Kirazlıyayla’da Zehir Ovaya Akıyor

Kirazlıyayla’da Zehir Ovaya Akıyor
Yayınlama: 31.01.2026
A+
A-

Maden Kazaları Kader Değildir…

Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklama yapan Erkan Erdem, Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde yaşanan atık barajı çökmesini “bir kaza değil, şirket kârı uğruna yaratılmış organize bir kamu suçu” olarak nitelendirdi. Erdem, maden politikalarının kader gibi dayatılmasına sert sözlerle karşı çıkarak, yaşanan felaketin sorumlularının açıkça ortada olduğunu vurguladı.

“Bu Ülkede Felaketler Doğal Değil, Politiktir”

Açıklamada, maden kazalarının ve çevre felaketlerinin “kader” olarak sunulmasının bilinçli bir tercih olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

7

“Bu ülkede doğa talanı, şirket kârı ve denetimsizlik düzeni kader gibi dayatılmaktadır. Madenlerin işletme karşılığı şirketlere verilmesi, kapitalizmin en hızlı ve en yıkıcı sermaye birikim araçlarından biridir. Maliyet yalnızca üretim ve işçilik giderleriyle sınırlıdır; doğa, insan sağlığı ve yaşam yok sayılmaktadır.”

Yüksek kârlılığa rağmen sermayenin gerekli önlemleri almadığına dikkat çekilen açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile bağlı müdürlüklerin görevlerini yerine getirmediği, maden sahalarının fiilen denetimsiz bırakıldığı ifade edildi.

Denetimler Kâğıt Üzerinde, Felaket Sahada

Yapıldığı iddia edilen denetimlerin, büyük yapısal ve çevresel riskleri görmezden gelen, şirket faaliyetlerini meşrulaştıran “kağıt parçalarına” dönüştüğü vurgulandı. Bu denetimsizlik zincirinin son halkasının Kirazlıyayla’da yaşanan atık barajı çökmesi olduğu belirtildi.


KİRAZLIYAYLA’DA ATIK BARAJI ÇÖKTÜ: ZEHİR SARİYAR DERESİ ÜZERİNDEN OVAYA YAYILIYOR

2013 yılından bu yana faaliyet gösteren Meyra Madencilik’e ait bakır, çinko ve kurşun maden ocağında, 20 Ocak 2026 tarihinde depolanan toksik atıkların bulunduğu atık barajının çöktüğü bildirildi. Çökme sonrası, kimyasal ve ağır metal yüklü atıkların Sarıyar Deresi üzerinden Yenişehir Ovası’na doğru yayıldığı ifade edildi.

Platformun açıklamasında, bugün dere yataklarında kimyasal maddelerin çıplak gözle dahi görülebilir şekilde aktığı, bunun için herhangi bir laboratuvar analizine gerek olmadığı belirtildi. Daha önce Yenişehir Çevre Platformu’na ulaşan görüntülerde de, çöktürme havuzlarından açık alana kontrolsüz biçimde atık döküldüğünün net biçimde görüldüğü hatırlatıldı.

İzinsiz Deşarj, İzinsiz Su Kullanımı

Kirazlıyayla’da yaşayan yurttaşların aktarımlarına göre:

  • Atık barajında biriken kimyasal içerikli sıvılar pompalarla Sarıyar Deresi’ne deşarj edilmektedir.

  • Tesisin su ihtiyacının bir bölümünün şebeke suyundan, bir bölümünün ise Demirboğa Köyü’nden sulama hidrantları aracılığıyla tankerlerle izinsiz şekilde taşındığı iddia edilmektedir.

Bu durumun, bölgedeki su kaynaklarının hem kirletildiğini hem de kontrolsüz biçimde tüketildiğini açıkça ortaya koyduğu vurgulandı.

Toprak Kayması: Yaşam Alanları Yok Oluyor

Açıklamada ayrıca maden sahasında ciddi bir toprak kayması yaşandığı, tarlaların ve bazı evlerin derin yarıklar ve çukurlar nedeniyle kullanılamaz hale geldiği ifade edildi. Bunun yalnızca çevresel değil, doğrudan yaşamı tehdit eden bir yıkım olduğu belirtildi.


KÖYLÜLER 2019’DAN BU YANA DİRENİYOR

Kirazlıyayla köylülerinin 2019 yılından bu yana bu maden faaliyetine karşı mücadele verdiği hatırlatıldı. Açıklamada, köylülerin bu süreçte:

  • Şikâyetler ve soruşturmalarla baskı altına alındığı,

  • Susuzluğa, kuraklığa ve tarımsal verimsizliğe mahkûm edildiği,

  • Özellikle Kirazlıyayla kadınlarının direnişte ön safta yer aldığı ifade edildi.

