Uganda-Türkiye Geriliminde Somali’nin Rolü
Türkiye ile Uganda arasındaki son gerilimde, Somali’deki değişen güvenlik dengelerinin etkili olduğu iddiaları öne çıktı. Kampala’nın uzun yıllardır Somali’de süren askeri varlığı ile Ankara’nın Mogadişu yönetimiyle güçlendirdiği savunma iş birliği, iki ülke ilişkilerinde yeni bir çatlak yarattı.
Uganda ordusunun açıklamasına göre, Türkiye ile tüm savunma ve askeri iş birliğinin hemen yürürlükten kaldırılması kararı alındı; karar, “karşılıklı savunma ve askeri iş birliğine ilişkin çözülmemiş meseleler” çözümlenene kadar geçerli olacak. Kampala yönetimi ise bu konudaki ayrıntıları henüz kamuoyuyla paylaşmadı.
Somali’deki Varlık ve Rol Tartışması
Kaynaklara göre gerilimin önemli nedenlerinden biri, Uganda’nın Somali’deki askeri mevcudiyeti ile Türkiye’nin ülkedeki artan güvenlik rolünün kesişmesi. Afrika Birliği çatısı altındaki AUSSOM kapsamında binlerce Uganda askeri yer alıyor; buna ek olarak ikili anlaşmalar çerçevesinde başka birlikler de bölgede görev yapıyor. Ancak Türkiye’nin Mogadişu’daki TURKSOM üssü ve Somali güvenlik güçlerinin Türk eğitimiyle güçlenmesi, Uganda’nın gelecekteki varlığına dair soru işaretleri doğurdu.
Middle East Eye kaynaklarının aktardığına göre, Türkiye’nin Somali’deki etkisinin artmasıyla Mogadişu yönetimi Uganda’nın sunduğu desteğe daha az ihtiyaç duyabilir. Ne Somali hükümeti ne de Uganda yönetimi, Uganda’nın çekilme kararını doğrudan Türkiye etkisine bağlayan resmi bir doğrulama yapmadı.
Ekonomik Boyut ve Siyasi Yansımalar
Kampala açısından bu durum ciddi maddi sonuçlar doğurabilir. Bir kaynak, Uganda’nın Somali misyonunun sona ermesi halinde aylık 5–6 milyon dolar, yıllık olarak ise 60–72 milyon dolar civarında bir gelir kaybı olabileceğini belirtti. Ayrıca AUSSOM’un finansmanına ilişkin tartışmalar da Uganda’nın çekilme kararında etkili olabilecek diğer bir unsur olarak gösteriliyor.
Gerginliğin daha görünür yüzlerinden biri ise Türkiye’de yaşayan Ugandalı yorumcu Fred Lumbuye meselesi oldu. Kampala’da Lumbuye’nin iadesini talep eden gösteriler düzenlendi; bu eylemler, ordu ve hükümet çevrelerinde Türkiye’ye yönelik sert söylemlerle birleşince krizin tırmanmasına katkı sağladı.
Diplomasi, Tehditler ve Bölgesel Etki
Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba ile bazı üst düzey yetkililerin Türkiye üzerine sert açıklamaları, ilişkilerin normalleşmesini zorlaştırdı. Yerel ve uluslararası haberlerde Türk vatandaşlarına yönelik uyarılar ve Türkiye merkezli Yapı Merkezi’nin büyük bir demiryolu projesinin iptal edilebileceği yönündeki tehditler, krizin ekonomik ve diplomatik boyutlarını öne çıkardı.
Sonuç olarak, Uganda ile Türkiye arasındaki anlaşmazlık yalnızca iki ülke ilişkisiyle sınırlı kalmayıp Somali’nin güvenlik dengelerindeki değişim ile bölgesel etkiler üretiyor. Türkiye’nin Somali’de artan rolü, Kampala’nın askeri ve ekonomik konumunu yeniden şekillendirebilecek potansiyel bir faktör olarak tartışılmaya devam ediyor.