Yapı Kayıt Mağduriyeti Büyüyor: “Yaklaşık 10 Milyon Kişi Çözüm Bekliyor”

Yapı Kayıt Mağduriyeti Büyüyor: “Yaklaşık 10 Milyon Kişi Çözüm Bekliyor”
Yayınlama: 02.09.2026
A+
A-

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, 2018 yılında hayata geçirilen düzenlemeler ve imar planlarındaki eksiklikler nedeniyle ortaya çıkan yapı kayıt sorunlarının milyonlarca vatandaşı ilgilendirdiğini belirterek kapsamlı yasal düzenleme çağrısında bulundu. Hacıoğlu, “Yapı kayıt mağduriyeti artık yalnızca imar mevzuatının konusu değildir. Hukukun, ekonominin, ailelerin ve toplumsal huzurun konusu haline gelmiştir” dedi.

2018 yılında uygulamaya alınan İmar Barışı ve sonrasında yaşanan hukuki ve idari sorunlar, aradan geçen yıllara rağmen çok sayıda vatandaşın gündemindeki yerini koruyor.





İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı İbrahim Hacıoğlu, yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesi, imar planlarındaki eksiklikler, farklı idari uygulamalar ve yıkım kararları nedeniyle ciddi bir mağduriyet tablosunun ortaya çıktığını savundu.

Hacıoğlu, köylerden kent merkezlerine kadar geniş bir alana yayılan sorunun yaklaşık 10 milyon kişiyi doğrudan veya dolaylı biçimde ilgilendirdiğini belirterek, vatandaşların yıllar önce yaptıkları ya da satın aldıkları konutlarla ilgili hukuki belirsizlik yaşadığını ifade etti.

“VATANDAŞ DEVLETİN DÜZENLEMESİNE GÜVENDİ”

Yapı Kayıt Belgesi alarak devlet tarafından oluşturulan düzenlemeye güvenen vatandaşların bugün farklı hukuki sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Hacıoğlu, sorunun temelinde hukuki belirsizliklerin bulunduğunu söyledi.

Hacıoğlu, vatandaşların geçmişte yaptıkları işlemler sırasında devlet tarafından belirlenen bedelleri ödediklerini ve kendilerine verilen belgeler doğrultusunda yaşamlarını sürdürdüklerini belirterek, aradan geçen yılların ardından ortaya çıkan iptal ve yıkım süreçlerinin aileleri ciddi bir belirsizliğe ittiğini dile getirdi.

“Vatandaşlarımızın önemli bir bölümü yıllar önce yaptığı veya satın aldığı konutu, aldığı Yapı Kayıt Belgesi, ödediği bedeller ve devletin oluşturduğu hukuki düzenlemeler nedeniyle haklı bir çözüm beklentisi içerisindedir” diyen Hacıoğlu, sorunun daha fazla ertelenmemesi gerektiğini savundu.

YAPI KAYIT BELGELERİNDE HUKUKİ BELİRSİZLİK

Dernek tarafından gündeme getirilen başlıca sorunların başında Yapı Kayıt Belgesi bulunan veya İmar Barışı sürecinden geçmiş yapıların hukuki statüsünün halen tartışmalı olması geliyor.

Bazı vatandaşların belgelerinin iptal edildiğini, bazı yapıların ise yıkım kararları veya yıkım tehdidiyle karşı karşıya kaldığını belirten Hacıoğlu, özellikle belge iptali sonrasında vatandaşın hangi hukuki yollara başvurabileceği konusunda ciddi belirsizlikler bulunduğunu ifade etti.

Aynı durumda bulunan vatandaşların farklı idari uygulamalarla karşılaşmasının da adalet ve eşitlik tartışmalarını beraberinde getirdiğini söyleyen Hacıoğlu, uygulamalarda açık ve objektif kriterlere ihtiyaç olduğunu vurguladı.

“YIKIMDAN ÖNCE ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ”

Hacıoğlu, yapı kayıt sorununda çözümün yalnızca yıkım üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, her yapının teknik ve hukuki durumunun ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini söyledi.

Derneğin yaklaşımına göre;

  • Güvenli olduğu tespit edilen yapılar korunmalı,
  • Riskli yapılar dönüştürülmeli,
  • Eksiklikleri giderilebilir yapı sahiplerine düzeltme imkânı tanınmalı,
  • Hukuki statüsü belirsiz yapılar için yeniden değerlendirme mekanizması oluşturulmalı.

Hacıoğlu, “Yıkım kararı vermeden önce yapının teknik durumu, güvenliği, düzeltilebilir eksiklikleri ve vatandaşın hukuki durumu birlikte değerlendirilmelidir” görüşünü dile getirdi.

KÖYDEN MAHALLEYE DÖNÜŞEN YERLERDE SORUNLAR DERİNLEŞTİ

Yapı kayıt mağduriyetinin yalnızca kent merkezlerindeki yapılardan ibaret olmadığını belirten Hacıoğlu, 6360 sayılı Büyükşehir Yasası sonrasında köyden mahalleye dönüşen bölgelerde geçmişten gelen yapılaşma sorunlarının daha karmaşık hale geldiğine dikkat çekti.

Özellikle kırsal bölgelerde yıllardır kullanılan konutların yeni planlama ve imar süreçleriyle karşı karşıya kaldığını belirten Hacıoğlu, geçmişten gelen yapılaşmanın bugünün mevzuatıyla değerlendirilmesinin vatandaşlar açısından önemli hukuki sorunlar doğurabildiğini ifade etti.

Kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşların yıllardır kullandıkları evleriyle ilgili bir anda hukuki sorunlarla karşılaşmasının sosyal açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Hacıoğlu, bu bölgelerin kendine özgü koşullarının dikkate alınmasını istedi.

