Bursa’da Deprem Gerçeğine Karşı “UNUTMADIK” Çağrısı
Kadri Güven’den Yapı Güvenliği ve Kentsel Dönüşüm Uyarısı
Bursa Uludağ Dostlar Derneği, hazırladığı “UNUTMADIK” farkındalık afişleriyle Bursa’nın deprem gerçeğini yeniden gündeme taşıdı. Dernek Başkanı Kadri Güven, çalışmanın herhangi bir kişi, kurum veya siyasi yapıyı hedef almadığını belirterek, “Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz; ancak deprem karşısında ne yapacağımızı bugünden belirleyebiliriz” mesajı verdi.
Bursa’nın yıllardır gündeminde bulunan deprem gerçeği, Bursa Uludağ Dostlar Derneği’nin başlattığı farkındalık çalışmasıyla yeniden kamuoyunun dikkatine sunuldu.
Dernek tarafından hazırlanan “UNUTMADIK” başlıklı afişler, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından izin verilen alanlarda vatandaşlarla buluşturulurken, çalışmanın temel amacı kent genelinde deprem bilincini artırmak, yapı güvenliğini gündemde tutmak ve olası bir afete karşı hazırlık konusunda toplumsal sorumluluğu güçlendirmek olarak açıklandı.
Bursa Uludağ Dostlar Derneği Başkanı Kadri Güven, deprem riskinin günlük siyasi tartışmaların veya dönemsel gündemlerin arasında kaybolmaması gerektiğini vurgulayarak, deprem hazırlığının süreklilik isteyen bir kamu politikası olduğunu ifade etti.
Güven’in mesajı son derece açık:
“Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz; ancak deprem karşısında ne yapacağımızı bugünden belirleyebiliriz.”
Bu yaklaşım, kampanyanın korku oluşturmak yerine hazırlık kültürünü güçlendirmeyi hedeflediğini ortaya koyuyor.
“UNUTMADIK” Sadece Bir Afiş Değil, Toplumsal Hafıza Çağrısı
Bursa Uludağ Dostlar Derneği tarafından hazırlanan afişlerde öne çıkan “UNUTMADIK” ifadesi, yalnızca geçmişte yaşanan depremleri hatırlamak anlamına gelmiyor.
Mesajın arka planında, geçmişte yaşanan acıların gelecekte yeniden yaşanmaması için gerekli tedbirlerin bugünden alınması gerektiği vurgulanıyor.
Çünkü deprem tehlikesinin kendisi kadar önemli olan konu, deprem karşısında ortaya çıkabilecek risklerin azaltılması.
AFAD’ın Bursa’ya ilişkin bilgilendirmelerinde de mevcut yapıların dayanıklılığının artırılması, yapıların deprem yönetmeliklerine uygun inşa edilmesi ve imar planlarında konut alanı olarak belirlenmeyen yerlere yapı yapılmaması gerektiği özellikle belirtiliyor.
Dolayısıyla “UNUTMADIK” çağrısı, kentte deprem konusunda toplumsal hafızanın canlı tutulması açısından dikkat çekiyor.
Bursa İçin Deprem Meselesi Neden Bu Kadar Önemli?
Bursa, Marmara Bölgesi’nin en önemli sanayi ve nüfus merkezlerinden biri.
Kent; Osmangazi, Yıldırım, Nilüfer gibi yoğun nüfuslu merkez ilçelerinin yanı sıra Gemlik, Mudanya, Gürsu, Kestel, İnegöl, Yenişehir, İznik, Orhangazi, Mustafakemalpaşa ve diğer ilçeleriyle geniş bir yerleşim alanına sahip.
Bu büyük şehir yapısı, deprem riskinin yalnızca tek bir mahalle veya ilçenin problemi olarak görülmemesi gerektiğini gösteriyor.
AFAD’ın Bursa için yayımladığı afet-risk değerlendirmesinde ilin afetler açısından hassas bir konumda olduğu belirtilirken, deprem dışında heyelan ve su baskını gibi afetlerin de Bursa’da önemli riskler oluşturduğu ifade ediliyor.
Bu nedenle Bursa’da afet yönetiminin yalnızca deprem anına odaklanması değil; risk azaltma, yapı güvenliği, arazi kullanımı, altyapı, ulaşım, toplanma alanları, acil müdahale ve afet sonrası koordinasyonu birlikte ele alması gerekiyor.
