasarlı altyapının onarım aşamasında bulunduğunu ve bu nedenle alandaki faaliyetlerin bir Türk askeri konuşlandırması anlamına gelmediğini kaydetti. “Hava üssünde herhangi bir Türk askeri varlığı yoktu” sözleriyle bu noktayı netleştirdi.
Aynı zamanda, Türk askeri yetkililerinin üssü birkaç gün önce ziyaret ettiğini doğruladı; ancak bunun eğitim ve uzmanlık paylaşımı kapsamında gerçekleşen iş birliğinin bir parçası olduğunu belirtti.
Suriye’nin İş Birliği Politikası
Şeybani, Suriye’nin yeniden inşa çabeleri nedeniyle birçok ülkeyle iş birliği ve eğitim programları yürüttüğünü söyledi. Türkiye’nin yanı sıra Suudi Arabistan, Ürdün, Katar ve Rusya ile de benzer ilişkilerin bulunduğunu; bunun Suriye’nin egemenliğine zarar vermediğini vurguladı. “Suriye egemen bir devlettir” ifadesiyle ülkenin dış ilişkilerde seçim haklarına dikkat çekti.
İsrail ile Önceki Temaslar ve Açıklamalar
Şeybani, saldırıdan önce Suriye ile İsrail arasında temasların sürdüğünü belirtti ve Suriyeli yetkililerin, üssün Suriye kontrolünde olduğunu açıkça ilettiklerini ifade etti. Üssün niteliğinin ve yürütülen inşaat çalışmalarının bilindiğini, bunun kalıcı bir yabancı askeri üs kurulması anlamına gelmediğini söyledi.
Diplomasi ve Gerilimin Azaltılması Talebi
ABD ile yürütülen temaslarda Şeybani, Suriye’nin pozisyonunu aktardıklarını ve özellikle İsrail’in politikasının bölgede istikrara katkı sağlamadığını dile getirdiklerini belirtti. “Gerilimin azaltılmasını istiyoruz” sözleriyle tırmanışın önlenmesi gerektiğini tekrar etti.
İsrail’den Beklentiler ve Müzakereler
Şeybani, İsrail’in Suriye’ye yönelik politikasını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini savundu ve askeri operasyonların uzun vadede güvenlik sağlamayacağını, aksine istikrarsızlık yaratacağını söyledi. Suriye tarafının müzakere kapısını kapatmadığını, aksine siyasi ve güvenlik çözümlerinin kalıcı istikrara ulaşmada yol olduğunu vurguladı.
Müzakereler bağlamında, Şeybani İsrail ile bir güvenlik anlaşması formülü üzerinde ilerleme kaydedildiğini, ancak İsrail’in taahhütlerinden geri adım atması nedeniyle sahada anlaşmanın uygulanmadığını ifade etti. “Endişelerimiz ciddiye alınmalıdır” diyerek karşılıklı güvenlik kaygılarının dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Şeybani son olarak, gerçek bir siyasi irade olması durumunda müzakerelerin yeniden başlayabileceğini ve her iki tarafın güvenliğini sağlayacak, Suriye’nin egemenliğine saygı gösterecek çözümler bulunabileceğini söyledi.