İBB davasının ikinci gününde kriz! İmamoğlu: Ağzımı bantla mı kapatacaksınız
İBB davasının ikinci gününde “sandalye ve jandarma” krizleri yaşandı. Kürsü önüne konulan sandalye ve çevresindeki jandarmalara tepki gösteren Ekrem İmamoğlu, “Kimin önünü kesiyorsunuz, ağzımı bantla mı kapatacaksınız” dedi. İddianame için “iftiraname” diyen İmamoğlu, “Meselenin özü siyasi” dedi.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasında ikinci gün duruşması başladı.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu’nun kayınbiraderi Cevat Kaya, İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan’ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık jandarma eşliğinde getirildi. Duruşmaya, tutuksuz sanıklar Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu birlikte geldi. Salonda bazı tutuksuz sanıklar ile sanık avukatları da hazır bulundu.
Duruşmanın görüleceği Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda bugün de geniş güvenlik önlemleri alındı. Yerleşkeye bir kilometre öteden itibaren girişlere kolluk kuvvetleri konuşlandırıldı. Yerleşkeye bugün avukatlar, sanık yakınları ve gazeteciler farklı yerlerden girdi.
CANLI | İKİNCİ GÜN
12.24: Ekrem İmamoğlu’nun beyanının ardından mahkeme başkanı duruşmaya 13.30’a kadar ara verdi. Ara bittikten sonra savunmalar başlayacak. İlk savunmayı Aykut Erdoğdu yapacak.
***
12.18: Ekrem İmamoğlu konuşmasına devam ediyor:
“1 yıldır 12 metrekarede tecrit altındayım. Bu kime yapılmış böyle? Müteahhitlik meraklısı başsavcı görünümlü siyasetçi duruşma salonu yapıyor. 1,5 senede bitmez o duruşma salonu.
Burada 107 arkadaşım savunma yapacak. Buradaki savunma sırasının tutarsız olduğunu düşünüyorum.
Bu sürecin bütün olarak Ekrem İmamoğlu adına çoklu söz hakkı olduğunu düşünüyorum. Arkadaşlarımın vereceği savunmalardan sonra ya da itirafçıların ifadelerinden sonra Ekrem İmamoğlu’nun yorumuna ihtiyaç duyulacağını düşünüyorum. Ekrem İmamoğlu’nun bu tarihi yargılamada çoklu konuşmaya ihtiyacı vardır. Avukatlarımla bir diyalog köprüsünün iyi olacağını düşünüyorum.”
***
12.15: Mahkeme başkanı, İmamoğlu’nun konuşmasını böldü, “Talebi alalım” dedi, İmamoğlu devam ediyor:
“Ara verdikten sonra bu asker arkadaşlarımızı bırakın. Burada saygın bir şekilde duralım. Ben askerimizin bu durumda olmasını kabul edemiyorum. Etrafımız ateş topu yanıyoruz. Savaş tepemizde dönüyor. Bir ejderha var dünyanın her tarafına ateş topları sallıyor. Bir bakıyorsun Güney Amerika’da bir bakıyorsun Orta Doğu’da. Biz de onun kuyruğuna tutunuyoruz. Böyle liderlik anlayışı olmaz. Türkiye’nin tek liderlik anlayışı yurtta sulh cihanda sulh. Mahkemede de sulh.”
“MESELENİN ÖZÜ SİYASİDİR”
11.55: Ekrem İmamoğlu konuşuyor:
“Bir iddia makamı var. Bana göre şaibelidir. Bana göre suçludur. 16 milyonun belediye başkanı burada Şu an karşınızda. Toplumunun takdirini almışken ben sizi dinlemiyorum demek meşruiyet sorunu yaratır.
Ekrem İmamoğlu’nu dinlemek istemiyorum’ demek size sorun yaratır. Benim burada 15 dakikalık sunumum sizi rahatlatır. Ben müsaade ederseniz size nasıl buraya geldik anlatmak istiyorum. Benim avukatlarımın seslensin demesi budur. Yoksa cami içinde miting yapanlar gibi miting yapmayacağım. Talebimi aktaracağım.
Meselenin özü siyasidir. Başsavcı gibi görünen siyasinin ‘ahtapotun kolları’ diyerek Ankara’ya nasıl selam çaktığı ortadadır. Seçim iptal etmekle olmuyor, tutuklayarak olur demiş. Siyasi bir karardır bu. ‘Başarılı olursan bakan olursun’ denmiştir.
Bu iddianamenin adı iftiranamedir. 15 yıllık belediyeciliklerinde ne yapmışlarsa İmamoğlu’na mal etmişlerdir. Ben 8-9 duruşmaya geldim. Her zaman geldim konuştum. Dün söz hakkı vermediniz. Ben belediye başkanıyım. Ben bir daha ki seçimlerde cumhurbaşkanı adayıyım.