Yenişehir Çevre Platformu, sivil toplum örgütleri, siyasal partiler ve Bursa’dan çok sayıda yaşam savunucusunun köylüleri yalnız bırakmadığı belirtildi.

2019 tarihli ÇED raporuna açılan davanın 2024’te sonuçlandığı, Danıştay’ın ÇED’i iptal etmediği ancak sonrasında kurumların zeminin uygun olmaması gerekçesiyle atık barajı için gerekli izinleri vermediği aktarıldı. Bunun üzerine şirketin 2025’te yeni bir atık barajı için ÇED süreci başlattığı, Halkın Katılım Toplantısı’nın ise köylülerin protestosuyla sonlandırıldığı kaydedildi.


“BAKANLIK ŞİRKETTEN YANA TAVIR ALMIŞTIR”

Erkan Erdem, Şubat 2025’te sunulan ÇED raporunun rezerv alan gerekçesiyle reddedildiğini, ancak Temmuz 2025’te aynı alanı içeren raporun bu kez sürece alındığını hatırlatarak şunları söyledi:

“Bu tablo, MTA’nın ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın her koşulda sermayeden yana tutum aldığının açık göstergesidir.”


“FAALİYETLERİ DURDURDUK” AÇIKLAMASI GÖZ BOYAMADIR

Bakanlığın “faaliyetleri durdurduk” yönündeki açıklamasının gerçeği yansıtmadığı belirtilerek şu sorular yöneltildi:

  • Yıllardır atık barajı olmadan bu tesis nasıl çalıştı?

  • Derelere kimyasal akarken, atıklar heyelana açık alanlara yığılırken denetimler neredeydi?

Sahada yapılan sözde “onarım” çalışmalarının göstermelik olduğu, kepçeler çalıştıkça atıkların dere yatağına akmaya devam ettiği ifade edildi. Sarıyar Deresi’nde sızıntıyı önlemek için yapılan geçici setlerin, fazla suyu borularla tekrar dereye tahliye ettiği belirtildi.

“Bu yapılan çevreyi korumak değil; suçu gizlemek, delilleri örtmek ve felaketi zamana yayarak unutturmaktır. Kirazlıyayla’da yaşanan açık bir kamu suçudur.”


ULUSLARARASI BOYUTU OLAN BİR DOĞA YAĞMASI

Lübnan asıllı olduğu belirtilen Meyra Madencilik’in faaliyetlerinin, doğa talanının uluslararası boyutunu da gözler önüne serdiği vurgulandı. Zenginleştirme sürecinde ortaya çıkan yüzbinlerce ton atık pasanın açık alana yığıldığı, her ton atıkta yaklaşık 1 kilo kurşun ve 2 kilo çinko bulunduğu hatırlatıldı.

Kurşunun en toksik maddelerden biri olduğu, yağmurla yeraltı sularına karıştığı, rüzgârla solunum yoluyla insan sağlığını tehdit ettiği ifade edildi. Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün bu madeni yıllarca atık barajı olmadan çalıştırılmasına göz yumduğu belirtildi.


BAKANLIĞA AÇIK SORULAR

Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:

  • Çökme sonrası su, toprak ve hava ölçümleri yapılmış mıdır?

  • Ağır metal ve toksik madde tespiti var mıdır? Oranları nelerdir?

  • Barajda depolanan toplam atık miktarı ne kadardır, ne kadarı doğaya karışmıştır?

  • ÇED’de taahhüt edilen kapasite aşılmış mıdır?

  • En son denetim ne zaman yapılmıştır ve risk tespiti var mıdır?

  • Tesisin çevre izin ve lisansı iptal edilecek midir?


TALEPLER

Platformun talepleri net biçimde sıralandı:

  • Meyra Madencilik derhal ve kalıcı olarak kapatılmalıdır.

  • Atık pasaların açık alanda depolanmasına kesinlikle izin verilmemelidir.

  • Türkiye genelindeki tüm atık barajları sıkı denetime alınmalıdır.

  • Atık barajı bulunan madenler için kapatma planları hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.


“Bu Halk Susmayacak”

Açıklama şu sözlerle sonlandırıldı:

“Kirazlıyayla’da yaşanan bir kaza değil; şirket düzeninin ve devlet ihmalkârlığının sonucudur. Bu halk susmayacak. Bu doğa sahipsiz değildir. Geçmiş olsun Kirazlıyayla, geçmiş olsun Yenişehir.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.