2027’DE KOBİ’LERİN GELECEĞİ FİNANSAL DİRENCE BAĞLI! MEHMET EMİN ŞİMŞEK’TEN İŞLETMELERE KRİTİK UYARILAR

2027’DE KOBİ’LERİN GELECEĞİ FİNANSAL DİRENCE BAĞLI! MEHMET EMİN ŞİMŞEK’TEN İŞLETMELERE KRİTİK UYARILAR
Yayınlama: 03.11.2026
A+
A-

MEHMET EMİN ŞİMŞEK: 2027, KOBİ’LER İÇİN FİNANSAL DİSİPLİN VE AYAKTA KALMA YILI OLACAK!

“İşletmelerimize açıkça söylemek istiyorum: Artık yalnızca üretmek yeterli değil. Ürettiğinizin maliyetini doğru hesaplamak, nakit akışınızı yönetmek, finansmana erişim yollarını bilmek ve devlet desteklerinden doğru şekilde yararlanmak zorundasınız. 2027 yılında işletmelerin geleceğini belirleyecek en önemli unsur, finansal yönetim becerisi olacak.”

Mali Müşavir ve MYK Akredite KOBİ Danışmanı Mehmet Emin Şimşek, 2027 yılına girerken Türkiye ekonomisinin temel taşı olan küçük ve orta ölçekli işletmelere önemli uyarılarda bulundu. Üretim maliyetleri, finansmana erişim, vergi ve SGK yükümlülükleri, istihdamın korunması ve devlet desteklerinin doğru kullanılması konularında değerlendirmelerde bulunan Şimşek, işletmelerin yeni döneme hazırlıklı girmesi gerektiğini söyledi.





Şimşek, kurucusu olduğu PatronKOBİ Danışmanlık aracılığıyla işletmelere sunduğu danışmanlık hizmetlerinin temelinde de bu anlayışın bulunduğunu belirterek, KOBİ’lerin yalnızca bugünkü ekonomik koşullarla mücadele etmesinin yeterli olmayacağını, geleceklerini de planlamaları gerektiğini vurguladı.

“KOBİ’LERİMİZ ÜRETMEK İSTİYOR AMA FİNANSMAN YÜKÜ ALTINDA ZORLANIYOR”

“Türkiye ekonomisinin bel kemiğini KOBİ’lerimiz oluşturuyor. Ülkemizde binlerce işletme üretim yapıyor, istihdam sağlıyor, ihracata katkıda bulunuyor ve ekonominin çarklarının dönmesini sağlıyor.

Ancak bugün işletmelerimizin karşı karşıya olduğu sorunları görmezden gelemeyiz. Artan hammadde fiyatları, enerji giderleri, işçilik maliyetleri, kira ve işletme giderleri firmalarımızın üzerindeki yükü artırıyor. Bunun yanında finansmana ulaşmanın maliyeti de işletmelerimizi zorluyor.

Bir işletme sahibi sabah iş yerini açtığında yalnızca ne kadar üretim yapacağını düşünmüyor. Personel maaşını, SGK primini, vergisini, elektrik faturasını, tedarikçisine olan borcunu ve bankaya yapacağı ödemeyi de hesaplamak zorunda kalıyor.

Benim özellikle dikkat çekmek istediğim konu şu: İşletmelerimiz üretimden vazgeçmek istemiyor. Çalışanlarını çıkarmak istemiyor. Yatırım yapmak, büyümek ve yeni pazarlara açılmak istiyor. Ancak bütün bunların sürdürülebilir olması için güçlü bir finansal yapıya ihtiyaç var.”

“2027’DE KREDİ KULLANMAK DEĞİL, KREDİYİ DOĞRU YÖNETMEK ÖNEMLİ”

“İşletmelerimize en önemli tavsiyem, finansman konusunda plansız hareket etmemeleridir.

Kredi kullanmak tek başına çözüm değildir. Önemli olan, kullanılan kredinin işletmeye ne kazandıracağı ve geri ödemesinin hangi kaynakla yapılacağıdır.

