İstinaftan Tartışmalı Karar, Dikkat Çeken Karşı Oy

İstinaftan Tartışmalı Karar, Dikkat Çeken Karşı Oy
Yayınlama: 26.04.2026
A+
A-

Memur Emeklilerine Seyyanen Zam Krizi Yargıda…

Memur emeklilerinin uzun süredir gündeminde olan seyyanen zam tartışması, yargı cephesinde kritik bir aşamaya ulaştı. 2023 yılında yürürlüğe giren ve yalnızca görevdeki memurları kapsayan düzenleme nedeniyle emeklilerin kapsam dışı bırakılması üzerine açılan davada, istinaf mahkemesinden emekliler aleyhine çıkan karar, hukuk çevrelerinde yeni bir tartışma başlattı.

7

Hatırlanacağı üzere, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 40’ıncı maddeyle memurlara seyyanen zam yapılmış, ancak aynı artış memur emeklilerine yansıtılmamıştı. Bu durum, “eşitlik ilkesine aykırılık” gerekçesiyle yargıya taşındı.

Ankara 9. İdare Mahkemesi, söz konusu düzenlemenin yalnızca memurları kapsadığı gerekçesiyle davayı reddederken, dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasının da önünü kapattı. Mahkeme, “kanun koyucunun düzenlemediği bir alanın anayasaya aykırılık denetimine konu edilemeyeceği” ve olası bir iptal kararının memurlara verilen zammı da riske atabileceği görüşünü savundu.

Dosya, istinaf incelemesi için Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. Dava Dairesi’ne taşındı. Üç kişilik heyetin çoğunluğu, ilk derece mahkemesinin kararını onayarak emeklilerin talebini bir kez daha reddetti. Ancak dikkat çeken bir detay olarak, ilk mahkemenin “Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yolu kapalıdır” yönündeki ifadeleri karar metninden çıkarıldı.

Karara damga vuran ise heyet başkanının kaleme aldığı kapsamlı karşı oy yazısı oldu. Deneyimli hâkim, çoğunluğun kararına katılmayarak düzenlemenin hem hukuki hem de anayasal açıdan ciddi sorunlar barındırdığını savundu.

Karşı oyda öne çıkan tespitler sert ve netti:

  • Düzenlemenin gerekçesinde, enflasyon karşısında hem çalışanların hem de emeklilerin korunmasının amaçlandığı açıkça belirtilmesine rağmen, emeklilerin kapsam dışında bırakılması bu amaca aykırı bulundu.
  • Memur maaşlarına yapılan artışların doğası gereği emekli aylıklarına da yansıması gerektiği, ancak seyyanen zam modelinin bu bağı kopardığı vurgulandı.
  • Bu durumun Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesini ihlal ettiği ifade edildi.
  • Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ayrımcılık yasağını düzenleyen 14. maddesine atıf yapılarak, benzer durumdaki kişiler arasında makul ve orantılı bir gerekçe olmaksızın ayrım yapılamayacağı hatırlatıldı.

Karşı oyda kullanılan ifadeler, kararın yalnızca teknik bir ret olmadığını, aynı zamanda sosyal adalet ve eşitlik tartışmasını da derinleştirdiğini ortaya koydu.

Öte yandan, kararın temyiz yoluna açık olması nedeniyle süreç henüz kapanmış değil. Dosyanın üst yargıya taşınması halinde, emsal niteliği taşıyabilecek yeni bir içtihat oluşması bekleniyor.

Siyasi cephede ise konu gündemdeki yerini koruyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin, hem tüm emeklileri hem de özel olarak memur emeklilerini kapsayan iki ayrı düzenleme teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduğu biliniyor.

Yargıdan çıkan bu karar, milyonlarca memur emeklisinin gelir adaleti beklentisini karşılamaktan uzak kalırken, gözler şimdi hem temyiz sürecine hem de Meclis’te atılacak adımlara çevrilmiş durumda.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.