“Esnafın Ruhuna Fatiha”: Fikret Aslan’dan İktidara Sert Ekonomi Eleştirisi
“ESNAFIN RUHUNA FATİHA”: FİKRET ASLAN’DAN İKTİDARA SERT EKONOMİ ELEŞTİRİSİ
BURSA – Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Türkiye’de giderek ağırlaşan ekonomik tabloyu bu kez alışılmışın dışında bir eylemle gündeme taşıdı. Aslan’ın düzenlediği basın açıklamasında kullanılan üzerinde “Esnafın ruhuna Fatiha” yazılı tabut, oksijen tüpüne bağlı temsili emekli ve beslenme çantasında kuru ekmek bulunan öğrenci figürü, esnaf, emekli, asgari ücretli ve öğrencilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara yönelik sert bir siyasi mesaj olarak dikkat çekti.
Aslan, açıklamasında yalnızca esnafın değil, toplumun geniş kesimlerinin geçim mücadelesine sıkıştığını savunurken; eğitim masraflarından kira ve gıda fiyatlarına, asgari ücretten emekli maaşlarına, kredi borçlarından esnafın finansman maliyetlerine kadar çok sayıda başlığı gündeme taşıdı.
“ÜCRETSİZ EĞİTİMİN FATURASI VELİYE ÇIKARILAMAZ”
2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla tüm öğrencilere başarı dileyerek konuşmasına başlayan Aslan, devlet okullarındaki eğitim uygulamalarını sert sözlerle eleştirdi.
Eğitimin anayasal ve kamusal bir hak olduğuna dikkat çeken Aslan, okullarda velilerden kayıt, temizlik, güvenlik, fotokopi ve boya-badana gibi çeşitli gerekçelerle bağış adı altında para talep edildiğini öne sürdü.
Aslan, “Velinin görevi okulun bütçe açığını kapatmak değildir” diyerek, okul yönetimlerinin temel ihtiyaçları karşılamak için velilerin kapısını çalmak zorunda bırakılmasının eğitim sistemindeki finansman sorununu ortaya koyduğunu savundu.
“Okul yönetimini tahsildara, velileri de finansman kaynağına çevirmeyin” diyen Aslan, eğitim giderlerinin sosyal devlet anlayışı doğrultusunda kamu tarafından karşılanması gerektiğini söyledi.
KANTİNDE ÇORBA 220 LİRA: “ÇOCUĞUN BESLENME ÇANTASINA BİLE EKONOMİK KRİZ GİRDİ”
Aslan’ın açıklamasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri ise öğrencilerin okul masrafları oldu.
Bursa’da 2026-2027 eğitim yılı öncesinde açıklanan kantin tarifesinde bazı ürünlerde ciddi fiyat artışları yaşandı. Bursa Kantinciler Odası tarafından paylaşılan tarifeye göre 2025 yılında 50 TL olan çorbanın fiyatı 220 TL’ye yükseldi. Aynı tarifede kaşarlı tost 90 TL, tavuk döner yarım ekmek 130 TL, et döner yarım ekmek 180 TL, tavuk döner dürüm ise 220 TL olarak yer aldı.

Bu rakamları eğitim maliyetlerinin geldiği noktanın göstergesi olarak değerlendiren Aslan, servis ücretlerinin de bazı aileler açısından yıllık 150 bin TL seviyesine kadar çıktığını belirtti.
Aslan’a göre ortaya çıkan tablo yalnızca bir fiyat artışı meselesi değil; dar gelirli ailelerin çocuklarını sağlıklı biçimde okutabilmesi ve besleyebilmesi açısından doğrudan bir sosyal adalet problemine dönüşmüş durumda.
“ASGARİ ÜCRETLİNİN ALIN TERİ EVİNE ULAŞMIYOR”
Konuşmasının önemli bölümünü asgari ücretli ve emeklilerin ekonomik durumuna ayıran Fikret Aslan, yüksek kira, gıda ve temel yaşam maliyetlerinin ücretli kesim üzerindeki baskıyı artırdığını savundu.
2002 ile 2026 arasındaki değişime dikkat çeken Aslan, asgari ücretlinin satın alma gücünün gerilediğini ve özellikle kira karşısında ücretlerin yetersiz kaldığını ileri sürdü.
Aslan, emekli ve asgari ücretlilerin artık pazar alışverişini dahi hesaplayarak yaptığını, marketlerin indirim günlerini takip etmek zorunda kaldığını ifade etti.
“Asgari ücretlinin bugün kolu kanadı kırılmıştır, psikolojisi bozulmuştur. Emeklimiz ise nefes alamaz hale gelmiştir. Oksijen tüpüne bağlanmıştır. Tabi oksijen tüpüne ulaşabilirse.” sözleriyle ekonomik tabloyu sert biçimde eleştiren Aslan, düşük gelir grubunun temel ihtiyaçlara erişiminde ciddi sorunlar yaşandığını savundu.
AÇLIK SINIRI 37 BİN 388 LİRA, YOKSULLUK SINIRI 121 BİN 786 LİRA
Aslan’ın açıklamasında verdiği rakamlar, Türkiye’deki geçim tartışmasının boyutunu da ortaya koydu.
TÜRK-İŞ’in Ağustos 2026 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 37 bin 388 TL seviyesine çıktı. Aynı araştırmada gıda dışındaki temel harcamalar da dahil edildiğinde dört kişilik bir ailenin aylık toplam ihtiyacı, diğer bir ifadeyle yoksulluk sınırı, 121 bin 786 TL olarak hesaplandı. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 48 bin 305 TL olarak açıklandı.
