Deprem Bölgesinde Konut Arzı ve Kira Eğilimleri
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın son çalışması, deprem sonrası konut piyasasında ortaya çıkan dinamikleri ve bunların kira enflasyonuna yansımalarını ele alıyor. Kamu liderliğinde yürütülen yeniden imar çalışmalarının hızlanması, deprem bölgesindeki konut stokunu önemli ölçüde artırdı; bu da bölgenin ülke genelindeki yapı kullanım izinlerindeki payının yükselmesine sebep oldu.
Bu arz artışı, kiralardaki yükseliş hızını sınırlayan bir etki yarattı. 2023–2024 döneminde deprem illerinde gözlenen güçlü kira artışları, 2025’te konut teslimlerinin hız kazanmasıyla belirgin şekilde yavaşladı. Aynı zamanda, depremden dolaylı etkilenen illerde 2026’da kiraların diğer illere kıyasla daha düşük seyretmesi dikkat çekiyor; bunun arkasında kademeli geri göç ve talep baskısının azalması bulunuyor.
Yeniden İmar ve Arzın Genişlemesi
Kamu destekli yeniden imar faaliyetleri sayesinde deprem bölgesine yönelik inşaat faaliyeti hız kazandı ve 2025’te bölgenin yapı kullanım izinlerindeki payı belirgin biçimde yükseldi. Bu hızlı toparlanma, hem yerel konut stokunu hem de bölgedeki kiralık konut piyasasının dengelenmesini sağladı.
İstihdam ve İnşaat Kapasitesinin Dağılımı
Deprem konutu projelerinin büyük bölümünün tamamlanmasıyla inşaat sektöründe yapısal bir değişim gözleniyor. Bölgedeki istihdam yavaşlarken, deprem bölgesi dışındaki illerde inşaat istihdamı artışa geçti; böylece inşaat kapasitesi ülke geneline yayılmaya başladı. Bu eğilim, önümüzdeki dönemde konut arzının daha geniş coğrafi alanlara sirayet edebileceğine işaret ediyor.
Kira Enflasyonu Üzerindeki Etkiler
Konut arzındaki toparlanmanın doğrudan etkisi, kira enflasyonunda görülen yavaşlama oldu. Merkez Bankası çalışması, deprem bölgesindeki arz artışının hem doğrudan bölgede hem de etkileşim kanallarıyla çevre illerde kira artışlarını baskılamaya devam edeceğini öngörüyor. Bu gelişme, genel enflasyonla mücadeleye de katkı sağlayabilir.
Özetle, hızlı yeniden imar faaliyetleri ve inşaat kapasitesinin yayılması, deprem sonrası piyasa dengesinin yeniden sağlanmasında belirleyici faktörler olarak öne çıkıyor; kira enflasyonunda gözlenen yavaşlama ve geri göç süreçleri de bu dönüşümün bileşenleri arasında yer alıyor.