Engelliler bu ülkede hiçbir başarıyı kendilerine sunulan ayrıcalıklarla elde etmedi

Engelliler bu ülkede hiçbir başarıyı kendilerine sunulan ayrıcalıklarla elde etmedi
Yayınlama: 02.11.2026
A+
A-

EMED BAŞKANI NAZLI TETİK’TEN ENGELLİLERİN MÜCADELESİNE DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA: “ENGELLİLERİN BAŞARISI AYRICALIK DEĞİL, AĞIR BİR MÜCADELENİN SONUCUDUR”

Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED) Başkanı Nazlı Tetik, engelli bireylerin eğitimden istihdama, emeklilik haklarından sosyal yaşama kadar pek çok alanda karşılaştıkları sorunlara dikkat çekti. Engellilerin toplumda hâlâ önyargılarla mücadele etmek zorunda bırakıldığını belirten Tetik, “Engelliler bu ülkede hiçbir başarıyı kendilerine sunulan ayrıcalıklarla elde etmedi. Her başarılarının arkasında yıllarca süren görünmeyen bir mücadele var” dedi.

Engelli bireylerin yaşamın her alanında eşit fırsatlara ulaşabilmesi gerektiğini vurgulayan EMED Başkanı Nazlı Tetik, toplumdaki engelli algısının değişmesi çağrısında bulundu.





Engellilerin yalnızca fiziksel engellerle değil, eğitim sistemindeki eksiklikler, erişilebilirlik sorunları, istihdamdaki ayrımcılık ve toplumsal önyargılarla da mücadele ettiğini belirten Tetik, elde edilen başarıların arkasındaki emeğin çoğu zaman görmezden gelindiğini ifade etti.

“GÖRENLERİN BİR ADIMDA ULAŞTIĞI YERE ENGELLİLER YÜZLERCE ENGEL AŞARAK ULAŞIYOR”

Özellikle görme engelli bireylerin eğitim hayatından meslek edinmeye kadar pek çok aşamada ciddi güçlüklerle karşılaştığını belirten Tetik, toplumun sıradan kabul ettiği birçok imkânın engelliler için uzun bir mücadeleye dönüşebildiğini söyledi.

Tetik, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Gören insanların doğal kabul edilen birçok imkâna ulaşabilmek için görme engelliler yıllarca mücadele ediyor. Bir öğrencinin rahatça okuyabildiği kitabı erişilebilir hâle getirmek için günlerce beklemek zorunda kalıyorlar. Bir sınava hazırlanırken kaynak eksikliğiyle mücadele ediyorlar. Bir işe başvururken yalnızca mesleki yeterlilikleri değil, engelleri üzerinden de yargılanıyorlar.”

“EN BÜYÜK ENGEL MERDİVENLER DEĞİL, ZİHNİYET”

Engelli bireylerin önündeki en önemli sorunlardan birinin toplumsal önyargılar olduğunu dile getiren Nazlı Tetik, engellilerin çoğu zaman daha en başından başarılı olabileceklerine ilişkin şüphelerle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Eğitim hayatında başlayan bu mücadelenin çalışma yaşamında da devam ettiğini ifade eden Tetik, engelli bireylerin mesleki yeterliliklerini sürekli kanıtlamak zorunda bırakılmasını eleştirdi.

“Engelli bireyler önce toplumun kendileri hakkında oluşturduğu önyargıları yıkmak zorunda kalıyor. Daha sonra eğitim sistemindeki eksikliklerle mücadele ediyor. Ardından iş hayatında ayrımcılıkla karşılaşıyor. Göreve başladıktan sonra ise diğer çalışanların zaten sahip olduğu güveni kazanabilmek için yıllarca yeniden kendini ispat etmeye çalışıyor.”

“BAŞARI TESADÜF DEĞİL, KATBEKAT FAZLA EMEĞİN SONUCU”

Engelli bireylerin kazandıkları diplomaların, elde ettikleri unvanların ve mesleki başarılarının yalnızca sonuç üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Tetik, bu başarıların arkasındaki zorlu sürecin de görülmesini istedi.

Bir görme engelli bireyin hukuk fakültesini bitirmesinin yalnızca akademik bir başarı olmadığını, erişilebilir kaynaklara ulaşma ve eğitimdeki eksiklikleri aşma mücadelesini de içerdiğini ifade eden Tetik, şöyle konuştu:

“Bir görme engelli hukuk fakültesini bitirmişse yalnızca hukuk öğrenmemiştir; erişilemeyen kaynaklarla mücadele etmiş, uygun materyal eksikliğini aşmış, herkesin önüne konulan imkânları kendi çabasıyla üretmiştir. Bir müzisyen olmuşsa yalnızca nota çalışmamış, kendisine ‘yapamazsın’ diyen anlayışla da mücadele etmiştir. Bir kamu görevlisi olmuşsa yalnızca sınavı kazanmamış, sistemin önüne çıkardığı sayısız engeli de aşmıştır.”