Bu rakamları gündeme getiren Aslan, mevcut ücret politikalarının toplumun geniş kesimlerinin geçim şartlarını karşılamaktan uzak olduğunu savundu.
“Asgari ücret konusunda da hükümet sınıfta kalmıştır” diyen Aslan, ekonomik krizin yalnızca belirli bir kesimin değil, toplumun orta gelir grubunun da yaşam standardını aşağı çektiğini söyledi.
BORÇ SARMALI BÜYÜYOR
Aslan, ekonomik tabloyu kredi ve kredi kartı borçları üzerinden de değerlendirdi.
2002’den 2026’ya vatandaşların kredi ve kredi kartı borçları nedeniyle yasal takip süreçlerine sürüklendiğini belirten Aslan, 2002’de yaklaşık 358 bin seviyesinde olduğunu söylediği yasal takipteki kişi sayısının 2026’da 4 milyon 256 bin 494 seviyesine ulaştığını ve yaklaşık 12 katlık artış yaşandığını ileri sürdü.
Ticari kredi ve kredi kartlarındaki borç miktarının da 44 milyar TL seviyesinden 20 trilyon TL seviyesine yükseldiğini savunan Aslan, bu tablonun esnafın içinde bulunduğu ekonomik darboğazın da önemli göstergelerinden biri olduğunu dile getirdi.
ASLAN’IN SİYASİ MESAJI: “ESNAF ÖLDÜ, BAŞIMIZ SAĞ OLSUN”
Açıklamanın en sert bölümü ise esnafın durumuna ilişkin değerlendirmeler oldu.
Fikret Aslan, önüne getirilen tabut üzerinden yaptığı değerlendirmede, esnafın ekonomik sorunlarının tek bir nedene bağlanamayacağını söyledi.
Aslan, esnafın yaşadığı sıkıntıların “doktor raporunu” açıklayacağını belirterek şu başlıkları sıraladı:
Kronik enflasyon, yüksek faiz, ödenemeyen krediler, yüksek işçilik maliyetleri, e-hacizler, finansman maliyetleri, vergi yükü, işletme giderleri ve yüksek kiralar.
Aslan’a göre bu sorunlar bir araya gelerek küçük işletmelerin ayakta kalma kapasitesini ciddi biçimde zorluyor.
Anahtar Parti Bursa İl Başkanı, “Esnafımızın siftah yapamadan kepenk indirmesine” neden olan ekonomik koşulların artık geçici sorunlar olmaktan çıktığını savunarak, mevcut ekonomi politikalarına yönelik eleştirilerini sertleştirdi.
SAHADAKİ ÇALIŞMALARINI “ESNAF” ÜZERİNDEN SÜRDÜRÜYOR
Fikret Aslan’ın son dönemdeki siyasi çalışmalarında esnaf ve vatandaş ziyaretlerinin önemli bir yer tuttuğu görülüyor.
Anahtar Parti Bursa teşkilatı, yıl boyunca Bursa’nın farklı noktalarında esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi. Mart ayında Otosansit esnafıyla bir araya gelen Aslan ve beraberindeki heyet, artan maliyetler, vergi yükü ve finansmana erişim sorunlarını dinledi.
Nisan ayında Osmangazi Akpınar Kapalı Pazaryeri’nde gerçekleştirilen saha çalışmasında da esnaf ve vatandaşların ekonomik sorunları gündeme taşındı. Aslan, bu ziyaretlerde “saha siyasetinin” kendileri açısından temel görev olduğunu ifade etti.
Mayıs ayında Bursa Yaş Sebze ve Meyve Hali’ni ziyaret eden parti heyeti ise artan maliyetler, kira giderleri, akaryakıt fiyatları ve tedarik sorunlarını hal esnafından dinledi.
Haziran ayında Bursa Küçük Sanayi Sitesi’nde gerçekleştirilen daha geniş kapsamlı çalışmada ise Anahtar Parti teşkilatının yaklaşık 400 kişiyle 40 ayrı grup halinde sahaya çıktığı ve yaklaşık 4 bin esnafla temas kurulduğu bildirildi.
Bu ziyaretler, son basın açıklamasında kullanılan “Esnafın ruhuna Fatiha” mesajının yalnızca tek günlük bir siyasi çıkış olmadığını; Aslan’ın uzun süredir saha çalışmalarında ekonomi ve esnaf sorunlarını merkeze alan söyleminin daha sert bir eylemle kamuoyuna taşındığını gösteriyor.
“ANAHTAR BİZDE” MESAJI
Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, açıklamasının sonunda ise partisine doğrudan siyasi bir rol biçti.
Esnaf, asgari ücretli, emekli ve öğrencilerin yaşadığı sorunların çözümü için “anahtarın” kendilerinde olduğunu savunan Aslan, ekonomik politikaların değiştirilmesi gerektiğini söyledi.
Aslan sözlerini, “Esnafımızın ölümüyle sonuçlanan, asgari ücretlinin, emeklinin, öğrencinin dertlerinin kilidini açacak anahtar bizdedir. Esnafımız ölmüştür, başımız sağ olsun” ifadeleriyle tamamladı.
Kullanılan tabut, imam canlandırması, oksijen tüpüne bağlı emekli ve kuru ekmek bulunan beslenme çantası ise açıklamayı sıradan bir basın toplantısından çıkararak siyasi bir protesto gösterisine dönüştürdü.
Aslan’ın sert çıkışı, özellikle ekonomik sıkıntıların gündemin merkezinde olduğu bir dönemde Bursa siyasetinde dikkat çeken açıklamalardan biri olarak öne çıktı.