Bursa PERDER’de Haşim Kılıç Etkisi: 12 Üyeden 63 Üyeye, Perakendede Güç Birliği

Bursa PERDER’de Haşim Kılıç Etkisi: 12 Üyeden 63 Üyeye, Perakendede Güç Birliği
Yayınlama: 17.08.2026
A+
A-

Bursa’da perakende sektörünün örgütlü yapısında dikkat çeken bir büyüme yaşandı. Bursa PERDER’in başkanlığını yürüten Haşim Kılıç döneminde üye sayısının 12’den 63’e yükselmesi, derneğin kentteki perakendeciler açısından ağırlığını artırdı. Perakende, toptan satış ve üretim temsilcilerini aynı çatı altında buluşturan yapı, BTSO’daki güçlü temsiliyle sektörün taleplerini doğrudan karar mekanizmalarına taşımayı hedefliyor.

Bursa’da perakende sektörünün son dönemdeki örgütlenme hamlesinin merkezinde Haşim Kılıç ve başkanlığını yürüttüğü Bursa Perakendeciler Derneği (Bursa PERDER) bulunuyor.





Derneğin üye sayısının 12’den 63’e çıkarılması, yalnızca sayısal bir büyüme olarak değerlendirilmiyor. Bu tablo, Bursa’daki yerel perakendecilerin ortak hareket etme arayışının ve sektörün kendi sorunlarını daha güçlü biçimde gündeme taşıma isteğinin de göstergesi olarak öne çıkıyor.

Bursa PERDER’in düzenlediği üye istişare toplantısında ortaya çıkan tablo ise derneğin artık yalnızca market zincirlerini temsil eden dar bir yapı olmaktan çıktığına işaret ediyor.

Perakendeciler, toptancılar ve üreticiler aynı masada buluşurken, sektörün geleceği, tedarik zinciri, kent ekonomisi ve BTSO nezdindeki temsil gücü ele alındı.

12’DEN 63’E: KILIÇ DÖNEMİNDE DİKKAT ÇEKEN BÜYÜME

Toplantının en dikkat çekici başlıklarından biri Bursa PERDER’in geçirdiği değişim oldu.

Haşim Kılıç, görevi döneminde derneğin üye sayısını 12’den 63’e yükselttiklerini açıkladı.

Bu rakam, yüzde 400’ün üzerinde bir artış anlamına geliyor.

Ancak burada asıl dikkat çekici nokta yalnızca üye sayısındaki artış değil.

Kılıç’ın ortaya koyduğu model, farklı ticari aktörleri aynı çatı altında buluşturmayı amaçlıyor.

Yerel marketler, toptancılar ve üreticiler arasındaki bağın güçlendirilmesiyle Bursa PERDER’in kent ekonomisindeki ağırlığının artırılması hedefleniyor.

Bu da Haşim Kılıç’ın başkanlığındaki PERDER’i, yalnızca üyelerinin sorunlarını dile getiren bir meslek örgütü olmaktan çıkarıp sektörün ortak hareket zemini haline getirme iddiasını ortaya koyuyor.

HAŞİM KILIÇ İSMİ NEDEN ÖNE ÇIKIYOR?

Kılıç’ın Bursa PERDER’deki yükselişi, BTSO’daki temsiliyle birlikte değerlendirildiğinde daha da anlamlı hale geliyor.

Kılıç, BTSO’nun 26’ncı Komitesi’nde perakende sektörünün taleplerini gündeme taşıyor.

Böylece dernekte oluşan sektör tabanı ile oda içerisindeki temsil mekanizması arasında doğrudan bir bağlantı kuruluyor.

Bursa PERDER üyelerinin toplantıda özellikle bu noktaya vurgu yapması dikkat çekti.

Mehmet Karali, Kılıç’ın sektörü birleştirici yaklaşımının derneğe güç kattığını belirtirken, perakendecilerin taleplerinin BTSO 26’ncı Komite’de güçlü şekilde dile getirildiğini ifade etti.

Mustafa Calayır da Kılıç’ın BTSO Yönetim Kurulu’nda yer almasının sektör açısından önemli olduğunu savundu.

Bu açıklamalar, Kılıç’ın yalnızca dernek başkanı kimliğiyle değil, Bursa iş dünyasının karar mekanizmalarındaki temsilcilerinden biri olarak konumlandığını gösteriyor.

“SORUNLARIMIZ BİRİNCİ ELDEN ÇÖZÜLÜYOR”

Bursa PERDER cephesindeki temel iddia oldukça net:

Sektörün sorunları artık yalnızca toplantı masalarında konuşulmuyor; karar mekanizmalarının içerisinde doğrudan gündeme taşınıyor.

Bu yaklaşım, özellikle ekonomik koşulların perakende sektörünü zorladığı bir dönemde önem taşıyor.

Maliyetler, tedarik zinciri, istihdam, rekabet, yerel markaların büyümesi ve organize perakende ile yerel zincirler arasındaki denge, sektörün başlıca gündem maddeleri arasında bulunuyor.

Bursa PERDER’in büyüyen üye tabanı ise bu sorunların bireysel işletmeler tarafından ayrı ayrı değil, ortak bir sektör iradesiyle ele alınması hedefini güçlendiriyor.

KILIÇ’TAN “BİRLİKTE BÜYÜME” MODELİ

Haşim Kılıç’ın toplantıda verdiği mesajların merkezinde birliktelik bulunuyor.

Kılıç, Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Ömer Düzgün’ün desteğiyle sektörün sorunlarına çözüm üretildiğini belirtirken, Bursa’daki örgütlenmenin de aynı anlayış doğrultusunda güçlendiğini vurguladı.