İşletme sahibi kredi kullanmadan önce mutlaka nakit akışını hesaplamalı. Önümüzdeki altı ayda, bir yılda ne kadar ödeme yapacağını, ne kadar tahsilat gerçekleştireceğini ve hangi dönemlerde finansman açığı yaşayacağını bilmelidir.

Bazen işletmelerimiz yalnızca günlük ihtiyaçlarını karşılamak için borçlanıyor. Oysa doğru planlanmayan borçlanma, kısa vadede rahatlama sağlarken ilerleyen dönemde daha büyük mali sorunlara neden olabiliyor.

2027 yılında finansal disiplinin öneminin daha da artacağını düşünüyorum. İşletmelerimizin borçlarını, alacaklarını, stoklarını ve işletme sermayesini profesyonel şekilde yönetmesi gerekiyor.”

“DEVLET DESTEKLERİNDEN YARARLANMAK İSTEYEN İŞLETMELER ÖNCE KENDİLERİNİ TANIMALI”

“KOSGEB başta olmak üzere kamu kurumlarımızın işletmelere sunduğu destekler önemli fırsatlar içeriyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken çok önemli bir konu var.

Her destek her işletmeye uygun değildir. Bir firmanın faaliyet alanı, çalışan sayısı, mali tabloları, SGK kayıtları, yatırım hedefleri ve finansal durumu değerlendirilmeden yapılan başvurular istenilen sonucu vermeyebilir.

Ben işletmelerimize her şeyden önce mevcut durumlarını analiz etmelerini öneriyorum.

Hangi destekten yararlanabilirler? Hangi yatırım programı kendileri için uygun? Personel giderleriyle ilgili hangi teşviklerden faydalanabilirler? Makine ve ekipman yatırımlarında hangi imkânlar bulunuyor? İhracat yapmak isteyen bir işletmenin hangi desteklere başvurması gerekiyor?

Bütün bu soruların cevabı işletmenin kendi yapısına göre belirlenmelidir.

Biz PatronKOBİ Danışmanlık olarak işletmelerin yalnızca başvuru yapmasına değil, doğru destek mekanizmasını belirlemesine ve finansal açıdan hazırlıklı olmasına önem veriyoruz.”

“İSTİHDAMI KORUMAK SADECE PERSONEL SAYISINI KORUMAK DEĞİLDİR”

“Ben istihdam konusunu yalnızca bir personel gideri olarak değerlendirmiyorum.

Bir işletmede yıllarca çalışmış, işin inceliklerini öğrenmiş, üretim sürecine hâkim olmuş bir personelin kaybedilmesi işletme açısından ciddi bir kayıptır.

Yeni çalışan bulmak, onu yetiştirmek ve üretim düzenine adapte etmek de ayrı bir maliyettir.

Özellikle tekstil, hazır giyim, mobilya, deri, makine ve diğer imalat sektörlerinde nitelikli iş gücünün korunması çok önemli.

İşletmelerimizin çalışanlarını koruyabilmesi için işçilik maliyetlerini doğru hesaplaması, SGK teşviklerini takip etmesi ve kendilerine uygun desteklerden yararlanması gerekiyor.

Benim beklentim, 2027 yılında istihdamı korumaya yönelik politikaların üretim yapan işletmelerin gerçek ihtiyaçlarını dikkate almasıdır. Çünkü işletme ayakta kalırsa çalışan da işini korur.”

“VERGİ VE SGK PLANLAMASI SON DAKİKAYA BIRAKILMAMALI”

“İşletmelerimizin en fazla zorlandığı konulardan biri de vergi ve SGK yükümlülükleri.

Özellikle tahsilatların geciktiği dönemlerde işletmelerimizin vergi ve prim ödemelerini zamanında gerçekleştirmesi zorlaşabiliyor.

Burada mali müşavirlik hizmetinin önemini özellikle vurgulamak istiyorum.

Mali müşavirlik yalnızca muhasebe kayıtlarının tutulması, beyannamelerin hazırlanması veya yasal bildirimlerin yapılmasından ibaret değildir.

Bir işletmenin mali yapısının analiz edilmesi, gelecekte karşılaşabileceği risklerin önceden görülmesi, vergi yükümlülüklerinin planlanması ve mevcut teşviklerin doğru değerlendirilmesi de mali yönetimin önemli parçalarıdır.