İŞ HAYATINDA DA EŞİTSİZLİK DEVAM EDİYOR

Engelli bireylerin işe yerleştirildikten sonra da ayrımcılıkla karşılaşabildiğine dikkat çeken EMED Başkanı, çalışma hayatında eşitliğin yalnızca işe alımla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

Engelli çalışanların görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli erişilebilirlik koşullarının sağlanmasının önemine işaret eden Tetik, aynı işi yapan çalışanlar arasında engelli bireylerin daha fazla kendilerini kanıtlamak zorunda bırakılmasını eleştirdi.

“Engelli çalışanlar görevlerine başladıktan sonra bile meslektaşlarının güvenini kazanmak için diğer çalışanlardan daha fazla performans sergilemek zorunda bırakılıyor. Aynı işi yapan iki kişiden biri engelliyse, çoğu zaman kendisini sürekli ispat etmesi bekleniyor. Bu yaklaşım kabul edilemez.”

“ACINMAK DEĞİL, HAK ETTİKLERİ SAYGIYI GÖRMEK İSTİYORLAR”

Engelli bireylerin toplumdan ayrıcalık ya da acıma beklemediğini vurgulayan Nazlı Tetik, asıl taleplerinin fırsat eşitliği ve hak ettikleri saygı olduğunu belirtti.

Eğitimde, istihdamda, kamusal yaşamda ve sosyal hayatta eşit koşulların oluşturulması gerektiğini ifade eden Tetik, engellilerin yalnızca yardım alan kişiler olarak görülmesinin yanlış olduğunu söyledi.

“Engelliler kimsenin merhametine ihtiyaç duymuyor. İstedikleri şey; eğitimde, istihdamda, kamusal yaşamda ve sosyal hayatta eşit fırsatlar sunulmasıdır. Başarılarının küçümsenmemesi ve emeklerinin görülmesidir.”

ENGELLİ EMEKLİLİĞİNDE 7538 SAYILI KANUN TARTIŞMASI

Engelli bireylerin çalışma yaşamında karşılaştıkları sorunların yanı sıra emeklilik hakları da gündemdeki yerini koruyor.

15 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7538 sayılı Kanun’la engellilik vergi indirimi üzerinden emeklilik uygulamasında değişikliğe gidilmesi, özellikle yeni başvurularda çalışma gücü kaybının esas alınması nedeniyle tartışmalara yol açtı.

2026 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan yazılı soru önergeleriyle de engelli emekliliğinde yaşanan sorunlar gündeme taşındı. Engelli bireyler açısından emeklilik koşullarının açık, öngörülebilir ve hak kaybına yol açmayacak şekilde düzenlenmesi beklentisi devam ediyor.

EKPSS ATAMALARI ARTIRILMALI

Engelli bireylerin ekonomik bağımsızlıklarını kazanabilmeleri için kamu istihdamının da önemli bir fırsat olduğunu belirten engelli hakları savunucuları, EKPSS kapsamında yapılan atamaların artırılması ve atama bekleyen adayların taleplerinin dikkate alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Engelli bireylerin üretime katılmasının hem bireysel özgüven hem de toplumsal kalkınma açısından önem taşıdığı vurgulanıyor.

“ENGELLİ BİREYLERİN BAŞARI HİKÂYELERİ İSTİSNA DEĞİL, POTANSİYELİN KANITIDIR”

EMED Başkanı Nazlı Tetik, toplumun engelli bireylere bakış açısının değişmesi gerektiğini belirterek, engellilerin yalnızca destek bekleyen kişiler olarak değil; üreten, yöneten, karar veren ve topluma katkı sağlayan bireyler olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

Tetik’in açıklamalarında öne çıkan temel mesaj ise engelli bireylerin başarılarının birer istisna olarak değerlendirilmemesi gerektiği oldu.

Gerçek eşitliğin sağlanabilmesi için erişilebilir eğitim, adil istihdam, hak kayıplarını önleyen sosyal güvenlik düzenlemeleri ve önyargılardan arındırılmış bir toplumsal yaklaşım gerektiğine dikkat çekilirken, engelli bireylerin yaşamın her alanında eşit haklara sahip olması gerektiği bir kez daha vurgulandı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.