Um el-Hayr’da Hadalin Ailesinin Yerinden Edilme Tehdidi

Um el-Hayr’da Hadalin Ailesinin Yerinden Edilme Tehdidi
Yayınlama: 14.10.2026
A+
A-

İşgal altındaki Batı Şeria’nın güneyindeki Um el-Hayr köyünde yaşayan Hadalin ailesi, evlerini ve topraklarını terk etmeye zorlandıklarını söylüyor. Ailenin aktardığına göre, çevre arazilerin tel örgülerle kapatılması ve hayvanlarına ulaşımın engellenmesi günlük yaşamı derinden etkiliyor.

Salim el-Hadalin, doğup büyüdüğü yerde kalmakta kararlı olduğunu ve arazisine ilişkin resmi belgelerinin bulunduğunu belirtti: “Burada doğdum ve burada yaşıyorum. Araziye ait belgelerim var, her şeyim tam. Bizi her yola başvurarak yerimizden etmek istiyorlar.”





Koyun Ağılına Erişim Kısıtlandı

Ailenin geçim kaynağı olan koyun ağılına erişim, bazı bölümlerin çitlerle kapatılması nedeniyle kısıtlandı. Salim el-Hadalin, hayvanlarını günde yalnızca birkaç dakika görebildiğini, gebe koyunları ayıramadığını ve veteriner çağırmakta zorluk yaşadıklarını aktardı. Bu durumun bazı hayvanların telef olmasına yol açtığını, kalan hayvanların ise aile için hayati önemde olduğunu söyledi.

Gece Gündüz Süren Taciz ve Korku

Ailenin anlattığına göre, İsrailliler sık sık evlerinin çevresine gelip tacizde bulunuyor; bazı kişilerin kadınlara ve kız çocuklarına hakaret ettiği ifade edildi. El-Hadalin, güvenlik güçlerinin bölgeye gelmesine rağmen tacizlerin son bulmadığını savunarak, “İsrail ordusu ve polisi geliyor ama hiçbir şey yapmıyor.” dedi.

Çevredeki arazilere erişimleri de engellenen aile, gece uyumakta güçlük çekiyor ve sürekli bir tedirginlik hissiyle yaşıyor: “Gidecek başka bir yerim yok.” Ayrıca Salim el-Hadalin, bu baskıların yalnızca kendilerine yönelik olmadığını, komşularının da benzer uygulamalara maruz kaldığını belirtti.

Ev İçi Kısıtlamalar ve Eğitim Üzerindeki Etkiler

İhlas el-Hadalin, baskıların evin içine kadar uzandığını ve yaklaşık 4 aydır banyo bölümüne erişemediklerini aktardı. Pencerelerin açılmasının ya da dışarı el uzatmanın bile gözaltı riski doğurduğunu söyleyen İhlas, geceleri pencerelere kadar yaklaşan kişilerin kızlarının ders çalıştığı veya uyuduğu odada da tacizlerde bulunduğunu belirtti. Kızının lise bitirme sınavları sonrasında üniversiteye devam ettiğini, ancak evdeki bu ortamın güven duygusunu zayıflattığını söyledi.

Ailenin soba ve odunlarına el konulduğu, pencerelerin çeşitli malzemelerle kapatıldığı ve bunun ev içi yaşamı daha da zorlaştırdığı bildirildi.

Um el-Hayr ve Çevresinde Yıkım Endişesi

Mesafir Yatta bölgesindeki Filistinli topluluklar, yerleşimlerin genişlemesi, yıkım kararları ve otlaklara erişim kısıtları nedeniyle baskı altında bulunuyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) 7 Kasım 2025’te Um el-Hayr’da 11 ev ve temel tesisin yıkım kararı riski taşıdığını, uygulama halinde bölge sakinlerinin yerlerinden edilebileceğini bildirmişti.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) raporuna göre, 2026 başından 14 Eylül’e kadar işgal altındaki Batı Şeria’da gerçekleşen 1000’e yakın saldırı, çok sayıda yaralanma ve maddi hasara yol açtı; 275 Filistinli topluluk etkilendi. Raporda, araziye erişim kısıtlarının toplulukların izole edilmesine ve temel hizmetlere ulaşımın zorlaşmasına neden olduğu vurgulandı.

“Kapalı askeri bölge” ilan edilen alanların inşaatı, hareket özgürlüğünü ve arazi kullanımını önemli ölçüde kısıtladığı ifade edildi. İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yaklaşık 194 yerleşim yeri ile 360 kaçak yerleşim noktasında 750 binden fazla İsraillinin yaşadığı bildiriliyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.