Buradaki strateji açık:

Daha fazla üye, daha güçlü temsil ve daha fazla müzakere gücü.

Bursa PERDER’in 12 üyeden 63 üyeye ulaşması bu stratejinin en somut göstergesi olarak sunuluyor.

Üstelik yeni yapı yalnızca perakendecileri değil, tedarik zincirinin diğer halkalarını da içine çekiyor.

Bu durum, Bursa PERDER’in sektörel etkisini genişletme çabasını ortaya koyuyor.

BURSA PERDER’İN HEDEFİ SADECE BUGÜNÜ YÖNETMEK DEĞİL

İstişare toplantısında yalnızca mevcut sorunlar konuşulmadı.

Sektörün gelecek hedefleri de masaya yatırıldı.

Bursa ekonomisinin planlı büyümesi, ticaret ekosisteminin güçlendirilmesi ve perakendenin kent ekonomisindeki stratejik rolünün artırılması üzerinde duruldu.

Bu noktada Bursa PERDER’in önüne daha büyük bir hedef koyduğu görülüyor:

Bursa’daki yerel perakendenin ekonomik ağırlığını artırmak.

Bunun yolu ise yalnızca daha fazla mağaza açmaktan değil, güçlü bir ticari organizasyon oluşturmaktan geçiyor.

Haşim Kılıç’ın başkanlığındaki Bursa PERDER’in son dönemdeki faaliyetleri de bu yönde şekilleniyor.

BTSO İLE KURULAN BAĞ

Toplantıda BTSO ve İbrahim Burkay yönetimine yönelik olumlu değerlendirmelerin yoğunluğu da dikkat çekti.

Kılıç, Burkay liderliğinde yürütülen projelerin Bursa ekonomisi açısından önemine vurgu yaparken, PERDER üyeleri de mevcut BTSO yönetiminin devamından yana olduklarını açıkladı.

Ancak toplantının merkezindeki esas aktör yine Haşim Kılıç oldu.

Çünkü Kılıç açısından BTSO ile PERDER arasında yalnızca kurumsal bir ilişki bulunmuyor.

Bir tarafta dernek çatısı altında büyüyen sektör tabanı, diğer tarafta BTSO içerisindeki temsil.

Bu iki kanal birleştiğinde Kılıç’ın Bursa perakende sektöründeki etkinliği daha görünür hale geliyor.

YEREL PERAKENDECİLER İÇİN “ORTAK SES” İDDİASI

Bursa PERDER’in ortaya koyduğu modelin en önemli taraflarından biri, yerel işletmelerin ortak sesini güçlendirme iddiası.

Büyük ulusal ve uluslararası zincirlerin bulunduğu perakende piyasasında yerel markaların ayakta kalması ve büyümesi kolay değil.

Bu nedenle yerel perakendecilerin örgütlü hareket etmesi, sektörün geleceği açısından kritik önem taşıyor.

Fernas Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Salih Yıldız’ın toplantıda Bursa PERDER’i Türkiye’nin en güçlü yerel perakende organizasyonlarından biri olarak nitelendirmesi de bu algıyı destekleyen bir değerlendirme olarak öne çıktı.

Yıldız’ın özellikle yerel markaların büyümesine verilen kurumsal destek ve oluşturulan iş birliği iklimine dikkat çekmesi, PERDER’in faaliyet alanının yalnızca üyelik ilişkileriyle sınırlı kalmadığını gösteriyor.

KILIÇ’IN ÖNÜNDEKİ ASIL SINAV

Ancak büyümek kadar, büyüyen yapıyı yönetmek de önemli.

12 üyeden 63 üyeye çıkan bir derneğin artık çok daha geniş bir kesime karşı sorumluluğu bulunuyor.

Farklı ölçekteki işletmelerin, farklı ticari beklentilerin ve farklı sektör ihtiyaçlarının aynı çatı altında tutulması kolay değil.

Dolayısıyla Haşim Kılıç’ın önündeki asıl sınav da burada başlıyor.

Bursa PERDER’i büyütmek bir başarı olabilir; ancak bu büyümeyi kalıcı ve etkili bir sektörel güce dönüştürmek daha büyük bir hedef.

Bunun için üyelerin sorunlarının düzenli biçimde karar mekanizmalarına taşınması, sektör içindeki birlikteliğin korunması ve PERDER’in bağımsız bir meslek örgütü kimliğinin güçlendirilmesi gerekiyor.

BURSA PERDER’DE YENİ DÖNEM

Bursa PERDER’de ortaya çıkan tablo, Haşim Kılıç döneminin yalnızca rutin bir dernek yönetimi olmadığını gösteriyor.

12 üyeden 63 üyeye uzanan büyüme, BTSO’daki temsil ve perakende-toptan-üretim hattında oluşturulmaya çalışılan birliktelik, Bursa PERDER’in kent ekonomisindeki ağırlığını artırma arayışını ortaya koyuyor.

Bugün Bursa’da perakende sektörünün sesi daha yüksek çıkıyorsa, bunda örgütlenmenin genişlemesinin payı büyük.

Haşim Kılıç’ın öncülüğündeki PERDER ise bu büyümeyi daha güçlü bir kurumsal yapıya dönüştürmeye çalışıyor.

Bursa’daki ekonomik dengeler değişirken, perakende sektörünün de kendi ağırlığını artırmak istediği açık.

Ve Bursa PERDER’in verdiği mesaj net:

Perakendeci artık yalnızca satış yapan değil, kentin ekonomik geleceği konusunda söz söyleyen aktör olmak istiyor.

Bu hikâyenin merkezinde ise bugün için tek bir isim öne çıkıyor:

Haşim Kılıç.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.