Özer Matlı’dan Bursa’nın Üretim Gücünü Küresel Pazarlara Taşıyacak Yeni Dönem Vizyonu

Özer Matlı’dan Bursa’nın Üretim Gücünü Küresel Pazarlara Taşıyacak Yeni Dönem Vizyonu
Yayınlama: 08.09.2026
A+
A-

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa’nın güçlü üretim altyapısını daha fazla müşteri, yeni pazarlar ve sürdürülebilir siparişlerle buluşturmayı hedefleyen kapsamlı ticaret ve ihracat vizyonunu açıkladı. Matlı; Bursa Global, Bursa Trade Cloud, Bursa İş Ağı, BursaLink 365 ve TechBridge Europe başta olmak üzere birbirini tamamlayan yeni nesil çözümlerle kent sanayisinin yalnızca üretim kapasitesini değil, küresel pazarlardaki rekabet gücünü de artıracaklarını söyledi.

Bursa’nın otomotivden tekstile, makineden gıdaya, kimyadan metal sektörüne kadar çok geniş bir üretim ekosistemine sahip olduğunu belirten Özer Matlı, yeni dönemde temel hedeflerinin bu üretim gücünü doğrudan ticari sonuca dönüştürmek olduğunu ifade etti.





Matlı, Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının teşvik ve destekleri başta olmak üzere KOSGEB, TÜBİTAK ve kalkınma ajanslarının sunduğu imkânların firmaların ihtiyaçlarına göre tek bir yol haritasında buluşturulacağını belirtti.

Bursa’daki firmaların desteklere ulaşırken farklı kurum ve programlar arasında kaybolmasının önüne geçmeyi amaçladıklarını kaydeden Matlı, “Firmamızın ihtiyacı neyse, ona uygun destek mekanizmasını birlikte belirleyeceğiz. Amacımız sadece destekleri anlatmak değil, firmayı destekten sonuca götüren süreci yönetmek” mesajını verdi.

“FAALİYET SAYISINI DEĞİL, ÜYEMİZİN ELDE ETTİĞİ SONUCU ÖLÇECEĞİZ”

Özer Matlı, yeni dönemde oda çalışmalarında başarı kriterinin de değişmesi gerektiğini vurguladı.

UR-GE, HİSER, fuarlar, ticaret heyetleri, alım heyetleri, eğitimler ve benzeri çalışmaların Türkiye’nin farklı şehirlerindeki oda ve borsalar tarafından zaten yürütüldüğünü belirten Matlı, Bursa’nın farkının bu faaliyetleri birbirinden bağımsız organizasyonlar olarak değil, tek bir ticari sistemin parçaları olarak yönetmek olacağını söyledi.

Matlı, yaklaşımını şu sözlerle özetledi:

“Biz faaliyet sayısını değil, üyemizin elde ettiği sonucu ölçeceğiz. Kaç heyet düzenlendiğine değil; kaç nitelikli alıcıya ulaşıldığına, kaç teklif verildiğine, kaç sipariş ve tekrar sipariş alındığına bakacağız.”

Bu anlayışla ihracat ve ticaret faaliyetlerinin yalnızca etkinlik düzenlemekten ibaret kalmayacağını belirten Matlı, her temasın ticari sonuca ulaşması için takip edileceğini kaydetti.

BURSA GLOBAL İLE HER FİRMAYA İHRACAT YOL HARİTASI

Matlı’nın açıkladığı sistemin önemli ayaklarından biri Bursa Global olacak.

İhracata yeni başlayacak veya mevcut ihracat pazarlarını çeşitlendirmek isteyen firmalar için Bursa Global’in tek temas noktası olarak çalışması planlanıyor.

Bu kapsamda firmaların ürünleri, üretim kapasiteleri, teknik altyapıları, sahip oldukları sertifikalar, fiyat ve rekabet güçleri analiz edilerek hangi ülke ve pazarlarda daha yüksek potansiyele sahip oldukları belirlenecek.

Sadece “hangi ülkeye ihracat yapabiliriz?” sorusuna yanıt verilmesinin yeterli olmayacağını ifade eden Matlı, doğru müşterinin, doğru dağıtım kanalının ve doğru ticari modelin de birlikte belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle kendi bünyesinde profesyonel ihracat departmanı kuracak insan kaynağına veya finansal imkâna sahip olmayan KOBİ’lere uygulamalı destek verilmesi hedefleniyor.

Pazar araştırmasından potansiyel müşteri tespitine, ilk temastan teklif hazırlamaya, dış ticaret mevzuatından lojistik süreçlere kadar firmaların ihtiyaç duyduğu aşamalarda yol gösterilecek.

