“Bursa’nın kendi hikâyelerini sinemayla anlatma zamanı”

“Bursa’nın kendi hikâyelerini sinemayla anlatma zamanı”
Yayınlama: 08.10.2026
A+
A-

Film eleştirmeni ve sanat yönetmeni Hayrettin Ekinci, Bursa’nın kültürel birikimi ve sinema potansiyeline ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Bir şehrin sanatsal kimliğinin, o şehirde yaşayan insanların hayalleriyle şekillendiğini vurgulayan Ekinci, Bursa’nın kendine özgü hikâyelerinin beyaz perdeye taşınması gerektiğini belirtti.

Film eleştirmeni ve sanat yönetmeni Hayrettin Ekinci, Bursa’nın sanatsal geleceğine ilişkin yaptığı açıklamada, kentlerin yalnızca tarihî yapıları, mimarileri ve fiziksel özellikleriyle değil, barındırdıkları hikâyeler ve yaratıcı potansiyelleriyle de kimlik kazandığını ifade etti. Bursa’nın sinema açısından önemli bir anlatı zenginliğine sahip olduğunu belirten Ekinci, kentin kültürel değerlerinin özgün yapımlarla görünür hâle getirilmesinin önemine dikkat çekti.





Sanatın gelişiminde hayal gücünün belirleyici bir rol üstlendiğini dile getiren Ekinci, bir şehrin geleceğini şekillendirmenin, o şehirde yaşayan insanların düşlerine de yer açmaktan geçtiğini söyledi.

“Bursa’nın Gotham olmasına gerek yok”

Açıklamasında, Batman karakterinin hikâyelerine ev sahipliği yapan kurgusal Gotham şehrini örnek gösteren Ekinci, sinemanın yalnızca mevcut dünyayı yansıtmakla sınırlı olmadığını, yeni dünyalar ve güçlü anlatılar oluşturma imkânı da sunduğunu ifade etti.

Gotham’ın yaratıcılarının önce bir şehir hayal ettiğini, ardından o şehri birbirinden farklı hikâyelerle zenginleştirdiğini hatırlatan Ekinci, Bursa’nın ise böyle bir kurgusal kimliğe ihtiyaç duymadığını vurguladı.

Ekinci, “Bursa’nın bir Gotham olması gerekmiyor. Çünkü Bursa’nın kendine ait bir ruhu, kendi hikâyeleri ve o hikâyeleri taşıyan insanları var.” sözleriyle kentin özgün kültürel kimliğine işaret etti.

“Bursa’nın sokaklarında anlatılmayı bekleyen hikâyeler var”

Bursa’nın tarihî geçmişi, toplumsal hafızası ve gündelik yaşamıyla sinemacılar için geniş bir anlatı alanı sunduğunu belirten Ekinci, kentin yalnızca yapımlara mekân sağlayan bir şehir olarak değil, hikâyelerin doğrudan merkezinde yer alan güçlü bir sinema kimliğiyle değerlendirilmesi gerektiğine yönelik düşüncelerini paylaştı.

Ekinci, “Ben bu şehre baktığımda, içinde anlatılmayı bekleyen çok sayıda hikâye ve hayal görüyorum. Sanatın, özellikle de sinemanın, bu hikâyeleri görünür kılmak için güçlü bir alan olduğuna inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Bursa’nın geçmişinden bugüne uzanan insan hikâyelerinin sinema aracılığıyla yeni anlamlar kazanabileceğine dikkat çeken Ekinci’nin değerlendirmeleri, yerel hikâyelerin evrensel bir anlatım diliyle buluşturulmasının önemini de gündeme taşıdı.

“Önce hayal etmeli, sonra o hayallere alan açmalıyız”

Sanatsal üretimin yalnızca bireysel yaratıcılıkla değil, bu yaratıcılığın gelişmesine imkân tanıyan bir kültürel ortamla da ilişkili olduğunu ifade eden Ekinci, Bursa’da sinemaya dönüşebilecek hikâyelerin keşfedilmesi ve yaratıcı çalışmaların önünün açılması gerektiğini belirtti.

Kentin sanat hayatına ilişkin yaklaşımını yalnızca mevcut değerlerin korunmasıyla sınırlandırmayan Ekinci, yeni hikâyelerin ortaya çıkabileceği, sanatçıların üretim yapabileceği ve hayallerin somut eserlere dönüşebileceği bir kültürel iklimin önemine işaret etti.

Açıklamasını Bursa’nın sanatsal geleceğine yönelik kişisel vizyonuyla tamamlayan Ekinci, şu ifadeleri kullandı:

“Çünkü bir şehrin sanatını büyütmek, biraz da o şehirde yaşayan insanların hayal kurmasına alan açmaktır. Ben Bursa için böyle bir hayal kuruyorum.”

Ekinci’nin açıklamaları, Bursa’nın tarihî ve kültürel mirasının ötesinde, özgün hikâyeleri ve yaratıcı insan kaynağıyla da güçlü bir sinema şehri olabileceği düşüncesini öne çıkardı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.