Fatih Kayıkçı’dan AROMA için dikkat çeken çağrı
“Bursa’nın en büyük değerlerinden biri, Bursasu üzerinden yaşatılmalı”
DEVA Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Fatih Kayıkçı, yaklaşık iki yıllık konkordato sürecini tamamlayan Bursa’nın köklü markası AROMA’nın geleceğine ilişkin önemli bir öneride bulundu. Kayıkçı, AROMA’nın yalnızca bir ticari işletme değil, Bursa’nın ekonomik ve marka değerlerinden biri olduğunu belirterek, şirketin Büyükşehir Belediyesi iştiraki Bursasu üzerinden belediye bünyesinde yaşatılması gerektiğini söyledi.
BURSA – Bursa’nın köklü markalarından AROMA Bursa Meyve Suları ve Gıda Sanayi A.Ş.’nin yaklaşık iki yıldır devam eden konkordato sürecini tamamlamasının ardından, şirketin geleceğine ilişkin tartışmalar da yeniden gündeme geldi.
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 9 Eylül 2026 tarihinde görülen duruşmanın ardından konkordato sürecinin sona ermesiyle birlikte AROMA yeni döneme hazırlanırken, DEVA Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Fatih Kayıkçı, markanın geleceğine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.
Kayıkçı, AROMA’nın Bursa açısından sıradan bir şirket olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, markanın kentin ekonomik, sosyal ve ticari hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Kayıkçı’nın önerisi ise AROMA’nın Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki Bursasu üzerinden, belediye bünyesinde yaşatılması yönünde oldu.
“AROMA BURSA’NIN EN BÜYÜK DEĞERLERİNDEN BİRİDİR”
DEVA Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Fatih Kayıkçı, AROMA’nın yıllar içerisinde Bursa ile özdeşleşmiş markalardan biri haline geldiğine dikkat çekti.
Bursa’nın tarımsal üretim gücü ile sanayi altyapısını bir araya getiren AROMA’nın, kent ekonomisi açısından sembolik bir anlam taşıdığını belirten Kayıkçı, markanın yalnızca finansal bir şirket olarak görülmemesi gerektiğini savundu.
Kayıkçı, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“AROMA Bursa’nın en büyük değerlerinden biridir. Bu nedenle böylesine köklü bir markanın geleceği yalnızca ticari açıdan ele alınmamalıdır. AROMA, Bursa’nın tarımını, üretimini, sanayisini ve marka değerini temsil eden önemli kuruluşlardan biridir.”
Kayıkçı’ya göre AROMA’nın geleceği konusunda atılacak adımlar, yalnızca şirketin mevcut finansal yapısı açısından değil, Bursa’nın uzun vadeli ekonomik çıkarları açısından da değerlendirilmelidir.
“BURSA’NIN MARKASI BURSA’DA YAŞAMAYA DEVAM ETMELİ”
AROMA’nın yaklaşık iki yıl süren konkordato sürecinin ardından yeniden yapılanma dönemine girdiğine dikkat çeken Kayıkçı, Bursa’nın böylesine önemli bir markaya sahip çıkması gerektiğini söyledi.
Kayıkçı, markanın Bursa dışına taşınması, el değiştirmesi veya kentle olan bağının zayıflaması ihtimalinin Bursa açısından önemli bir kayıp olabileceğini belirterek, yerel yönetimlerin ve Bursa kamuoyunun konuyu gündemine alması gerektiğini ifade etti.
Bu noktada Bursasu üzerinden bir model öneren Kayıkçı, AROMA’nın Büyükşehir Belediyesi iştirakleri bünyesinde değerlendirilmesinin Bursa açısından önemli bir seçenek olabileceğini savundu.
“BURSASU ÜZERİNDEN BELEDİYE BÜNYESİNDE YAŞATILMALI”
Fatih Kayıkçı’nın gündeme getirdiği önerinin merkezinde, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olan Bursasu bulunuyor.