Ayrıca destek başvuruları, pazar araştırmaları, alıcı görüşmeleri, teklifler ve sipariş süreçlerinin aynı dosya üzerinden takip edilmesiyle firmaların hangi aşamada olduğunun sürekli izlenmesi planlanıyor.

BURSA TRADE CLOUD İLE “365 GÜN AÇIK PAZAR”

Bursa’nın üretim gücünü dünyanın dört bir yanındaki alıcılarla sürekli buluşturmayı hedefleyen Bursa Trade Cloud ise sistemin dijital ticaret ayağını oluşturacak.

Platformda Bursa’daki firmaların ürünleri ve üretim yeteneklerinin yanı sıra kapasite bilgileri, sertifikaları ve uzmanlık alanları yer alacak. Böylece ulusal ve uluslararası alıcılardan gelen satın alma talepleri, ihtiyaç duyulan üretim kabiliyetine sahip firmalarla eşleştirilecek.

Satın alma talepleri, distribütör arayışları, yeni tedarikçi ihtiyaçları ve farklı ülkelerden gelen iş fırsatlarının sistem üzerinden doğru firmalara yönlendirilmesi amaçlanıyor.

Özer Matlı, dijital altyapının özellikle fuar ve heyetlerin arasında kalan dönemde de ticari hareketliliği sürdürmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Matlı, “Bursalı üretici yeni müşteri bulmak için yılda birkaç kez düzenlenen fuarları beklemeyecek. Bursa’nın üretim gücü yılın 365 günü dünyaya açık olacak” dedi.

BURSA İŞ AĞI İLE YERELDEN KÜRESELE REFERANS ZİNCİRİ

Yeni vizyonun yalnızca uluslararası ticarete odaklanmadığını belirten Matlı, güçlü bir yerel ticaret ağının da oluşturulacağını ifade etti.

Bursa İş Ağı ile Bursa’da faaliyet gösteren ana sanayi kuruluşları, büyük işletmeler ve KOBİ’ler arasında daha güçlü bir satın alma ve tedarik bağlantısı kurulması hedefleniyor.

Büyük işletmelerin satın alma ihtiyaçları ile Bursa’daki KOBİ’lerin üretim kabiliyetlerinin eşleştirilmesi sayesinde firmaların önce kendi şehirlerinde yeni müşteriler kazanması amaçlanıyor.

Bu modelin aynı zamanda bir referans zinciri oluşturması bekleniyor.

Bursa’da başarılı bir şekilde ürün ve hizmet sunan firmaların elde ettikleri referanslarla Türkiye’nin farklı bölgelerine ve ardından uluslararası pazarlara açılmalarının kolaylaştırılması planlanıyor.

Matlı’nın yaklaşımına göre süreç; Bursa’da üretim, yerel satış, güçlü referans, ulusal büyüme ve ardından ihracat şeklinde birbirini tamamlayan bir ticari yolculuğa dönüşecek.

BURSALİNK 365 İLE BAĞLANTIDAN TİCARETE

Bursa’nın ticari bağlantılarının yalnızca kent sınırlarıyla sınırlı kalmaması için BursaLink 365 projesi de devreye alınacak.

Türkiye genelindeki oda ve borsalar, yurt dışındaki iş dünyası kuruluşları, Bursa dışında yaşayan Bursalı iş insanları ve sektörel ağların sürekli çalışan bir ticaret bağlantısı içerisinde buluşturulması hedefleniyor.

Farklı şehir ve ülkelerden gelen satın alma taleplerinin Bursa’daki uygun üreticilere yönlendirilmesi, ülke ve sektör bazlı alıcı günlerinin düzenlenmesi ve kurulan ticari temasların takip edilmesi planlanıyor.

Buradaki temel hedefin yalnızca iş insanlarını bir araya getirmek olmadığını belirten Matlı, temasın teklif aşamasına, teklifin siparişe, ilk siparişin ise sürdürülebilir müşteri ilişkisine dönüşmesinin esas alınacağını söyledi.

TECHBRIDGE EUROPE İLE BURSA’NIN AVRUPA DEĞER ZİNCİRİNDEKİ KONUMU GÜÇLENECEK

Avrupa pazarı için ise TechBridge Europe projesi öne çıkıyor.

Bursa firmalarının Avrupa’daki teknoloji şirketleri, ana sanayi kuruluşları, yatırımcılar ve tedarik zincirleriyle doğrudan bağlantı kurması hedefleniyor.

