İran’ın Hürmüz Boğazı Kontrolü ve Ücret Talebi
İran’ın, Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimini uluslararası alanda kalıcı hale getirme ve gerekirse askeri güç kullanarak geçişlerden ücret alma niyetinde olduğu belirtiliyor. Reuters’a konuşan iki üst düzey yetkili, Tahran’ın geçici uzlaşı sona erdiğinde bu kontrolü resmi hale getirmekte kararlı olduğunu ve müzakerecilerin diğer meseleleri ele almadan önce bu konuda anlaşma sağlanmasını talep ettiğini aktardı.
Geçici anlaşma kapsamında İran, gemilerin 60 gün boyunca boğazdan ücretsiz geçişine izin vermeyi kabul etmişti; ancak Tahran, anlaşma metninin kendisine hangi gemilerin geçebileceğini ve hangi rotaların izleneceğini belirleme yetkisi tanıdığı görüşünde. Kaynaklar, uzlaşma bitince İran’ın gemilerden ücret almaya başlayacağını ve bunun ağustos ortasından itibaren devreye girebileceğini belirtti. Henüz bir tarife açıklanmadı.
İddialar, Tepkiler ve Olası Sonuçlar
İranlı yetkililer, boğazı düzenleyecek yeni kuralların gemilerin giriş-çıkış rotalarını belirlemeyi, güvenlik tehdidi oluşturduğu düşünülen gemilerin girişini engelleme hakkını ve zorunlu hizmetler karşılığında ücret talep etmeyi kapsayacağını söylüyor. Bir yetkili, diğer ülkeler kabul etmezse İran’ın güç kullanarak taleplerini dayatmaya hazır olduğunu ve bunun ABD ile daha geniş bir çatışmaya yol açsa bile geri adım atmayacaklarını vurguladı.
ABD ve bazı Körfez ülkeleri ise hiçbir ülkenin uluslararası suyolunda taşımacılığı engelleme ya da geçiş ücreti dayatma hakkı olmadığını savunuyor. Başkan Donald Trump ve dışişleri yetkilileri, Washington’ın kendi karar vermediği sürece boğazdan geçiş için ücret talep edilmeyeceğini beyan etti. Buna karşılık Tahran, geçici anlaşmayı kontrolünü sürdürmeye izin veren bir düzenleme olarak yorumladığını belirtiyor.
Hukuki ve Askeri Boyut
Hürmüz Boğazı, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre uluslararası boğaz olarak değerlendiriliyor; ancak ne İran ne de ABD bu sözleşmenin tarafları arasında. Umman sözleşmeyi imzalayan ülkeler arasında bulunuyor. Sözleşme, uluslararası boğazlarda serbest geçiş hakkını zorunlu kılıyor ve bu durum uluslararası teamül hukuku olarak kabul ediliyor.
Eski donanma uzmanları, İran’ın kıyı sularını genişletme iddiasıyla 12 mile çıkarma gibi hukuki tartışmalara girebileceğini, bununsa bölgedeki statükoyu kökten değiştirebileceğini belirtiyor. Uzmanlar, Hürmüz’ün en dar yerinin yaklaşık 20 mil olduğunu hatırlatarak bunun siyasi ve hukuki bir mesele haline geldiğini ifade ediyorlar.
Ekonomik Etkiler ve Diplomasi
İranın hedefi, güvenlik hizmetleri karşılığında her geçişten pay almak ve bunun yaklaşık 40 milyar dolarlık bir gelir kaynağı olacağını umut etmek. Bu adım, küresel enerji arzı ve stratejik malların taşınmasında ekstra maliyet, gecikme ve risk yaratma potansiyeli taşıyor. ABD, Avrupa ve Körfez ülkeleri bu talebi reddediyor.
Müzakerelerde ABD heyetinin, İran’ın dondurulmuş varlıklarından bazılarını serbest bırakma teklifinde bulunduğu belirtiliyor; yaklaşık 100 milyar dolarlık bloke fondan ilk adımda 6 milyar dolar teklif edildiği ancak Tahran’ın bunun yetersiz olduğunu ilettiği bildirildi. Bu tür ekonomik manevralar, İran’ı taleplerinden vazgeçirebilecek bir seçenek olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel Tepkiler ve Alternatif Çözümler
Umman, denizcilik hizmetlerinin gönüllü bağışlarla finanse edilmesi gibi alternatif modelleri değerlendirdiğini bildiriyor; fakat İran, doğrudan tahsilat içermeyen planlara karşı çıkıyor. Avrupa bazı ülkelerde ise gemilerin İran ve Umman’a ücret ödemesi gerekeceği yönünde bir kanaat oluşmaya başladığı aktarılıyor. Avrupa hükümetleri, gemilere ulusal aidiyetlere göre ayrımcılık yapılmamasını talep ediyor ve bazıları Hürmüz’ün mayınlardan temizlenmesi için uluslararası bir koalisyon kurulmasını destekliyor.
Gözlemler ve Son Değerlendirmeler
Analistler, İran’ın elindeki kozları aşırı değerlendirebileceği ve Washington’ın böyle bir tavizi kabul etmeyeceği görüşünde. Bazı uzmanlar savaşın yeniden başlaması riskinin yüksek olduğunu, zira tarafların her ikisinin de yenilmiş sayılmayı kabul etmeyeceğini belirtiyor. Chatham House gibi düşünce kuruluşları ise İran’ın yönetimi sürdürebilecek ekipman ve yetkinliğe sahip olmaması halinde boğazda işleyişi bozmanın daha kolay olabileceğine dikkat çekiyor.
Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı etrafındaki bu çekişme, hem hukuki hem askeri hem de ekonomik açılardan bölgesel ve küresel etkiler doğurabilecek karmaşık bir mesele olarak öne çıkıyor. Taraflar arasındaki müzakerelerin seyrine bağlı olarak boğazda kalıcı bir düzenleme ya da tırmanan gerilimler görülebilir.