Batı Trakya’da 8 Türk Azınlık Okulu Daha Kapatıldı

Batı Trakya’da 8 Türk Azınlık Okulu Daha Kapatıldı
Yayınlama: 19.07.2026
A+
A-

İYİ Partili Selçuk Türkoğlu’ndan Hükümete Sert Tepki

“Lozan Çiğneniyor, İktidar Seyrediyor”

Yunanistan’ın Batı Trakya’da faaliyet gösteren 8 Türk azınlık ilkokulunu daha kapatma kararı alması, Türkiye’de siyasi ve diplomatik tartışmaları yeniden alevlendirdi. İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, söz konusu kararın yalnızca eğitim alanında alınmış idari bir tasarruf olarak değerlendirilemeyeceğini, Batı Trakya Türk Azınlığının kimliğini, kültürel varlığını ve anadilinde eğitim hakkını hedef alan uzun vadeli bir politikanın devamı niteliğinde olduğunu savundu.

Karara ilişkin sert açıklamalarda bulunan Türkoğlu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na iki ayrı yazılı soru önergesi sundu. Türkoğlu, Yunanistan’ın Lozan Barış Antlaşması ile güvence altına alınan hakları ihlal ettiğini belirterek, Türkiye’nin bu süreçte yeterli diplomatik refleksi gösterip göstermediğinin kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğini ifade etti.





Batı Trakya’da Türk Okullarının Sayısı 76’ya Geriledi

13 Temmuz 2026 tarihinde alınan son kararla birlikte Dimetoka, Çepelli, Delinasufköy, Omurluköy, Hebilköy, Üntüren, Beyköy ve Boyacılar Türk Azınlık İlkokullarının kapatıldığını hatırlatan Türkoğlu, bu kararın ardından Batı Trakya’daki Türk azınlık okullarının sayısının 76’ya kadar düştüğünü belirtti.

Batı Trakya Türklerinin eğitim alanında yıllardır sistematik sorunlarla karşı karşıya bırakıldığını dile getiren Türkoğlu, öğrenci sayısının düşmesi gerekçesiyle yapılan kapatmaların aslında Türk azınlığın eğitim altyapısını zayıflatmaya yönelik bir sürecin parçası olduğunu savundu.

Türkoğlu, Batı Trakya’da geçmişte yüzlerce Türk okulunun faaliyet gösterdiğini hatırlatarak, yıllar içinde okul sayısında yaşanan dramatik düşüşün yalnızca demografik nedenlerle açıklanamayacağını söyledi.

“Bu Sadece Okul Kapatma Değil, Kimlik Silme Politikasıdır”

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, yaşanan gelişmeyi yalnızca eğitim kurumlarının kapatılması olarak değerlendirmenin eksik olacağını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu sadece okul kapatma değildir. Bu, Türk kimliğini, Türkçeyi, kültürel hafızayı ve Batı Trakya Türklerinin geleceğini hedef alan sistematik bir politikadır. Eğitim kurumları bir toplumun varlığını sürdürebilmesinin en önemli unsurlarıdır. Okullar kapatıldığında sadece binaların kapısına kilit vurulmaz; aynı zamanda bir halkın dili, kültürü ve tarihi hafızası da baskı altına alınmış olur.”

Türkoğlu, Yunanistan’ın Avrupa Birliği üyesi bir ülke olmasına rağmen azınlık hakları konusunda uluslararası hukukla bağdaşmayan uygulamalara imza attığını ileri sürdü.

Lozan Antlaşması Tartışması Yeniden Gündemde

Türkoğlu’nun açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri de Lozan Barış Antlaşması oldu. Batı Trakya Türk Azınlığının eğitim ve kültürel haklarının Lozan Antlaşması ile uluslararası güvence altına alındığını vurgulayan Türkoğlu, son okul kapatma kararlarının bu hükümlerin açık ihlali anlamına geldiğini savundu.

Lozan’ın yalnızca tarihi bir belge değil, bugün de yürürlükte bulunan uluslararası bir hukuk metni olduğuna dikkat çeken Türkoğlu, Türkiye’nin bu antlaşmadan doğan haklarını daha etkin şekilde kullanması gerektiğini belirtti.

“Heybeliada Ruhban Okulu Sürekli Gündeme Geliyor, Batı Trakya Türkleri Neden Gelmiyor?”

Türkoğlu, uluslararası platformlarda sık sık Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması yönündeki taleplerin gündeme getirildiğini hatırlatarak, Batı Trakya Türklerinin eğitim hakları konusunda aynı hassasiyetin gösterilmediğini söyledi.

Lozan Antlaşması’nda yer alan mütekabiliyet ilkesine dikkat çeken Türkoğlu, Türkiye’nin diplomatik girişimlerinde bu konuyu daha güçlü şekilde gündeme taşıması gerektiğini ifade etti.

Açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Lozan Antlaşması tek taraflı uygulanacak bir metin değildir. Orada açık biçimde mütekabiliyet ilkesi bulunmaktadır. Heybeliada Ruhban Okulu konusu her fırsatta uluslararası platformlarda gündeme getiriliyorsa, Batı Trakya Türklerinin kapatılan okulları da aynı kararlılıkla gündeme taşınmalıdır. Hak varsa herkes için vardır. İnsan hakları ve azınlık hakları konusunda çifte standart kabul edilemez.”

Dışişleri Bakanlığına 5 Kritik Soru

Selçuk Türkoğlu tarafından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanıtlaması istemiyle verilen soru önergesinde, Türkiye’nin son gelişmeler karşısında hangi diplomatik girişimlerde bulunduğu ayrıntılı biçimde soruldu.

Önergede şu başlıklar öne çıktı:

  • Yunanistan’ın son okul kapatma kararına karşı resmi diplomatik nota verilmiş midir?
  • Avrupa Konseyi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Avrupa Birliği, UNESCO ve Birleşmiş Milletler nezdinde girişimde bulunulmuş mudur?
  • İskeçe Merkez Türk Azınlık İlkokulu’nda kayıtları iptal edilmek istenen öğrencilerin mağduriyetinin giderilmesi için hangi çalışmalar yürütülmektedir?
  • Son 10 yılda kapatılan Türk azınlık okullarıyla ilgili Türkiye kaç diplomatik girişimde bulunmuştur?
  • Lozan Antlaşması’nın uygulanmasını takip eden ortak bir izleme ve denetim mekanizması mevcut mudur?

Türkoğlu, bu soruların yanıtlarının yalnızca parlamentoyu değil, tüm kamuoyunu ilgilendirdiğini ifade etti.

Millî Eğitim Bakanlığına da Eğitim Politikaları Soruldu

İYİ Parti Bursa Milletvekili, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik verdiği ikinci soru önergesinde ise Türkiye’nin Batı Trakya Türklerinin eğitim haklarının korunmasına yönelik somut planlarını gündeme taşıdı.

Önergede;

  • Kapatılan okullar sonrasında yeni bir eylem planı hazırlanıp hazırlanmadığı,
  • Batı Trakya’daki Türk öğrencilere yönelik burs, eğitim materyali ve dijital eğitim desteklerinin kapsamı,
  • Öğretmen desteği ve eğitim projeleri,
  • İskeçe’de yaşanan kayıt krizine ilişkin yürütülen çalışmalar,
  • Uluslararası kuruluşlarla geliştirilen iş birlikleri,
  • Türk azınlığın eğitim altyapısının güçlendirilmesine yönelik yeni projeler

gibi konuların açıklığa kavuşturulması talep edildi.

“Batı Trakya Türklerinin Meselesi Sadece Eğitim Değil, Bir Varlık Meselesidir”

Türkoğlu, Batı Trakya Türk Azınlığının yaşadığı sorunların yalnızca birkaç okulun kapanmasıyla sınırlı olmadığını belirterek, bunun daha geniş kapsamlı bir hak ve kimlik mücadelesi olduğunu söyledi.

Batı Trakya’da eğitim kurumlarının azalmasının, Türk toplumunun kültürel sürekliliğini doğrudan etkilediğini vurgulayan Türkoğlu, eğitim hakkının uluslararası hukuk tarafından korunan temel insan haklarından biri olduğunu ifade etti.

“Bu Sessizlik Kabul Edilemez”

Açıklamasının sonunda hükümete çağrıda bulunan Türkoğlu, Türkiye’nin uluslararası hukuk mekanizmalarını daha etkin işletmesi gerektiğini savundu.

“Bir milleti yok etmenin en kolay yolu dilini ve eğitimini elinden almaktır” diyen Türkoğlu, Batı Trakya’da kapatılan her Türk okulunun Lozan Antlaşması’nın ruhuna vurulan yeni bir darbe anlamına geldiğini belirtti.

Türkoğlu açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Türkiye Cumhuriyeti, Batı Trakya’daki soydaşlarının hakları söz konusu olduğunda sadece gelişmeleri izleyen bir ülke konumunda olmamalıdır. Uluslararası hukuku işleten, diplomatik gücünü kullanan ve soydaşlarının haklarını kararlılıkla savunan bir devlet iradesi ortaya koymalıdır. Hükümetin bu konuda hangi girişimlerde bulunduğu, neden sonuç alınamadığı ve bundan sonra nasıl bir yol haritası izleneceği kamuoyuna açık biçimde anlatılmalıdır. Batı Trakya Türklerinin eğitim hakkı, kültürel varlığı ve geleceği yalnızca bölgesel bir mesele değil, Türkiye açısından tarihî ve millî bir sorumluluktur.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.