“Bu Bir Yoksulluk Değil, Bilinçli Bir Yoksullaştırma Politikasıdır”

“Bu Bir Yoksulluk Değil, Bilinçli Bir Yoksullaştırma Politikasıdır”
Yayınlama: 04.02.2026
A+
A-

DEVA İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Ekonomik Düzene Sert İsyan…

DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, Türk-İş’in Ocak 2026 verileri üzerinden yaptığı sert açıklamayla, yıllardır sürdürülen ekonomi politikalarının asgari ücretliyi, emekliyi ve memuru sistematik biçimde yoksulluğa sürüklediğini belirterek, “Bu tablo bir başarısızlık değil, tercih edilen bir düzendir” dedi.

Türk-İş’in Ocak 2026 verilerinin, Türkiye’de emeğin hangi noktaya sürüklendiğini tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğunu belirten DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk, açlık sınırının 31 bin 224 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 101 bin 706 TL’ye dayanmasının artık ekonomik kriz değil, sosyal çöküş anlamına geldiğini ifade etti.

7

“Asgari Ücret Daha İlk Ayda Eriyor”

Öztürk, 28 bin 75 TL olarak belirlenen net asgari ücretin, uygulanmaya başlandığı ilk ayda açlık sınırının yüzde 10,7 altında kalmasının ibretlik bir tablo olduğunu söyledi.
“Bu ülkede asgari ücret artık ‘geçim ücreti’ değil, resmen açlık ücreti haline getirilmiştir” diyen Öztürk, iktidarın her yıl ‘tarihi artış’ söylemleriyle gerçeği perdelemeye çalıştığını ancak rakamların bu propagandayı yerle bir ettiğini belirtti.

“Bir Ailenin Yaşayabilmesi İçin 3,6 Asgari Ücret Gerekli”

Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırını aşabilmesi için haneye tam 3,6 asgari ücret girmesi gerektiğine dikkat çeken Öztürk, bunun çalışma hayatının geldiği vahim noktayı gösterdiğini söyledi.
“Tek maaşla geçinmek zaten imkânsız hale getirildi. İki çalışan bile yoksulluktan kurtulamıyor. Bu tabloyu yaratanlar hâlâ başarı hikâyesi anlatıyor” ifadelerini kullandı.

“Emekli Açlığa Mahkûm Edildi”

Açıklamasında emeklilerin durumuna özellikle vurgu yapan Öztürk, 20 bin TL olarak belirlenen en düşük emekli maaşının, açlık sınırına dahi yaklaşmadığını belirtti.
“Emekli, bu ülkede adeta ölüme terk edilmiştir” diyen Öztürk, yıllarca çalışmış, prim ödemiş milyonlarca insanın bugün temel gıdaya ulaşamaz hale getirildiğini söyledi.

Geçmişten Bugüne Aynı Anlayış: Emeği Ezen, Rantı Büyüten Sistem

Tayfun Öztürk, yaşanan tablonun tesadüf olmadığını, yıllardır sürdürülen yanlış ekonomi anlayışının sonucu olduğunu vurguladı.
“Üretimi değil rantı, emeği değil yandaşlığı, adaleti değil sadakati esas alan bu sistem; bugün işçiye sabır, emekliye şükür, yandaşa ise ballı kaymaklı ihaleler düşen bir düzen yaratmıştır” dedi.

Öztürk’e göre kamu kaynakları dar bir çevreye aktarılırken, toplumun büyük çoğunluğu yoksulluğa mahkûm ediliyor; bu durum ise sosyal devlet ilkesinin fiilen ortadan kaldırıldığını gösteriyor.

“Bu Sistemin Adaletle İlgisi Yok”

Sert ifadeler kullanan Öztürk, mevcut düzenin kendine “adalet” demesinin büyük bir çelişki olduğunu vurguladı:
“Emekliye, asgari ücretliye açlığı layık gören; buna karşılık israfa, ranta ve kayırmacılığa sınır tanımayan bu sistemin adaletle hiçbir ilgisi yoktur. Bu, açıkça sınıfsal bir tercihtir.”

“Bu Düzen Değişmek Zorunda”

Açıklamasını net bir siyasal çağrıyla tamamlayan DEVA İl Başkanı Tayfun Öztürk, mevcut ekonomik düzenin sürdürülemez olduğunu belirtti:
“Bu düzen yerin dibine batmalıdır. Türkiye’nin emeği koruyan, adaleti esas alan, hesap verebilir ve akılcı bir yönetime ihtiyacı vardır. DEVA Partisi olarak, bu çürümüş düzenin karşısında durmaya ve emeğin hakkını savunmaya devam edeceğiz.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.