Ancak projenin yalnızca yeni müşteri bulmaya yönelik olmayacağı belirtiliyor.

Avrupa pazarında rekabet edebilmek için giderek daha fazla önem kazanan yeşil dönüşüm, karbon düzenlemeleri, dijital izlenebilirlik, ürün standartları ve sertifikasyon gibi konularda da firmalara destek sağlanması planlanıyor.

Matlı, Bursa sanayisinin Avrupa’daki konumunun yalnızca “üretici” veya “tedarikçi” kimliğiyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.

Bursa’nın teknoloji, tasarım ve çözüm ortaklığı kapasitesinin de geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Matlı, “Bursa’nın Avrupa değer zincirindeki yerini daha yukarı taşımamız gerekiyor” mesajını verdi.

BURSA IP VE BURSA MARKA 2040 İLE HEDEF: DAHA FAZLA DEĞER

Yeni dönemin yalnızca ihracat hacmini artırmaya odaklanmayacağını belirten Matlı, katma değerli üretim ve fikrî mülkiyetin önemine de dikkat çekti.

Bu kapsamda Bursa IP ile patent, tasarım, yazılım, marka ve diğer fikrî mülkiyet varlıklarının geliştirilmesi ve ticarileştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor.

Bursa Marka 2040 ile de Bursalı üreticilerin kendi markalarıyla uluslararası pazarlarda büyümeleri, marka değerlerini korumaları ve farklı ülkelerde sürdürülebilir satış kanalları oluşturmaları amaçlanıyor.

Matlı, Bursa’nın yalnızca daha fazla ürün satmasının yeterli olmadığını belirterek, kilogram başına elde edilen gelirin ve katma değerin de artırılması gerektiğini söyledi.

Matlı, bu hedefi şöyle ifade etti:

“Bursa yalnızca daha fazla ihracat yapmamalı; kilogram başına daha fazla gelir elde etmeli. Başkalarının markaları için üretmenin yanında kendi teknolojimizi, tasarımımızı ve markamızı da dünyaya satmalıyız.”

İHRACATIN SONUCU ÜYELERLE ŞEFFAF BİÇİMDE PAYLAŞILACAK

Özer Matlı’nın açıkladığı modelde ölçüm ve şeffaflık da önemli bir başlık olarak öne çıkıyor.

Yeni dönemde ihracat ve ticaret çalışmalarının sonuçlarının düzenli olarak takip edilmesi ve üyelerle paylaşılması planlanıyor.

Ulaşılan doğrulanmış alıcı sayısından gerçekleştirilen nitelikli görüşmelere, verilen tekliflerden gönderilen numunelere, alınan siparişlerden tekrar siparişlere kadar sürecin somut göstergeler üzerinden değerlendirilmesi hedefleniyor.

Böylece üyelerin yalnızca “kaç etkinlik düzenlendiğini” değil, bu çalışmaların kendilerine hangi ticari fırsatları sağladığını görebilmesi amaçlanıyor.

“BÜTÜN PROJELER TEK BİR SİSTEMİN PARÇASI”

Özer Matlı, açıkladığı projelerin birbirinden bağımsız başlıklar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek yeni dönem vizyonunun bütüncül bir sistem üzerine kurulduğunu ifade etti.

Matlı açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Projelerimizin tamamı birbirini tamamlayan tek bir sistemin parçalarıdır. Bursa Global firmamızı hazırlayacak, Bursa Trade Cloud alıcıyla buluşturacak, Bursa İş Ağı güçlü referans oluşturacak, BursaLink 365 ticari bağlantıları büyütecek, TechBridge Europe firmamızı Avrupa’nın değer zincirine taşıyacak. Bursa IP ve Bursa Marka 2040 ise ürettiğimiz değerin ve markanın Bursa’da kalmasını sağlayacak. İhracatta faaliyetten sonuca, bağlantıdan ticarete, hacimden değere geçeceğiz.”

Matlı’nın ortaya koyduğu bu vizyon, Bursa’nın mevcut üretim gücünü korurken firmaların daha fazla müşteriye ulaşması, daha nitelikli pazarlara girmesi, daha yüksek katma değer üretmesi ve sürdürülebilir sipariş ilişkileri kurması üzerine şekilleniyor.

Bu yaklaşımın merkezinde ise tek bir hedef bulunuyor: Bursa’nın üretim kabiliyetini yalnızca üretim kapasitesi olarak değil, ölçülebilir ticari başarıya ve küresel marka değerine dönüştürmek.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.