Asıl Mesele Deprem Değil, Deprem Karşısındaki Hazırlık
Bursa Uludağ Dostlar Derneği’nin kampanyasının temelinde de bu anlayış bulunuyor.
Kadri Güven, depremi önlemenin mümkün olmadığını ancak deprem nedeniyle ortaya çıkabilecek can ve mal kayıplarını azaltmanın mümkün olduğunu vurguluyor.
Bu noktada asıl mesele;
“Deprem olacak mı?” değil, “Deprem olduğunda Bursa ne durumda olacak?”
sorusunda düğümleniyor.
Kentteki yapıların dayanıklılığı, zemin koşulları, yapı denetimi, kaçak ve ruhsatsız yapılaşma, kentsel dönüşüm, ulaşım ağları ve acil müdahale kapasitesi bu sorunun doğrudan parçalarını oluşturuyor.
Yapı Stoku Bursa’nın En Önemli Gündemlerinden Biri
Bursa Büyükşehir Belediyesi de kentin yapı stokunun yenilenmesini deprem riskinin azaltılması açısından önemli bir başlık olarak ele alıyor.
Belediyenin 2026 yılında yaptığı açıklamalarda Bursa’nın deprem riskine karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla çarpık ve plansız yapılaşmış bölgelerde bütüncül kentsel dönüşüm çalışmalarının yürütüldüğü bildirildi. İlk etapta Merinos Parkı çevresi ile Soğanlı ve çevre mahallelerini kapsayan yaklaşık 380 hektarlık alanda çalışma yürütüldüğü açıklandı.
Bu tablo, kentsel dönüşümün Bursa açısından yalnızca yeni binalar üretmek anlamına gelmediğini; aynı zamanda mevcut riskli yapı stokunun azaltılması ve daha dirençli mahalleler oluşturulması anlamına geldiğini gösteriyor.
1050 Konutlar Örneği
Bursa’daki dönüşüm tartışmasının önemli örneklerinden biri de 1050 Konutlar bölgesi.
Bursa Büyükşehir Belediyesi, bölgede 1980’li yıllarda dönemin yönetmelik ve teknolojisine göre inşa edilen ve fiziksel-ekonomik ömrünü tamamladığı değerlendirilen yapıların, olası depremde can ve mal güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirtiyor.
Projenin amacı, riskli yapıların dönüştürülmesinin yanı sıra bölgenin sağlıklı, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir kent parçasına dönüştürülmesi olarak açıklanıyor.
Bu örnek, Bursa’da kentsel dönüşümün neden yalnızca bina bazında değil, mahalle ve bölge ölçeğinde ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.
“Kaçak ve Ruhsatsız Yapılara Taviz Verilmemeli”
Bursa Uludağ Dostlar Derneği’nin kampanyasında özellikle öne çıkan mesajlardan biri de:
“Kaçak ve ruhsatsız yapılara asla taviz verme!”
Bu ifade, yapı güvenliği konusunda en kritik başlıklardan birine dikkat çekiyor.
Bir yapının güvenli olup olmadığı yalnızca dış görünüşüne bakılarak değerlendirilemez. Yapının projelendirilmesi, zemin etüdü, kullanılan malzemeler, taşıyıcı sistem, mühendislik hesapları, uygulama kalitesi ve denetim süreçleri bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Bu nedenle kaçak veya ruhsatsız yapılaşmayla mücadele, yalnızca bir imar meselesi değil, doğrudan can güvenliği meselesidir.
Dernek de bu nedenle belediyeler ve ilgili kamu kurumlarından denetim mekanizmalarının etkin ve sürdürülebilir şekilde işletilmesini istiyor.
Mühendislik Hizmetleri Hayati Öneme Sahip
Depreme dayanıklı kentlerin oluşturulmasında mühendislik hizmetleri kritik bir yere sahip.
AFAD’ın afet yönetimi terminolojisinde deprem mühendisliği; deprem riskinin belirlenmesi ve depreme dayanıklı yapıların oluşturulmasını amaçlayan çok disiplinli bir mühendislik alanı olarak tanımlanıyor.
Bu nedenle deprem güvenliği yalnızca inşaat aşamasında kontrol edilecek bir konu değil.
Zemin → proje → malzeme → uygulama → yapı denetimi → kullanım → bakım ve gerektiğinde güçlendirme
zincirinin tamamının doğru işletilmesi gerekiyor.