Lütfen burada bu yargılama sürecini bir düzene koyunuz. Ben en son sizi dinleyeceğim diyorsunuz. Ben en son konuşurum. Benim ailemle ilgili şahsımla ilgili mart ayından beri yapılan ahlaksız haberleri o alçak kurumların sayfalarında yayınlanıyor. Cevap vermemiz lazım. O yüzden sizin beni bırakın son ya da başta dinlemeyi arada bile dinlemeniz lazım.”
***
11.15: Yoklamanın ardından iddianame özetinin okunmasına başlandı.
***
11.05: Mahkeme başkanı, İmamoğlu’nun söz hakkı verilmeden kürsüye çıkmayacağını taahhüt etmesini istedi. İmamoğlu, mahkeme başkanının isteğini kabul etti. Bunun üzerine mahkeme başkanı askerleri yerinden kaldırdı, kriz çözüldü. Duruşma yoklamanın yapılmasıyla başladı.
***
10.50: Ekrem İmamoğlu’na kürsü önlemi… Kürsünün önüne sandalye ve jandarma personeli koyularak İmamoğlu’nun kürsüye çıkması engellenmek istendi. İlk gün İmamoğlu’nun kürsüye doğru yürümesi nedeniyle bu önlemin alındığı düşünülüyor.
Ekrem İmamoğlu, etrafının jandarma personellerince donatılmasına ve kürsü ile arasına sandalye konmasına tepki göstererek, “Bakın burada bu gerginlikle duruşma yürütmezsiniz. Öyle bir şey yok, ayrı oturmuyorum. Kimin önünü kesiyorsunuz? Ağzımı bantla mı kapatacaksınız? Nedir böyle her tarafımda jandarma?” dedi.
Kendisini çembere almak ve diğer sanıklardan ayrı oturtmak isteyen jandarma personeline İmamoğlu, “Ayaktayım” dedi. Bunun üzerine diğer sanıklar da ayağa kalktı.
Mahkeme başkanı ise “Nerede olmasını bekliyordunuz? Bizim kimseden korkumuz yok Ekrem Bey. Bu düzen uygulanacak. Duruşmanın bir düzeni var, lütfen yerinizde oturunuz. Söz hakkı vermediğim halde ısrarla kürsüye gelip, heyete, Savcı Bey’e parmak sallayarak… Bu duruşmanın bir sistemi var. Sırası gelince size de söz hakkı verilecek. Bu duruşma salonunda her şey bana bağlı” diye konuştu.
İmamoğlu ise “Bu askerler buradan kalkacak ben de ondan sonra oturacağım” dedi. Mahkeme başkanının, “Kanun çok açık, mahkeme başkanı duruşma düzenini belirler ve ben de böyle bir düzen belirledim” sözleri üzerine Ekrem İmamoğlu, “Bu yaptığınız Türk yargısı adına yüz karartıcı. Kimden talimat aldınız. Akşam kimden talimat geldi? Dünkü düzenle bugünkü düzen arasında ne fark var?” diye sordu. Mahkeme başkanı, “Çünkü söz vermediğimiz halde konuştunuz. Bu sizin zannınız. Biz kimseden talimat almıyoruz” ifadelerini kullandı.
Avukatlar ise “Burada kimse şiddetle suçlanmıyor. Sanıklar arasına asker oturtmak hukuka aykırıdır. Yetkinizi kötüye kullanmayın” tepkisini gösterdi.
Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasındaki diyalog, şöyle devam etti:
İmamoğlu: “Hakimlik yapacaksınız en az bizim de hakkımızı korumakla yükümlüsünüz. Burada neden jandarma oturuyor? Kürsü ile aramda neden sandalye var? Benden mi korkuyorsun? Bende korkma, ben seni korumaya geldim korumaya. Neden yargılamaya niyetiniz yok. Benden korkmayın. Ben seni de korumaya geldim.”
Mahkeme başkanı: “Ekrem Bey gereksiz polemiklere girmeyin. Benim sizin korumanıza ihtiyacım yok. Benim yargılamaya niyetim var sizin yüzünüzden dünden beri yargılamaya başlayamıyoruz.”
İmamoğlu: “Sayın hakim ben avukatımla nasıl görüşeceğim? Şu an avukatımı göremiyorum ben. Askeri kaldırın sorun yaşamayacağız.”
Mahkeme başkanı: “Burası avukatınızla rahatça görüşeceğiniz dolaşacağınız bir yer değil. Dünkü davranışlarınız gibi söz vermeden konuşmamayı taahhüt ederseniz… Tamam aradaki sandalyeyi kaldırın Komutanım.”
***
10.42: Duruşma salonuna Ekrem İmamoğlu, saat 10.42’de jandarma eşliğinde diğer sanıklardan ayrı getirildi. İmamoğlu salona getirilişinde, elindeki “Millete Emanet” kitabını sallayarak, izleyici ve avukat bölmesine selam verdi. Salondan “Cumhurbaşkanı imamoğlu” sesleri yükseldi.