Kayıkçı, AROMA’nın belediye bünyesinde veya belediye iştiraki üzerinden yaşatılmasının markanın Bursa ile olan bağını koruyabileceğini belirterek, konunun teknik, hukuki ve mali yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kayıkçı, “AROMA gibi Bursa’nın en büyük değerlerinden birinin korunması gerekiyor. O nedenle AROMA’nın Büyükşehir iştiraki Bursasu üzerinden, belediye bünyesi üzerinden yaşatılması gerektiğini düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Bu önerinin hayata geçirilmesi halinde AROMA’nın Bursa’nın tarımsal üretimiyle daha güçlü bir şekilde ilişkilendirilebileceği, yerel üreticiden daha fazla ürün tedarik edilmesi ve Bursa markalarının güçlendirilmesi gibi yeni modellerin de gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
AROMA’NIN GELECEĞİ BURSA EKONOMİSİ AÇISINDAN ÖNEM TAŞIYOR
Bursa; otomotiv, tekstil, makine ve gıda başta olmak üzere çok sayıda sektörde Türkiye ekonomisinin önemli üretim merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Kent aynı zamanda güçlü bir tarımsal üretim altyapısına sahip.
Meyvecilik, sebzecilik ve diğer tarımsal üretim alanlarında Türkiye’nin önemli merkezleri arasında bulunan Bursa’da, tarımsal ürünlerin katma değerli sanayi ürünlerine dönüştürülmesi de kent ekonomisi açısından kritik önem taşıyor.
AROMA’nın kuruluşundan bu yana meyve suyu ve gıda sektöründe faaliyet göstermesi, markayı Bursa’nın tarım ve sanayi kimliğinin kesiştiği noktalardan biri haline getiriyor.
Bu nedenle Kayıkçı’nın önerisi, AROMA’nın yalnızca mevcut ticari yapısının korunması değil, markanın Bursa’nın tarımsal üretim kapasitesiyle yeniden bütünleştirilmesi açısından da değerlendirilebilecek bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.
“ÜRETİCİ DE KAZANMALI, BURSA DA”
Kayıkçı’nın önerisinin bir diğer boyutunu ise Bursa’daki çiftçiler ve tarımsal üreticiler oluşturuyor.
Bursa’nın meyve üretimindeki gücünün, kent içerisinde faaliyet gösteren gıda ve içecek sanayisiyle daha güçlü biçimde buluşturulması halinde hem üreticinin hem sanayicinin hem de kent ekonomisinin kazanabileceğini belirten Kayıkçı, AROMA’nın bu açıdan stratejik bir rol üstlenebileceğini ifade ediyor.
Özellikle çiftçinin ürettiği ürünün tarladan fabrikaya, fabrikadan tüketiciye uzanan zincir içerisinde daha fazla katma değer oluşturması gerektiğine dikkat çekiliyor.
Bu modelin başarılı şekilde uygulanması halinde Bursa’nın yalnızca hammadde üreten değil, kendi markalarıyla katma değer yaratan bir kent konumunun daha da güçlenebileceği belirtiliyor.
KONKORDATO SÜRECİ TAMAMLANDI
Bursa merkezli AROMA Bursa Meyve Suları ve Gıda Sanayi A.Ş.’nin yaklaşık iki yıldır devam eden konkordato süreci, 9 Eylül 2026 tarihinde Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen duruşmanın ardından sona erdi.
Şirket tarafından yapılan açıklamada, finansal ve operasyonel yapının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların ardından konkordato sürecinin tamamlandığı bildirildi.
Şirketin kendi iradesiyle konkordatodan çıkma yönündeki talebi doğrultusunda gerçekleştirilen duruşmayla birlikte yaklaşık iki yıllık süreç geride bırakılmış oldu.
ŞİRKET YENİ DÖNEME HAZIRLANIYOR
AROMA yönetimi tarafından yapılan açıklamalarda, konkordato döneminde üretim, tedarik ve ticari faaliyetlerin sürdürüldüğü, aynı zamanda finansal ve operasyonel yapının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirildiği belirtildi.
Süreç boyunca verimlilik artışı, kurumsal yapının güçlendirilmesi, yeni ürün çalışmalarının geliştirilmesi ve ticari büyümeye yönelik projelerin sürdürüldüğü ifade edildi.
AROMA Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Duruk ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Onur Duruk da çalışanlar, kamu kurumları, finans kuruluşları, tedarikçiler, bayiler, müşteriler ve diğer iş ortaklarına destekleri nedeniyle teşekkür etti.