Bursa Uludağ Dostlar Derneği’nin çağrısı da bu zincirin bütünlüklü şekilde ele alınması gerektiğine işaret ediyor.
Kentsel Dönüşümde Hız ve Güven Dengesi
Bursa’da kentsel dönüşümün önündeki en önemli sorunlardan biri ise dönüşümün hem hızlı hem de doğru yapılması gerekliliği.
Riskli yapıların gecikmeden dönüştürülmesi gerekiyor. Ancak dönüşüm yapılırken yeni yapılaşmanın da gelecekte yeni riskler oluşturmayacak şekilde planlanması gerekiyor.
Bu nedenle kentsel dönüşüm;
- yalnızca bina yenileme,
- yalnızca kat artırma,
- yalnızca parsel bazlı uygulama
olarak görülmemeli.
Ulaşım, otopark, yeşil alan, sosyal donatı, okul, sağlık hizmetleri, altyapı ve afet sonrası toplanma alanları da dönüşüm planlarının içerisinde değerlendirilmelidir.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 18 Mart 2025 tarihli 368 sayılı kararıyla riskli yapıların kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilmesine ilişkin “Bursa Güçleniyor” ilke kararları kabul edilmiş durumda.
Bu kararlar, Bursa’da riskli yapıların dönüşümüne yönelik yerel politika çerçevesinin oluşturulması bakımından önemli bir adım niteliğinde.
AFAD’dan Bursa İçin Risk Azaltma Vurgusu
Bursa’da afet hazırlığı konusunda kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliği de önem taşıyor.
AFAD Bursa’nın 2025 değerlendirme ve 2026 planlama toplantısında 35 akredite gönüllü arama-kurtarma ekibi ile akreditasyon süreci devam eden 16 sivil toplum kuruluşunun temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda afet yönetimi, ihtiyaçlar, iyileştirme alanları ve 2026 yılı planlamaları ele alındı.
Bu tablo, deprem hazırlığının yalnızca kamu kurumlarının değil, sivil toplumun da içerisinde bulunduğu çok paydaşlı bir süreç olduğunu gösteriyor.
“Bugün Alınacak Önlem, Yarın Bir Hayat Kurtarabilir”
Kadri Güven’in kampanyadaki en güçlü mesajlarından biri de bu noktada ortaya çıkıyor.
Dernek Başkanı Güven, bugün alınacak tek bir önlemin yarın bir insanın hayatını kurtarabileceğine dikkat çekiyor.
Bu yaklaşım aslında deprem hazırlığının temel felsefesini özetliyor.
Depremden sonra enkaz kaldırmak yerine depremden önce riskleri azaltmak.
Depremden sonra bina hasarını tespit etmek yerine depremden önce riskli yapıyı belirlemek.
Depremden sonra toplanma alanı aramak yerine depremden önce afet planını bilmek.
Depremden sonra yardım beklemek yerine deprem öncesinde bireysel ve kurumsal hazırlığı tamamlamak.
Evler Kadar İşyerleri ve Sanayi Tesisleri de Gündemde
Bursa gibi güçlü bir sanayi kentinde deprem hazırlığı yalnızca konutlarla sınırlı tutulamaz.
Organize sanayi bölgeleri, fabrikalar, depolar, alışveriş merkezleri, kamu binaları, okullar, hastaneler ve işyerlerinin tamamının afet planlarının bulunması gerekiyor.
AFAD Bursa da işyerlerinin afet ve acil durum planına sahip olması gerektiğini özellikle vurguluyor. Kurum, çalışanların günün önemli bölümünü işyerlerinde geçirdiğine dikkat çekerek özel sektör ve sanayi tesislerinde afet planlamasının önemine işaret ediyor.
Bursa’nın ekonomik büyüklüğü dikkate alındığında bu konu aynı zamanda ekonomik süreklilik meselesidir.
Büyük bir deprem sonrasında üretimin durması, lojistik ağların zarar görmesi veya sanayi tesislerinde ikincil afetlerin meydana gelmesi, yalnızca işletmeleri değil, kent ve ülke ekonomisini de etkileyebilir.
“Ne Zaman Olacağı Değil, Ne Yapacağımız Belli Olsun”
Bursa Uludağ Dostlar Derneği’nin afişlerinde kullanılan en dikkat çekici mesajlardan biri de:
“NE ZAMAN OLACAĞI DEĞİL, NE YAPACAĞIMIZ BELLİ.”