YIKIM SADECE BİNAYI DEĞİL, AİLE BÜTÇESİNİ DE ETKİLİYOR

Yıkım kararlarının yalnızca bir yapının ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini belirten Hacıoğlu, bunun aynı zamanda ailelerin barınma hakkını, yıllar boyunca biriktirdikleri ekonomik değerleri ve sosyal yaşamlarını doğrudan etkilediğini söyledi.

Bir yapının yıkılması halinde vatandaşın yeni bir konut edinme, taşınma veya kira giderleriyle karşı karşıya kalacağını belirten Hacıoğlu, özellikle dar gelirli aileler açısından bu maliyetlerin karşılanmasının oldukça güç olduğunu ifade etti.

Hacıoğlu, yapı kayıt sorununa ilişkin çözüm arayışında ekonomik ve sosyal boyutların da hukuk ve teknik kriterlerle birlikte ele alınması gerektiğini savundu.

“HER YAPI AYNI DEĞİLDİR”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Başkanı Hacıoğlu, yapıların tamamının aynı kategoride değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirterek, teknik açıdan güvenli olan yapılarla riskli yapıların birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.

Güçlendirme, tadilat veya belirli eksikliklerin giderilmesiyle mevzuata uygun hale getirilebilecek yapılar için vatandaşlara süre verilmesini isteyen Hacıoğlu, “Çözüm üretilebilecek bir yapıyı doğrudan yıkmak yerine, önce çözüm yollarının değerlendirilmesi gerekir” yaklaşımını ortaya koydu.

KAPSAMLI YASAL DÜZENLEME ÇAĞRISI

Dernek, yapı kayıt mağduriyetlerinin çözümü için kapsamlı bir yasal düzenleme hazırlanmasını talep ediyor.

Bu düzenlemenin yalnızca Yapı Kayıt Belgesi bulunan yapıların durumunu değil, belge iptalleri, kırsal alanlardaki özel imar sorunları, yıkım kararları, teknik güvenlik, güçlendirme ve vatandaşların hukuki başvuru yollarını da kapsaması gerektiği belirtiliyor.

Derneğin öne çıkan talepleri arasında, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilen yapıların somut gerekçeler üzerinden yeniden değerlendirilmesi, teknik olarak güvenli yapıların hukuki statülerinin çözüme kavuşturulması ve yıkım öncesinde teknik inceleme yapılmasının zorunlu hale getirilmesi bulunuyor.

“AYNI DURUMDAKİ VATANDAŞA AYNI UYGULAMA”

Hacıoğlu, vatandaşların en önemli beklentilerinden birinin de uygulamalarda birlik sağlanması olduğunu belirtti.

Aynı özelliklere sahip yapıların farklı bölgelerde farklı idari işlemlere tabi tutulmasının vatandaşların adalet duygusunu zedelediğini ifade eden Hacıoğlu, açık, şeffaf ve objektif kriterlerin belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Hacıoğlu, vatandaşın hangi şartlarda başvuru yapabileceğinin, hangi belgelerin gerekli olduğunun ve hangi yapıların hangi koşullarda yasal statüye kavuşturulabileceğinin açık biçimde ortaya konulmasını istedi.

ÇÖZÜM SÜRECİ ŞEFFAF OLMALI

Dernek, vatandaşların çözüm için başvurabileceği açık ve ulaşılabilir bir hukuki süreç oluşturulmasını da talep ediyor.

Hacıoğlu, vatandaşların yıllarca süren belirsizlik nedeniyle hem ekonomik hem de psikolojik açıdan zor durumda kaldığını belirterek, çözüm mekanizmasının yalnızca yeni bir düzenleme yapılmasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

Vatandaşın başvurusunu yapabileceği, dosyasının inceleneceği, teknik ve hukuki durumunun değerlendirileceği ve sonucunun açık biçimde bildirileceği bir sistem kurulması gerektiğini savundu.

“YAPI KAYIT MAĞDURİYETİ GÖRMEZDEN GELİNEMEZ”

İbrahim Hacıoğlu, yapı kayıt mağduriyetinin artık görmezden gelinemeyecek büyüklükte bir toplumsal sorun olduğunu belirterek, çözümün yalnızca imar mevzuatı üzerinden değil, vatandaşın yaşam koşulları ve ekonomik gerçekleri dikkate alınarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

Hacıoğlu, devletin geçmişte oluşturduğu düzenlemelere güvenerek işlem yapan vatandaşların bugün belirsizlik içerisinde bırakılmaması gerektiğini belirterek, “Güvenli olan yapı korunmalı, riskli olan yapı dönüştürülmeli, giderilebilir eksiklikler için vatandaşa fırsat tanınmalı ve hukuki belirsizlikler ortadan kaldırılmalıdır” mesajını verdi.

Dernek, başta TBMM olmak üzere ilgili kamu kurumlarını kapsamlı bir yasal düzenleme hazırlamaya ve yapı kayıt mağduriyetlerini bütün yönleriyle ele almaya çağırdı.

Hacıoğlu, çözümün gecikmesinin vatandaşın mağduriyetini büyüttüğünü belirterek, “Yıkımdan önce çözüm, cezadan önce düzenleme, belirsizlikten önce hukuk” anlayışıyla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

İmar Yasasına Takılanlar Derneği, kamuoyunda #YapıKayıtElzemdir çağrısıyla gündeme getirdiği taleplerinin, milyonlarca vatandaş açısından doğrudan barınma, mülkiyet, ekonomik güvence ve hukuki istikrar meselesi olduğunu belirterek yasal düzenleme beklentisini yineledi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.