Eda Erdem: Voleybola Aşk ve Sorumluluk
Milli takım ve Fenerbahçe kaptanı Eda Erdem, sporculuk yaşamında odağını koruduğunu ve geleceğe dair planlarını şu an için kısa tutmayı tercih ettiğini ifade etti. Sahada var olmanın, her maça en iyi şekilde katkı sağlamanın onun önceliği olduğunu belirtti.
Voleybol dışında merak ettiği alanlar olduğunu ama bunları henüz net hedeflere dönüştürmediğini söyleyen Erdem, bugünün tadını çıkarmaya ve oynadığı her anın kıymetini bilmeye çalıştığını vurguladı.
Eda’nın mesajı: Cesaret, keşif ve istikrar
“Benim hikâyem bir çocuğa kendi potansiyeline inanması için cesaret verebiliyorsa” diyen Erdem, özellikle kız çocuklarının ilham almasını umduğunu belirtti. Ancak asıl önem verdiği noktanın başkasının yolunu kopyalamak değil, herkesin kendi hikâyesini yazması olduğunu ekledi.
Denemekten korkmamayı, kendini tanımayı ve hangi alanda başarılı olabileceklerini keşfetmeyi önerdi. Hayatta başarıya ulaşmanın bazen birkaç deneme, sabır ve sürekli çalışmayı gerektirdiğini; neden başladıklarını unutmamaları gerektiğini söyledi.
Voleybola duyduğu bağlılık
Erdem, voleybolu “oksijen”e benzeterek bu sevginin disiplin ve motivasyonunu korumasında en büyük etken olduğunu belirtti. Antrenmana gitmekten, rekabet etmekten ve sahada yeni şeyler öğrenmekten hâlâ keyif aldığını ifade etti.
Bireysel ödülleri takım başarısının parçası olarak gördüğünü aktaran kaptan, voleybolun bir takım oyunu olduğunu ve kişisel başarıların takım arkadaşlarının emeğiyle anlam kazandığını söyledi.
Millî forma ve duygusu
Millî takımı ilk kez 2005’te temsil ettiğini hatırlatan Erdem, 21 yıl sonra her defasında aynı gurur ve sorumluluğu hissettiğini belirtti. Millî forma giymenin, ülkeyi temsil etmenin ve milyonların ortak duygusunu sahaya taşımamanın eşsiz bir anlamı olduğunu vurguladı.
Bu yaz kazandıkları başarıların kendisi için çok özel olduğunu; Milletler Ligi şampiyonluğunu izlemenin, ardından İstanbul’da Avrupa Şampiyonası’nı seyircileri önünde kazanmanın tarifsiz bir his olduğunu ifade etti. Final anındaki duygu yoğunluğunu ve kupayı ülkesinde kaldırmanın unutulmaz olduğunu anlattı.
Geçmişe vefa ve Fenerbahçe bağı
Voleybola Beşiktaş altyapısında başladığını ve oradaki katkıları hiçbir zaman unutmadığını belirtti. Geriye baktığında kupalar ve şampiyonlukların değerli olduğunu ama Fenerbahçe ile kurduğu bağın sadece başarılarla açıklanamayacağını söyledi.
“Sırtımda 20 yıl, bir ömür Fenerbahçe.” sözleriyle camia, taraftar ve takım arkadaşlarıyla yaşadığı iyi ve zor günlerin kendisi için ayrı bir önemi olduğunu ifade etti.