Şirketin yeni dönemde üretim faaliyetlerinin yanı sıra yenilikçi ürün geliştirme ve pazarda yeni değerler oluşturma çalışmalarına ağırlık vermesi bekleniyor.
“BU SADECE BİR ŞİRKET MESELESİ DEĞİL”
DEVA Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Fatih Kayıkçı ise AROMA’nın konkordato sürecinden çıkmasını Bursa açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirirken, bundan sonraki dönemin de en az konkordato süreci kadar önemli olduğunu vurguladı.
Kayıkçı’ya göre asıl mesele, AROMA’nın bundan sonra nasıl bir yapıya kavuşacağı ve Bursa ile olan bağının nasıl güçlendirileceği.
Kayıkçı, “Burada sadece bir şirketin finansal geleceğini konuşmuyoruz. Bursa’nın hafızasında yer etmiş, yıllardır Bursa’nın adıyla birlikte anılan bir markanın geleceğini konuşuyoruz. Böyle bir değerin korunması, geliştirilmesi ve Bursa’ya kazandırdığı değerin artırılması gerektiğine inanıyorum” dedi.
GÖZLER BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDE
Kayıkçı’nın önerisinin ardından gözler Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne çevrilirken, AROMA’nın geleceği konusunda kamuoyunda farklı modellerin tartışılması bekleniyor.
Bursasu üzerinden bir belediye iştiraki modeli öneren Kayıkçı, bu önerinin uzmanlar tarafından hukuki, mali ve idari açıdan incelenmesi gerektiğinin de altını çiziyor.
AROMA’nın mevcut sahiplik ve yönetim yapısı, şirketin mali durumu, konkordato sonrasında uygulanacak yeni yatırım planları ve olası ortaklık modellerinin önümüzdeki dönemde Bursa kamuoyunun gündeminde daha fazla yer alması bekleniyor.
BURSA’NIN MARKALARINA SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI
Kayıkçı’nın AROMA üzerinden yaptığı çağrı, aynı zamanda Bursa’nın kendi markalarına sahip çıkması gerektiği yönündeki tartışmayı da yeniden gündeme taşıdı.
Bursa’nın yalnızca üretim yapan bir kent değil, kendi markalarını oluşturan ve bu markaları dünya pazarlarına taşıyan bir şehir olması gerektiğini belirten Kayıkçı, AROMA’nın bu anlayış içerisinde özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Bursa’nın tarımı, sanayisi, çiftçisi, işçisi ve tüketicisiyle bütünleşen yerli markaların korunmasının kent ekonomisinin geleceği açısından önemli olduğunu savunan Kayıkçı, AROMA’nın da bu değerler arasında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“AROMA BURSA’NIN ORTAK DEĞERİDİR”
Fatih Kayıkçı’nın açıklamasının temelinde ise AROMA’nın Bursa açısından yalnızca ekonomik bir kuruluş olmadığı düşüncesi bulunuyor.
Yıllar içerisinde Bursa ile özdeşleşen marka, kentte tarım, üretim, sanayi ve gıda sektörlerinin kesiştiği önemli örneklerden biri olarak görülüyor.
Konkordato sürecinin tamamlanmasıyla birlikte şirket yeni bir döneme girerken, bu dönemde atılacak adımların AROMA’nın geleceğini belirlemesi bekleniyor.
Kayıkçı ise Bursa’nın kendi markasına sahip çıkması gerektiğini belirterek önerisini yineliyor:
“AROMA Bursa’nın en büyük değerlerinden biridir. Bu nedenle Bursa’nın bu markaya sahip çıkması gerektiğine inanıyorum. Bursasu üzerinden, Büyükşehir Belediyesi iştiraki çatısı altında AROMA’nın yaşatılması ve Bursa’nın markası olarak geleceğe taşınması konusunda ciddi şekilde düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum.”
Önümüzdeki süreçte AROMA’nın yeni dönem yol haritası, yatırım planları ve şirketin geleceğine ilişkin olası modellerin Bursa’nın ekonomi ve siyaset gündeminde daha fazla tartışılması bekleniyor.