Özel Bankada “Kişisel Veri Skandalı” İddiası
Müşteri Bilgileri WhatsApp Gruplarında Alay Konusu mu Yapıldı?
CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, özel bir bankada çalışan personelin kendi aralarında kurdukları WhatsApp gruplarında müşterilere ait son derece hassas kişisel ve finansal bilgileri paylaştığı ve bu bilgiler üzerinden alay edildiği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. İddialar, bankacılık sisteminde veri güvenliği ve etik tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, özel bir bankada görev yapan bazı personelin kendi aralarında oluşturdukları WhatsApp gruplarında müşterilere ait hesap bakiyeleri, açık adresler, telefon numaraları ve fotoğraflar gibi kişisel verileri paylaştığı yönündeki iddialarla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Öztürk, söz konusu iddiaların yalnızca bireysel etik ihlallerle sınırlı olmadığını, kurumsal denetim mekanizmalarının ciddi biçimde sorgulanmasını gerektiren bir tabloyu ortaya koyduğunu ifade etti.
TBMM’YE TAŞINDI, BAKAN ŞİMŞEK’E SORU ÖNERGESİ VERİLDİ
Öztürk, iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyarak, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yazılı olarak yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi sundu. Önergede, bankacılık sisteminde müşteri verilerinin nasıl korunduğu, personelin erişim yetkilerinin hangi denetimlere tabi olduğu ve iddiaların doğru olması halinde hangi yaptırımların uygulanacağı soruları yer aldı.
Konuya ilişkin açıklamasında Öztürk, “Vatandaşın en mahrem bilgileri bir bankanın personel gruplarında dolaşıyorsa, burada çok ağır bir güven yıkımı vardır. Bankacılık sistemi güven üzerine kurulur. Bu güven bilinçli ya da ihmalkâr biçimde zedeleniyorsa, bunun bedeli ağır olur” dedi.
“VATANDAŞIN EKONOMİK DURUMU ALAY KONUSU YAPILAMAZ”
İddiaların yalnızca veri paylaşımıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Öztürk, müşteri bilgilerinin alay ve aşağılayıcı ifadeler eşliğinde paylaşıldığını belirtti. “Bir yurttaşın fotoğrafı, adresi, telefonu ve hesabındaki paranın alay konusu yapılması yalnızca etik bir sorun değil, aynı zamanda açık bir veri güvenliği skandalıdır” diyen Öztürk, yaşananları insan onuruna yönelik bir saldırı olarak nitelendirdi.
Bankacılık personelinin müşterilerin hesap bakiyelerine kadar uzanan bilgilere bu derece rahat erişebilmesini kabul edilemez bulduğunu ifade eden Öztürk, “İnsanların yoksulluğu, birikimi ya da ekonomik durumu eğlence malzemesi yapılamaz. Bu ahlaki bir çöküştür” dedi. Denetim mekanizmalarının kağıt üzerinde kaldığını savunan Öztürk, etkin ve gerçek bir kontrol sisteminin işlemediğini dile getirdi.
EMEKLİ VATANDAŞLA ALAY İDDİASI: “BU BÜYÜK BİR SKANDALDIR”
Öztürk’ün açıklamalarında en dikkat çeken bölümlerden biri ise emekli bir müşteriye yönelik alay iddiası oldu. İddiaya göre, emekli bir vatandaşın telefon bankacılığı sırasında tuşlama yapamaması, WhatsApp gruplarında alay konusu edildi. Öztürk, iddiaya konu olan ekran görüntülerinde emekli vatandaş için son derece aşağılayıcı ifadeler kullanıldığını belirterek, “Yaşlılığıyla, çaresizliğiyle dalga geçilen bir emeklinin onuru ayaklar altına alınıyor. Bu büyük bir skandaldır” dedi.
Ayrıca bazı yazışmalarda bir müşterinin kartının kendisine ulaşmamasıyla ilgili olarak “nah getirirler, zaten ek kart” şeklinde ifadeler kullanıldığı, bazı müşterilerin meslekleri üzerinden küçümsendiği iddialarını da paylaşan Öztürk, bu dilin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
“KİŞİSEL VERİLERİ KORUYAMAYAN BANKACILIK, EKONOMİYİ DE KORUYAMAZ”
Yaşananların bireysel ahlaksızlık olarak geçiştirilemeyeceğini belirten Öztürk, “Eğer bu iddialar doğruysa, ortada ciddi bir kurumsal denetim çöküşü vardır” dedi. Kamu otoritesinin sessiz kalmasının tabloyu daha da ağırlaştıracağını ifade eden Öztürk, BDDK ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı derhal göreve çağırdı.
Özel bankaların yalnızca kâr odaklı ticari kuruluşlar olmadığını vurgulayan Öztürk, “Bu kurumlar milyonlarca yurttaşın kişisel ve finansal güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Kişisel verileri koruyamayan bir bankacılık anlayışı, ekonomiyi de koruyamaz” ifadelerini kullandı.
“İLGİLİ BANKA DERHAL DENETLENMELİ”
Açıklamasının sonunda Öztürk, olayın üzerinin örtülmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu ülkede yurttaşın onuru, hiçbir özel bankanın iç yazışmalarından daha değersiz değildir” dedi. İlgili bankanın derhal denetlenmesi, sorumluların açık biçimde ortaya çıkarılması ve caydırıcı yaptırımların uygulanması gerektiğini söyleyen Öztürk, mağdur olduğu iddia edilen vatandaşların zararlarının nasıl telafi edileceğinin de kamuoyuna şeffaf şekilde açıklanmasını istedi.