Bu ifade, deprem konusunda toplumdaki en temel yanlış algılardan birine de cevap niteliğinde.
Depremin kesin zamanını önceden bilmek mümkün değil. Ancak yapı güvenliğini artırmak, afet çantası hazırlamak, aile afet planı yapmak, toplanma alanını bilmek, işyerinin afet planını öğrenmek ve yaşanılan binanın teknik durumunu sorgulamak bugün yapılabilecek işler arasında.
Dolayısıyla belirsiz olan deprem zamanı olabilir; ancak hazırlık konusunda belirsizlik olmak zorunda değil.
Kadri Güven’den Bursa’ya Ortak Sorumluluk Çağrısı
Bursa Uludağ Dostlar Derneği Başkanı Kadri Güven, kampanyanın herhangi bir kişi veya kurumu hedef almadığının altını çizerek, çalışmanın tamamen toplumsal farkındalık amacı taşıdığını belirtiyor.
Güven’in çağrısının merkezinde ise ortak sorumluluk bulunuyor.
Yerel yönetimler imar ve denetim süreçlerini etkin biçimde yürütmeli.
Kamu kurumları afet risklerini azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdürmeli.
Mühendislik ve meslek kuruluşları bilimsel kriterleri gündemde tutmalı.
Müteahhitler yapı güvenliği konusunda en yüksek standartları gözetmeli.
Vatandaşlar ise yaşadıkları yapıların güvenliği konusunda bilinçlenmeli ve riskleri görmezden gelmemeli.
Bursa’nın Geleceği İçin “Unutmadık” Demenin Anlamı
“UNUTMADIK” sözü aslında geçmişi hatırlamakla geleceği korumak arasında bir köprü kuruyor.
Geçmişte yaşanan depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları anmak elbette önemli.
Ancak gerçek anlamda hatırlamak, aynı acıların tekrar yaşanmaması için gerekli önlemleri almakla mümkün.
Bursa’nın deprem gerçeği de tam olarak burada karşımıza çıkıyor.
Unutmadık demek; riskli binayı görmezden gelmemek, kaçak yapılaşmaya sessiz kalmamak, mühendislik hizmetini önemsemek, denetimi güçlendirmek, kentsel dönüşümü hızlandırmak ve afet hazırlığını günlük hayatın bir parçası haline getirmek demek.
Son Söz: Bursa İçin Alarm Değil, Hazırlık Zamanı
Bursa Uludağ Dostlar Derneği’nin başlattığı “UNUTMADIK” kampanyası, kentte deprem konusunda yeniden güçlü bir toplumsal tartışma başlatılması açısından dikkat çekiyor.
Kampanyanın mesajı korku üretmek değil; hazırlık kültürü oluşturmak.
Bursa’nın deprem gerçeği artık ertelenebilecek bir konu değil. Kentin yapı stoku, kentsel dönüşüm ihtiyacı, ruhsatsız ve kaçak yapılaşma, mühendislik hizmetleri, yapı denetimi, altyapı, ulaşım ve afet sonrası müdahale kapasitesi birlikte değerlendirilmek zorunda.
Nitekim kamu kurumları da Bursa’nın afet risklerinin azaltılması konusunda planlama ve dönüşüm çalışmalarını sürdürüyor. AFAD’ın Bursa Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi kapsamında JICA Türkiye ile yürütülen çalışmalar da bu sürecin bilimsel ve planlı biçimde ilerletilmesine yönelik çabalardan biri.
Şimdi ihtiyaç duyulan ise bu çalışmaların sürekliliği, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve vatandaşın sürecin merkezine alınması.
Bursa Uludağ Dostlar Derneği’nin “UNUTMADIK” çağrısı tam da bu nedenle önem taşıyor:
Depremi unutmayalım.
Riskli yapıyı görmezden gelmeyelim.
Kaçak ve ruhsatsız yapılaşmaya taviz vermeyelim.
Bilimi ve mühendisliği merkeze alalım.
Kentsel dönüşümü güvenli ve planlı biçimde gerçekleştirelim.
Ve en önemlisi, hazırlığı yarına bırakmayalım.
Çünkü deprem olduğunda ne kadar hazırlıklı olduğumuzu tartışmak için artık çok geç olabilir.
Bugün yapılacak hazırlık, yarın kurtarılacak bir hayat demektir.