Ben işletme sahiplerinin mali müşavirleriyle yalnızca beyanname dönemlerinde değil, yılın tamamında iletişim halinde olmalarını öneriyorum.

Sorun ortaya çıktıktan sonra çözüm aramak yerine, sorun oluşmadan önce önlem almak gerekiyor.”

“KOBİ’LERİMİZİN KURUMSALLAŞMASI ARTIK BİR ZORUNLULUK”

“Türkiye’de çok başarılı işletmelerimiz var. Yıllardır üretim yapan, aile şirketi olarak büyüyen, önemli pazarlara ulaşan firmalarımız bulunuyor.

Ancak bazı işletmelerimiz hâlâ bütün kararlarını günlük gelişmelere göre alıyor. Gelir-gider takibi yeterince sistematik yapılmıyor, maliyet hesapları güncel tutulmuyor, stok yönetimi ve tahsilat süreçleri yeterince kontrol edilmiyor.

Bu anlayışla uzun vadeli büyüme sağlamak giderek zorlaşıyor.

2027 yılında işletmelerimizin kurumsallaşmaya, dijitalleşmeye ve profesyonel yönetim anlayışına daha fazla önem vermesi gerektiğine inanıyorum.

Bir işletmenin büyümesi için yalnızca satışlarının artması yeterli değildir. Kârlılığının, nakit akışının ve sermaye yapısının da güçlenmesi gerekir.”

“PATRONKOBİ DANIŞMANLIK OLARAK İŞLETMELERİN YANINDA OLMAYI ÖNEMSİYORUZ”

“Benim bu alandaki temel hedefim, işletmelerimizin ekonomik koşullar karşısında daha bilinçli ve daha güçlü hareket etmesine katkı sağlamak.

Kurucusu olduğum PatronKOBİ Danışmanlık bünyesinde işletmelerin finansal durumlarının değerlendirilmesi, KOBİ desteklerinin araştırılması, uygun teşviklerin belirlenmesi ve başvuru süreçlerinin hazırlanması konularına önem veriyoruz.

Her işletmenin ihtiyacı farklıdır. Bir işletmenin önceliği finansmana erişimken diğerinin önceliği SGK teşviklerinden yararlanmak, bir başkasınınki yatırım planını hayata geçirmek olabilir.

Bu nedenle öncelikle işletmeyi tanımak, mali yapısını incelemek ve ihtiyaçlarına uygun bir yol haritası oluşturmak gerektiğini düşünüyorum.

Bizim yaklaşımımız, işletmelerin yalnızca bugünkü sorunlarına çözüm aramak değil, gelecekte daha sağlam bir mali yapıya kavuşmalarına katkı sağlamaktır.”

“GÜÇLÜ KOBİ, GÜÇLÜ EKONOMİ DEMEKTİR”

“2027 yılına ilişkin en önemli mesajım şudur: İşletmelerimiz umutsuzluğa kapılmamalı ancak ekonomik gerçekleri de göz ardı etmemeli.

Üretmek isteyen, istihdam sağlayan, yatırım yapmaya çalışan ve ülke ekonomisine katkıda bulunan her işletmenin güçlü bir mali yapıya ihtiyacı var.

KOBİ’lerimizin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, üretim maliyetlerinin yönetilebilir hale gelmesi, istihdamın korunması ve devlet desteklerinin etkin kullanılması büyük önem taşıyor.

Unutmayalım ki bir işletmenin kapanması yalnızca bir iş yerinin kapanması değildir. O işletmede çalışan insanların, ailelerin, tedarikçilerin ve ekonomik bir zincirin de etkilenmesi demektir.

Ben inanıyorum ki doğru finansal planlama, profesyonel danışmanlık ve bilinçli işletme yönetimiyle KOBİ’lerimiz geleceğe daha güvenle bakabilir.

2027 yılında hedefimiz yalnızca işletmelerin ayakta kalması olmamalı. Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan ve büyüyen işletmelerin sayısını artırmalıyız. Çünkü güçlü KOBİ’ler, güçlü üretim ve güçlü Türkiye ekonomisi demektir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.