***
10.30: Tutuklu sakınlar duruşma salonuna getirilmeye başladı. Seyircilere selam vermek isteyen sanıklara güvenlik güçleri engel oluyor. İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan salona getirildiğinde el sallayan ve yoğun şekilde alkış tutan izleyicileri jandarma uyardı. TİP Milletvekili Sera Kadıgil, bu esnada, “Selam vermek ne zaman suç oldu” şeklinde yüksek sesle tepki gösterdi.
***
10.10: Gerginliğin ardından avukatların duruşma salonuna girişi başladı. Avukatlar kimlik ve vekalet göstermeden duruşma salonunda davayı takip edebilecek.
***
10.00: Saat 10.00’da başlaması gereken duruşmaya sanık avukatları alınmadı. Avukatlar duruşma salonu girişinde güvenlik güçlerini protesto ediyor. Avukatlar “Savunma susmadı, susmayacak” sloganları atıyor.
***
09.40: Duruşma salonuna sanık aileleri ve basın mensupları alınmaya başlandı. Avukatlara ikinci kez kimlik kontrolü yapılması üzerine CHP’li hukukçu milletvekilleri ve sanık avukatları ile mübaşir arasında tartışma çıktı.
***
09.30: İBB davasında ikinci gün başlıyor. Basın mensupları, avukatlar ve sanık aileleri duruşma salonunun bulunduğu binaya alındı. Davada yargılanan tutuksuz sanıklar ise duruşma salonunda bekletiliyor.
İBB davasının ikinci gününde Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu Silivri’ye gitti.
İLK GÜN NE OLDU
Davanın ilk gününde yalnızca sanık avukatlarının usule ilişkin talepleri alındı. Duruşmanın ilk celsesinde söz almak isteyen Ekrem İmamoğlu’na söz verilmemesi nedeniyle mahkeme başkanı, duruşma savcısı ve İmamoğlu arasında zaman zaman gerginlik yaşandı.
Duruşmada avukatların, ilk önce Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının alınması talebi üzerine Mahkeme Başkanı, İmamoğlu ve örgüt yöneticiliğinden yargılanan isimlerin savunmalarının en son alınması yönünde planlama yaptıklarını bildirdi.
“BİZ KAÇ AYDIR BU GÜNÜ BEKLİYORUZ”
Savunma listesine ulaşamadığını belirten bir avukatın sözlerinin izleyiciler tarafından alkışlanması üzerine Mahkeme Başkanı “Salonu komple boşaltıyoruz. İzleyici bölümünü boşaltıyoruz. İzleyici bölümü boşaltıldıktan sonra avukatlara söz vereceğim” dedi.
Gerginlik üzerine heyet, izleyici bölümü boşaltılana kadar salondan ayrıldı. Aileler, izleyici kısmının boşaltılması kararına, “Biz kaç aydır bu günü bekliyoruz, neler yaşıyoruz haberiniz var mı?” şeklinde tepki gösterdi.
Bir süre sonra duruşma izleyiciler hazır halde devam etti. Avukatlar, reddi hakim ve tefrik taleplerinde bulundu.
“EKREM BEY SABAHTAN BERİ DURUŞMAYI SABOTE EDİYORSUNUZ”
Mahkeme heyeti ara kararında, reddi hakim ve tefrik taleplerinin “duruşmayı uzatmaya yönelik olduğu” gerekçesiyle geri çevrilmesine karar verdi.
Heyetin ret kararının ardından söz almak isteyen İmamoğlu’na Mahkeme Başkanı, “Ekrem Bey sabahtan beri duruşmayı sabote ediyorsunuz” dedi. Bunun üzerine Ekrem İmaoğlu’nun, yeniden söz almak isteyerek, “Siz bu davada sağlıklı yargılama yapamazsınız. Böyle olmaz” sözlerine, Mahkeme Başkanı, “Söz vereceğiz sıranız gelince, gayet de yaparız” şeklinde karşılık verdi.

SAVCIDAN İMAMOĞLU’NA: “HADDİNİ BİL”
Duruşma Savcısına yönelik de konuşan Ekrem İmamoğlu, “Biraz mertliğiniz varsa bu insanları bırakın, tek başıma benimle mücadele edin” ifadelerini kullandı. Bu sırada duruşma savcısının İmamoğlu’na parmak sallayarak “haddini bil” dediği iddia edildi. Ardından heyet salondan ayrıldı.
“İŞTE BÖYLE KAÇARAK GİDERSİNİZ”
Ekrem İmamoğlu, “Yazıktır bu millete, yazıktır bu memlekete. İşte böyle kaçarak gidersiniz” şeklinde konuştu. Salonda bu sırada, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganı atıldı. İmamoğlu salondan ayrılırken de “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganı atıldı.
